Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Adonis Yerebatan’da

21 Aralık 2009Yorumla464 okunma

10 yıldır büyük bir özveri ve titiz bir hazırlıkla her ay gerçekleştirilen Yerebatan Şiir Akşamı, şiir seven seçkin bir okura keyifli anlar yaşatıyor. Her ay programlara katılma imkânı bulamıyorum ancak kültür hayatımızda artık önemli bir yer edinen bu programın müdavimlerinin arttığını görmek beni sevindiriyor.

M. Lütfi Şen uzun yıllardan beri bu etkinliği düzenliyor. Yerebatan’ın tarihi ve büyülü atmosferinin şiire çok uygun olacağını görmüş ve Yahya Kemal ile Yerebatan Şiir Akşamı’na başlanmış. Son iki üç yıldır program hazırlığını yapan Vahide Ulusoy ise ortaokul arkadaşım olmakla birlikte, uzun yıllar poetika üzerine kafa yorduğunu; şairleri, dönemleri incelediğini biliyorum. Yerebatan Şiir Akşamı’na emek veren bu iki ismin şiire ve poetikaya da büyük mesai harcadıklarını bilmek, seçilen şairler ve okunan şiirler konusunda büyük bir güven telkin ediyor.

Modern şiirin örneklerini şiir severlere sunan bu şiir akşamları, modern şiire sadece bir kapı açıyor. Sonrası okuyucunun kendisine kalıyor. M. Lütfi Şen’le yapılmış şuradaki söyleşide, Yerebatan Şiir Akşamı’nın nasıl başlandığı ve şiir için, kültür hayatı için ne amaçlandığı olabildiğince izah etmiş. Özellikle modern şiir üzerine Lütfi Şen’in söyledikleri, şiire nasıl yaklaşılması gerektiğini de vurguluyor.

Devamını oku »

iranTopkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar, ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. İran Ulusal Müzesi ve Türkiye’nin çeşitli müzelerinden derlenen yaklaşık 300 parçalık sergide çivi yazı tabletlerinden hat örneklerine, minyatürlerden çiniye, pişmiş toprak kaplardan, heykellere pek çok eser sergileniyor.

Yahya Kemal’in “Hâfız´ın kabri olan bahçede bir gül varmış; / yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. / Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış, / Eski Şiraz´ı hayal ettiren ahengiyle.” dizeleri ete kemiğe büründü. Topkapı Sarayı’nda dün açılan ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ adlı sergi, İran coğrafyasında hüküm sürmüş medeniyetlere, daha da ötesinde on bin yıllık eski bir rüyanın içine davet ediyor. Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar’daki sergide İran Ulusal Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Askeri Müze, Sadberk Hanım Müzesi ile Millet Yazma Eserler Kütüphanesi’nden toplanmış yaklaşık 300 parça eser yer alıyor.

Devamını oku »

Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşkİtalya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’nun Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret kapsamında düzenlenen ve Sabancı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilecek, Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk başlıklı sergi 19 Kasım 2009 – 28 Şubat 2010 tarihleri arasında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) sanatseverlerle buluşacak. İstanbul 2010 Kültür Başkenti’nin ilk etkinliği olarak gerçekleştirilecek sergiyle, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan dönemde, iki kent arasındaki karşılıklı etkileşimin ve tarihsel birlikteliğin anlatılması amaçlanıyor.

Sergide Venedik müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserlerle Topkapı Sarayı Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Pera Müzesi ve Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nden seçilen eserler yer alıyor. Türkiye’deki müzelerden gelen ve ortak bir geçmişi temsil eden eserler; yoğun tarihi, sosyal ve ticari ilişkiler döneminin İstanbul cephesinde yaşananların tanıkları olarak, Venedik’ten gelen eserlere eşlik ediyor. Böylece sergi, iki şehir arasındaki yakın diplomatik, askeri, ticari ve sanatsal ilişkileri, karşılıklı etkileşim ve iç içe geçmişliği gözler önüne seriyor.

Devamını oku »

Şiir akşamında ne oldu?

9 Aralık 2009Yorumla530 okunma
siir_aksami_1

Foto: Yasin Onat

Edebiyat Mevsimi adıyla ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti vesile bilinerek düzenlenen kültür etkinlikleri devam ediyor. 7-13 Aralık tarihleri arasında programlanan etkinliklerin dünkü bölümünde, akşam 20:00′de Divanyolu’nda, Yazarlar Birliği Kültür Merkezi’nde (Kızlarağası Medresesi) şiir akşamı düzenlendi.

Akşama İbrahim Tenekeci, Haydar Ergülen, Arif Ay, Enver Ercan, Ayşe Sevim, Nilay Özer, Mehmet Ragıp Karcı, Celal Fedai ve Zafer Acar katıldı. Ahmet Oktay da katılacaktı ama rahatsızlığı sebebiyle gelemedi. Medresenin avlusu kapıya kadar doluydu. Onlarca kişi iki saatten fazla ayakta şiir dinlemek durumunda kaldı. Büyük emek verilerek yapılan organizasyon belki önümüzdeki yıllar daha büyük bir mekanda yapılabilir.

