Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

"Osmanlı Müesseseleri" etiketi için arşiv

Saray Sohbetleri adıyla Topkapı Sarayı’nda düzenlenen etkinliklerin bu ayki konuşmacısı Prof. Dr. Feridun Emecen. “Şehzade Sancakları ve Şehzadeler” konulu konuşmasında Emecen hoca şehzadelik, lalalık, şehzade sancaklarının önemi, hanedan içinde şehzadenin konumu gibi konularda bilgi vereceğini ve değerli yorumlarıyla döneme ışık tutacağını tahmin ediyorum. Gidip dinleyeceğiz ve eminim ki çok istifade edeceğiz. 29 Aralık Salı günü saat 15:00′deki programa tüm tarihe ilgi duyanlar davetlidir.

Devamını oku »

Tersane müzesi nasıl olsun

14 Temmuz 200911 Yorum1.302 okunma

Haliç TersanesiHaliç Tersanesi’nin müze olması kararı verildikten sonra, buranın nasıl bir müze yapılacağı tartışılmaya başladı. Geniş bir alanda, uzun bir zaman dilimini anlatacak bir müze nasıl yapılabilir? Binlerce malzeme nasıl sergilenebilir? Sadece tersane işlevi açısından değil, Osmanlı denizciliği burada nasıl göz önünde canlandırılabilir?

Bu soruların yanıtlarını bu yazıyı okuyan herkesten öğrenmek isterim. Çünkü tersane müzesinin nasıl hayal edildiği çok önemli. Belki sizlerin bir önerisi müzede ciddi bir değişikliğe yol açacak. Nasıl bir tersane müzesi istiyorsunuz?

Daha önce Prof. Dr. İdris Bostan hocanın “Bir tersane müzesine niçin ihtiyaç var?” başlıklı makalesini yayınlamış ve Vira dergisinde yayınlanan söyleşisini de şurada iktibas etmiştim. Öncesinde bu iki yazının dikkatle okunmasında fayda var.

Devamını oku »

Prof. İdris BostanDaha önce şurada değerli hocamız Prof. İdris Bostan’ın Haliç Tersanesi’nin müze yapılmasına ilişkin yazısını yayınlamıştık. Şimdi de Vira dergisine geçtiğimiz aylarda Haliç Tersanesi ve Osmanlı denizciliği hakkında verdiği söyleşiyi yayınlıyoruz.

Bugünlerde ise Haliç Tersanesi’nin müze yapılmasıyla ilgili hazırlıkların başladığını hatırlatarak ilerleyen günlerde bu konuyla ilgili yazıların devam edeceğini haber vereyim.

İşte o söyleşi:

Osmanlı döneminde denizciliğin kalbi Haliç’te atıyordu. Bu bölgenin bir müze haline dönüştürülmesi için çalışıyorsunuz. Bu konudaki önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Haliç, Osmanlılar döneminden itibaren yaklaşık 500 yıldır gemi inşa sanayinin merkezi olarak görev yapıyor. Tersâne-i Âmire’de sadece XVII. Yüzyıl için yaptığım araştırma sonuçlarına göre; bir yüzyıl içinde 1000’den fazla gemi inşa ve tamir edilmiş. Bu bölgede zaman içinde bu inşa faaliyetlerinin yürütüldüğü imalathane ve fabrikalar yanında; yönetim binaları, çalışanların ikametine mahsus yapılar, dini ve sosyal amaçlı binalar yer aldı. Bu sayede bölgede Kasımpaşa gibi bir denizci şehri kuruldu ve gelişti. III. Selim devrinden kalma havuzla birlikte tarihi üç havuzun bulunduğu bugünkü “Haliç Tersanesi” bölgesi özellikle dikkate alınmalıdır. Bu tersane bölgesinde ve imparatorluğun diğer tersanelerinde inşa edilen gemilerin oluşturduğu muazzam Osmanlı Donanması, hemen her sene Beşiktaş’tan hareketle Akdeniz’e veya Karadeniz’e açıldı. Bu durum şüphesiz çok güçlü bir deniz politikasına sahip, bir deniz imparatorluğu amacı olan Osmanlıları Akdeniz coğrafyası merkezli dünyanın en etkin devleti yapmıştır. Bu derece denizlerde egemen olan bir devletin kendi geçmiş düzeyini temsil eden, iyi planlanmış, müzecilik kriterlerine uygun ve uluslararası düzeyi olan bir konumda temsil edilmemesi şahsen beni böyle bir müzenin kurulması konusunu gündeme taşıma hususunda cesaretlendiriyor. Sadece yurt dışındaki müzeleri görerek imrenmek yerine, en az onlar kadar tarihî geçmişe sahip bir müzemizin olması anlamlı olur diye düşünüyorum.

Devamını oku »

Devlet-i AliyyeHalil İnalcıkDevlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Orta-Doğu ve Balkanlar’ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor.

İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi’ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal–ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.

