Akşam Kitap’ta Emin Yener yazdı:
Geçtiğimiz hafta üçüncü cildi ‘İmparatorluk Çağı 1774-1914‘ raflardaki yerini alan Dünya Savaş Tarihi serisi, çıkması beklenen dördüncü cilt ‘Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı 1914-18′ ile tamamlanacak.
Ülkemizde okur yazar kesime askeri tarih denildiği zaman verilen tepki genellikle suratın buruşması olur. Bu çok da haksız bir tepki değildir, zira Türkiye’deki askeri tarih metinleri, zorunlu eğitim yıllarında tarih dersi niyetine okutulan on dokuzuncu yüzyıl yadigarı ‘bayrak ve davul’ anlatıları, geçmişin bilgisini üretmek için faydasız o savaş sebepleri ve anlaşma koşulları silsilelerinden başlayan; çoğunluğu yalan yanlış, kulaktan dolma, ‘iman gücü’ ve ‘vatan-millet-sakarya’dan ibaret ucuz tarihsel romanlar, ecdad güzellemeleri ile devap edip giden ve varabildikleri en yüksek nokta emekli subayların harekat raporu kabilinden kitapları olan bir külliyattan ibaret kalmışır. Satırlarından süzebildiğimiz tek şey bilgi veya analiz değil ancak bir hamaset, zaferler için boş böbürlenme yenilgiler için ise bahane bulmacılık olan bu külliyat analitik zihinlerde doğaldır ki sadece iticilik uyandırıyordu.
Uluslararası konjonktür de uzunca süredir askeri tarihin aleyhindeydi zira tarih disiplinin bu büyük alt türünü ayakları üzerine oturtan, metodlarını belirleyen büyük Alman tarihçi Hans Delbrück’ün temsil ettiği ‘Alman ekolü’ ne yazık ki Alman militarizmiyle özdeşleştirilmişti. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yenilerek ülke sıfatıyla dünya kamuoyu indinde mahkum edilmesinden Alman tarihçiliği de nasibini almış ve akademide gözden düşmüştü. Savaş sonrası dünya tarih yazımında adeta evrensel paradigma haline gelen Fernand Braudel riyasetindeki ‘Annales ekolü’ çatışma ve savaşa allerji duyduğu, bunun yerine kültürler arası ilişkileri, yerel tarihi ve uluslararası ticareti vurguladığından askeri tarih akademik bir ‘kara koyun’ olarak kaldı.
Ali Birinci Hoca’nın kaleminden:
Topkapı Sarayı Müzesi’nin eski ve hali hazırdaki çalışanlarıyla tarih ve kültür insanları, akademisyenlerin bir araya geldiği bir grup, Topkapı Sarayı Müzesi’nin ihtişamına uygun bir hale gelmesi için bir çağrı grubu oluşturmuşlar.
Prof. Dr. İdris Bostan (İstanbul Üniversitesi) hocanın Fransız Araştırmaları Enstitüsü’nde “17. Yüzyılda Tersâne-i Âmire Yönetimi: Tersane Emini ve Görevleri” başlığıyla 23 Mayıs 2011 tarihinde yaptığı konuşmanın videosunu iki parça halinde yayınlıyoruz. Video için Fransız Araştırmaları Enstitüsü’ne teşekkür ederiz.
Dünya Savaş Tarihi serisi, Ortaçağ ve Erken Modern Çağ’ın ardından İmparatorluk Çağı’yla devam ediyor. 1776′dan 1914′e, Afrika, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki muharebe yöntemlerini inceleyen muhteşem bir eser.
İstanbul Üniversitesi bu sene yüksek lisans ve doktora başvuru tarihlerini oldukça erkene aldı. Alışılmadık bir zamanda duyurular yayınlanınca herkes büyük bir telaşla bugünlerde başvurulara evrak yetiştirmeye gayret ediyor.



Sultan 2. Abdülhamid'in Hal'i ve sonrasındaki Yıldız Yağması
Bir Nogay Türküsü: Dombra
Paris Kongresi ve Andlaşması (1856)
Dünya Tarihinde Bizans ve Osmanlı Medeniyetleri Sempozyumu
Tarihimiz ve Biz: İlber Ortaylı'dan önemli başlıklar
Deniz Seyahatnameleri
Derkenar'ın tüm sayıları burada
Kurtuba'dan iki tarih kitabı
Kitap Yayınevi'nden üç güzel kitap
Fakir olun, evinizi şımartın...