Şairin egosu ve kalabalığın dayanılmazlığı

Şiir akşamında okunan şiirler herkesin zevkine göre şiir olup olmadığı dahî tartışılır. Kendi adıma çok zevk aldığım şiirler de oldu, beğenmediklerim de. Ancak sevdiğimiz şiirlerden alacağımız haz bazı şairlerin gereksiz hareketleriyle gölgelendi.

Devamını oku »

Omer_Lutfi_Barkan_SempozyumOsmanlı Devleti’nin iktisadi ve sosyal tarihini, toprak mülkiyetini ve demografik yapısını inceleyerek çok sayıda belgeyi gün yüzüne çıkaran ve bu alanda yaptığı dikkat çekici çalışmalarla özellikle yurt dışında Osmanlı iktisat tarihine ilginin artmasına neden olan ünlü iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan, 12 Aralık Cumartesi günü saat 9: 30’da Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir sempozyumla anılacak.

Osmanlı Devleti’nin nüfusuyla ilgili belgeleri tarayıp ilk kez gün yüzüne çıkaran Barkan’ın, Türkiye tarihçiliğine katkıları ve etkilerinin tartışılacağı sempozyum, üç oturum halinde gerçekleştirilecek. İlk oturumun başkanlığını Prof. Dr. Neşe Erim, ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu üçüncü oturumun başkanlığını ise Prof Dr. Yavuz Cezar yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen, İBB Kültür A.Ş. tarafından organizasyonu yapılan sempozyuma tüm İstanbullular davetli.

Sempozyum programı:

Devamını oku »

Eski editör, yeni tarihçi

9 Aralık 2009Yorumla439 okunma

seyfullah_aslanDünyabizim.com kültür-sanat sitesi geçen hafta benimle bir söyleşi yaptı. Söyleşide samimi sorular sorulmuştu, ben de samimi cevaplar vermeye çalıştım. Nezaket gösterip hasbihal ettikleri için arkadaşlara teşekkür ediyorum.

İşte o söyleşi:

Seyfullah Aslan Edebiyat dünyasında güzel bir yer edinen ve sonra yayınına son verilen Derkanar Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapmıştı. Kendisiyle hem bu süreci hem de şimdi neler yaptığını konuştuk

Seyfullah Aslan nerede, ne yapıyor?

İstanbul Üniversitesi Akdeniz Dünyası Araştırmaları’nda tarih yüksek lisans eğitimime devam ediyorum.

Hâlâ hikâye yazıyor musun? Pek göremiyoruz…

Yazıyorum. Ama bu uzun süreçte bitirdiğim bir hikâye yok. Yarım bekleyen ya da bütün kurgusuyla örülmeyi bekleyen hikâye taslaklarım var. Yayınlamaya gelince; şairlerin aceleci olmasına, hikâyecilerin rahvan atlar gibi ilerlemesine inandığımdan şimdilik sahnenin dışındayım.

Derkenar dergisinin yayın yönetmenliğini yaptın. Bir süre sonra sanırım Hüseyin Akın’a devrettin. Biraz bu süreçten, Derkenar dergisinden bahsetsen…

Derkenar dergisini, Bilgi Üniversitesi’nde okurken Mehmet Ali Başaran’la yayınlamaya başlamıştık. 2004 yılıydı. Eylül 2005’de 11. sayıdan itibaren Hüseyin Akın ağabeyle dergiyi çıkarmaya başladık. Yani aslen bir devir olmadı. Eylül 2006’da, dergilerin herkesçe bilinen sıkıntılarıyla yüzleşince kapattım. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Tarih bölümüne kaydımı aldırmıştım ve dergiyle ilgilenebileceğim zaman gittikçe kısıtlanıyordu. Mart 2008’de yeniden bir deneme yaptıysak da uzun soluklu olmadı maalesef.

Devamını oku »

osmanli_klasik_caginda_siyasetProf. Dr. Feridun Emecen Hoca, İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nün değerli mensublarındandır. Özellikle Osmanlı Devleti Kuruluş Devri husunda önemli çalışmaları ve tespitleri olmakla birlikte Osmanlı klasik çağı üzerine söz sahibi hocalarımızdan biridir. Geçen ay kendisiyle yapılan ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş devri tartışmalarına ışık tutan söyleşiyi yayınlamıştım. Şimdi de, bir zamandan beri çıkmasını beklediğimiz kitabın müjdesini veriyorum.

“Osmanlı Klasik Çağında Siyaset” adını taşıyan kitap üç bölümden oluşuyor ve bazı önemli başlıkları şunlar: Osmanlı Klasik Çağına Giriş: Kuruluş’tan Fetret Devri’ne; Osmanlı Devleti ve Batı Dünyası (XIV. XVI. Yüzyıllar); Fatih Sultan Mehmed ve Etrafındaki Dünya; Osmanlı Sınırları Nerede Başlar, Nerede Biter; Balkanlar ve Bosna Tarihi Bakımından Kosova Şavaşının (1389) Önemi; Şark Meselesi’nin Doğuşu; Hicaz’da Osmanlı Hâkimiyetinin Tesisi ve Ebu Nümey; Yemen’de İlk Osmanlı İdari Yapısı. 416 sayfalık kitapta görsel malzemeler de titizlikle kullanılmış.

Henüz kitabı okumadığım için içerikten bahsedemeyeceğim. Ama fikir vermesi açısından arka kapak yazısını ekliyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)