Devamını oku »

Değerli Hocamız Prof. Dr. İdris Bostan‘ın denizhaber.com sitesinde yayınlanan yazısını konuyu tekrar gündeme getirmek adına tekrar yayınlıyoruz.

XV. yüzyılın sonlarından itibaren bir Deniz İmparatorluğu olarak yapılanmasını oluşturmaya başlayan Osmanlıların denizciliğe verdiği önem bugün henüz yeterince kavranabilmiş değildir.

Karadeniz, Marmara ve Ege denizlerini bir Türk gölü haline çevirdikten sonra, Akdeniz’in hemen tamamında hakimiyetini gerçekleştiren, diğer taraftan Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ni kontrolüne alarak yüzlerce yıl deniz yollarının güvenliğini sağlamayı başaran Osmanlı İmparatorluğunun merkezî deniz üssü Haliç’teki Tersâne-i Âmire idi.

Devamını oku »

Rikâb-ı Humâyûn: Arz Odası

10 Mart 2009Yorumla2.472 okunma

Arz odasıFatih devrine kadar Divân toplantılarına padişah başkanlık ederken, Fatih’in Teşkilât Kanunnâmesi’nden sonra Divân’a padişahların başkanlık yapması usulünden vazgeçilerek, toplantılara vezir-î azamın başkanlık etmesi kanun olmuştur. Haftada dört gün Divân toplandığı zamanlar Pazar ve Salı arza girilirken, Divân toplantıları iki güne düştüğünde sadece Salı günü arza girilmiştir.

Divân-ı Hümâyûn toplantılarından sonra padişaha bilgi vermek için arza girilirdi. [1] Önce Yeniçeri Ağası girer ve Ocakla ilgili bilgi verirdi. O çıktıktan sonra Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri girerdi. Bunlardan sonra Sadrazam ile Kubbealtı vezirleri, Defterdar ve Nişancı arza girerlerdi. Yeniçeri Ağası eğer vezir rütbesinde ise, Sadrazam girdiği sırada ikinci defa olarak arza girerdi.[2]

Teşkilât Kanunnâmesi gereği Divân’a padişah başkanlık etmeyeceğinden, devlet işleriyle ilgili padişaha bilgi verilmesi için Arz Odası yapılmıştır. Kanunnâme’de Arz Odası’nın yapılmasına dair de kanun bulunmaktadır. Kanunnâme’nin ikinci bölümünün hemen başında “Umûr-ı saltanata müte̒̒ allik tertîb ü âyîn beyânındadır.” başlığıyla şu emir yer almaktadır:

Devamını oku »

Osmanlı Denizciliğiİdris Bostan, Türkiye’de denizcilik tarihi çalışan tek profesör. Bostan, arşiv kayıtlarından çıkardığı bilgiler için ‘Benim yaptıklarım deryada bir katre gibi’ diyor.

İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İdris Bostan, Türkiye’nin az sayıdaki denizcilik tarihi uzmanından biri. Hatta tedbiri ve tereddütü bırakıp söyleyelim: İdris Bostan bu konuda çalışan Türkiye’deki tek tarih profesörü. Tabii denizcilik çevrelerinde tanınan biri olmasına rağmen biz sıradan okurlar onu geçen yıl çıkan müthiş kitabı Osmanlı Gemileri ile tanıdık. Bu büyük kitap özellikle sunduğu zengin görsel malzeme ile dikkat çekiyordu. Ama kitabın girişindeki Osmanlı donanmasının tarihini anlatan bölüm de üslubu, özgün yaklaşımları ile dikkat çekici bir nitelik gösteriyordu. Bostan o kitabında Osmanlı gemilerinin görüntüleri, eski kaynaklardan bulunan resimlerin adlandırılması konularında yaşanan karmaşayı sona erdirmeyi amaçlamış. Çoğunluğu Topkapı Kütüphanesi ve Deniz Müzesi’nden derlenen görsel malzemeyi yurtdışındaki zengin kaynaklarla besleyip kitabın İngilizce baskısını da hazırlamayı tasarlıyor. İdris Bostan’ın Türk Tarih Kurumu’ndan çıkan Osmanlı Bahriye Teşkilatı, 17. Yüzyılda Tersane-i Amire adlı bir kitabı daha var…

Prof. İdris Bostan’ın yıllardır çeşitli dergilerde kalmış bilimsel yazıları da kitap oldu. Beylikten İmparatorluğa Osmanlı Denizciliği adlı kitap, Osmanlı’nın klasik dönemine odaklanıyor. Kitap dört ana bölümden oluşuyor: ‘Deniz Politikaları’, ‘Deniz Teknolojisi’, ‘Deniz Ticaret Tarihi’… Vesileyle gidip tanıştığımız İdris Bostan’la daha çok ‘deniz tarihi nasıl yazılır?’, tarihçinin ana kaynakları nelerdir sorularına yanıt aradık. Büyük bir konuda küçük bir konuşma oldu…

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)