
Deli Dumrul‘un Müverrih’te ne işi var demeyin hemen. Bildiğiniz gibi Demi Dumrul amcamız bizim kültürümüzün önemli bir parçası. Kültürümüze aitse bizi ilgilendiriyor demektir. Peki sizce Kadir Topbaş’ı neden mevzu bahis yapıyorum?
Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmış. Geçeninden 30 akçe geçmeyeninden döve döve 40 akçe alırmış. Gerisi Halk hikâyelerinden okunabilir ama bizim asıl hikâyemiz, Kadir Topbaş‘ın yeni kimliğiyle ilgili.
Önce, Metrobüs gibi güzel bir hizmeti getirdi E5′in ortasına koydu. Diğer otobüsleri bu yola sokmadı. Sonra baktı ki bu işte iyi para var. Ayrıca Hollanda’dan aldığı metrobüs araçlarının zararını çıkarması da lazım. Üstüne üstelik son günlerde metrobüs çok yoğun olduğuna dair şikayetler arttı. Kadir Topbaş hemen çözümü buldu: Zam
O saatten sonra artık yeni Deli Dumrul’umuz Kadir Topbaş oldu. Metrobüse binenden 2 lira, binmeyenlerden 3 lira almaya başladı. Böylece belediyecilik yaptığını zanneden Deli Dumrul, bakın hangi problemleri çözdü:
1- Artık İETT şoförlerinin maaşını ödemekte sıkıntı çekmeyecek. Bütçenin belini biraz doğrulttu.
2- Hollanda’dan alınan araçların zararı bir yana 86 model teknolojinin yenilenmesi için yapılan milyarlar halkın cebinden kasaya geri alındı.
3- Cumhuriyet kutlamalarına harcanan 10 Trilyonun bir kısmı geri dönmeye başladı.
4- İki günlük lalelere 3 Trilyon harcayan zekasına şükrederken parayı, kasaya iade etti.
5- Evlerinden bir adım dışarıya attıklarında 10-15 lira harcayan İstanbullular, bu güzide bir şehirde yaşamanın fedakârlığına vasıl oldular.
Gerisini artık siz getirin!
Metrobüs zamlarından sonra bir tepki olacağını ve insanımızın sağılmaktan memnuniyetsizlik duyacağını zannetmiyorum. Daha da ötesi, inanmıyorum da. Zira, ne zaman hakkımı aramaya kalksam ya partizanlar ya da sağılma meraklıları tarafından “Beğenmiyorsan taksiye bin. Tramvay geç kalıyorsa, sen de (kuzu kuzu) bekle. Metrobüs ne güzel nimet, tabii ki üst üste gideceğiz” türünden halk deyimleriyle karşılan biri olarak bunları ifade ediyorum. Çiftlik kültürüne alışamayanlardanım yani.
Öğrenci ya da öğretmen; memur ya da işçi; ne olursak olalım sesimizi yükseltmeliyiz. Beceriksiz ve adaletsiz yöneticilerimiz var ne yazık ki. Her türlü tepkimizi göstermeliyiz. Yoksa bu şehirde yaşamamıza sınırlar koyan bu insanların doymaz bilmez açgözlülüklerinin sonu gelmeyecek.
Kadir Topbaş’a ve İETT’ye e-posta gönderin, göndermeyenleri teşvik edin. Metrobüse binerken arıza çıkartın; mesela bedava binmeye çalışın. Halk cesur olmalı. Cesur olalım. Tartışmayı, kavgayı göze alalım. Yoksa bu gider başka bir Deli Dumrul gelir.
Aşağıdaki Facebook gruplarında çeşitli eylem organizasyonları var.
İETT ZAMLARINI PROTESTO EDİYORUZ (Akbil ve bilet artık 2 tl)




II. Abdülhamit "Kırmızı Çizgileri"ni Çiğnetmedi!
Ortaçağda İslam ve Seyahat
Osmanlıyı okuma kılavuzu, tarih nereden öğrenilmeli
İstanbul'un Unutulan Bir Başka Yüzü: Lanetli Başkent
I. İbrahim
İSAM'dan İbn Haldun sempozyumu
Ahmet Uluçay'la sinema ve edebiyat üzerine
Panorama 1453 Tarih Müzesi Videoları
Tersane müzesinde neler olmalı
Tersane müzesi kurulsun




Metobüs harika bir hizmetti, Topbaş istanbullu’nun duasını aldı, oyunu aldı, koltuğunda kaldı. haketmişti. Allah razı olsun.
ama bu zamları bu halk haketmiyor.
İstanbul’da yaşamak zaten ekstra ekstra külfet, şehir pahalı.
bir de üstüne bu fahiş ulaşım ücretler, kabul edilemez.
böyle böyle devlet veya belediye ancak insanları hukuksuzluğa iter. adeta haraç kesiliyor, bu açık.
peki bu millet bunları sineye çekiyor mu sanıyorlar. hayır! vergisini kaçırarak, öğrenci olmadığı halde öğrenci akbili kullanarak ve daha bir sürü yolla baş kaldırıyor, isyan ediyor.
bu milleti yozlaşmış, insanfsız yöneticiler kural ve hukuk ve maalesef giderek de hak tanımaz hale getirdiler.
ben, adımı da burada açık açık yazarak bir şey söylüyorum, google’da adını da tırnak içinde yazıyorum “KADİR TOPBAŞ” ki siz veya adamlarınız veya pek muhterem savcılarınız, aradığınızda hemen bulun, bulun bu yaptığınız sırça köşklerinizin dışında nasıl yankı buluyor.:
biz Allah’a inanıyoruz ve Allah’ın her yerde olduğunu, bizi gördüğünü ve hesaba çekeceğini biliyoruz.
ama siz de Allah var gibi davranın. adil olun. elinizi vicdanınıza koyun.
bizi hukuksuzluğa daha fazla zorlamayın.
hukuku adaletten ayırırsanız, hukukunuzu takmaz, hakkımızı alırız.
bu son zamlar çok ağır. eğer geri alınmazsa
şahsen ben de size isyan eden yüzbinlerce vatandaşa katılacağım ve
öğrenci olmadığım halde öğrenci akbili ile turniklerden geçeceğim.
her yere adamlarınızı dikin isterseniz.
o zaman da biri çıkar kaçak, korsan bir akbil çıkartır.
çünkü dinsizin hakkından imansız gelir.
çünkü her Firavun’un bir Musa’sı vardır.
aç Kuran’ı ve bak,
Zalimlerin sonunun nasıl olduğunu bir gör!
zam yapıp gece rahat uyuyabiliyorsunuz, peki,
bu şehirde bizi bir yerden bir yere tek vasıta ile ulaştıramayıp,
aktarma yapmaya mecbur kılıp, aktarmaları da ücrete tabi kıldığınızda, vicdanınızın fişini çekmiş miydiniz!?
sizi oraya getirenler, sizi oradan indirmesini de bilirler!