Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

İki gün önce derginin matbaadan çıktığını haber veren çok değerli ağabeyimin telefonundan beri İtibar’ın yolunu dört gözle bekliyordum. Bu sabah derginin geldiğini haber alınca hemen kargoya gidip “İtibar”a ortak oldum. (Her okur aynı zamanda derginin sözünün ortağıdır, kanımca.)

Malatya’da edebiyat dergilerinin en önemli durağı, Fidan Kitabevi’ne dergileri teslim etmeye gittiğimde, sabahın erken vakitlerinde benden önce gidip kitabevine dergiyi soran okurlar olmuş. Dergiler şimdi Malatya Fidan’da okurları bekliyor.

Derginin teknik vaziyetinin gayet güzel olduğunu söyleyebilirim. İçeriğe bakıldığında ise gerçekten çok sağlam bir “itibar ortakları” kadrosu görülüyor. Süleyman Çobanoğlu, İbrahim Tenekeci, Hüseyin Akın, Ahmet Murat, Haydar Ergülen, Abdullah Harmancı gibi çok değerli isimlerle karşılaşıyoruz.

İtibar’ın ilk sayısının etkili sunuş yazısıyla sizleri başbaşa bırakıp dergimi okumaya devam edeyim.

Devamını oku »

1960′ların İstanbulunu görebileceğimiz 5 parçalık Fransız yapımı belgeseli heyecanla paylaşıyorum. Belki Fransızcasını anlamayacağız ama İstanbulu bir de o zamandan görmek bugün İstanbulun başına getirdiğimiz felaketler açısından düşündürücü oluyor.

Belgesellerde hem devrin İstanbulunu hem de insanları, taşıtları vs. görüyoruz. Tarihi yeniden yaşamak için büyük bir nostaljik sefere çıkıyoruz. Keyifli seyirler…

İstanbul (1964) -1

http://www.dailymotion.com/video/xl4051

İstanbul (1964) -2

http://www.dailymotion.com/video/xl40b2

Devamını oku »

Başlığı okuduğunuzda şaşırdıysanız hemen merakınızı gidereyim. TTK için yeni bir yasal düzenleme yapılması planlanıyor. Söz konusu taslak TTK’nın Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun bir şubesi olmasını, görev ve yetkilerinin azaltılmasını öngörüyor. Zaten malî açıdan sıkıntı çeken ama buna rağmen Prof. Dr. Ali Birinci hoca başkanlığında toparlanmaya çalışan bir kurum desteklenecek yerde fiilen görevine son veriliyor. Bu taslak TTK gibi bir kurumun yaptığı bütün çalışmaları yok edip kendince büyük bir boşluk oluşturacaktır.

Taslağın geçmemesi için ve TTK’ya yeni imkânlar getiren başka bir taslak hazırlanması için neler yapabiliriz diye düşünürken bir mektup ile Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e ve BİMER aracılığıyla Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşmaya karar verdik. Sizlerin de desteğini bekliyoruz. Mektup metnini kendi e-posta adresinizle Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık e-posta adresine gönderirseniz memnun olurum.

Ayrıca, Twitter aracılığıyla Cumhurbaşkanına ulaşmak da mümkün. Hesabı olanlardan bu yolu kullanmalarını da rica ediyorum. Çevrenizde bu konuya tesiri olabilecek herkesin yardımını bekliyorum.

Devamını oku »

Dergiler içinde en çok okuduğum edebiyat dergileridir. Ayrı bir dünya açar. Sevdiğim şairlerin dizelerini okumak, şairle bir çay evinde oturup bir bardak çay içmişim gibi hissettirir bana. Ya da bir hikâyecinin satırlarını okurken, beraber uzun bir yolcuğa çıkmış gibi dertlerimiz yakîn oluverir.

Derkenar edebiyat dergisini 21 sayı yayınlamış biri olarak, edebiyat dergisi yayıncılığının kültür hayatımız içinde çok önemli bir boşluğu doldurduğunu söylemeliyim. Sadece yayınlanan şiirleri, hikâyeleriyle değil oluşturduğu okur-yazar ortamıyla, fikriyatıyla etrafında görünmez bir hâle oluşturur. Bu fikriyat, atmosfer insanı birçok şey üzerine düşünmeye sevkeder: insan, tarih, alem, zaman… Yayınlanmakta olan edebiyat dergilerine bir okur olarak bu anlamda dahil olamadım bir türlü. Belki de insan “edebiyat” dışında başka bir duruş arıyor.

İtibar dergisi, işte bu duruşu ortaya koyabilecek bir edebiyat dergisi olarak yayın hayatına bir hafta kadar sonra başlıyor. İki ayda bir yayınlanacak derginin mutfağında Kırklar, Derkenar ekibinden arkadaşlar var. Şiirleriyle, hikâyeleriyle yine o keyifli dergimize kavuşacağız. Yeni bir başlangıç ama geçmişi olan bir birlikteliğin dergisi olarak yayın hayatına başlayacak. İstanbul’da olmadığım için hazırlık çalışmalarını dışardan takip ediyordum. Çok uzun ve güzel bir hazırlık yapıldığını söyleyebilirim. 1 Ekim‘i heyacanla bekliyoruz.

Devamını oku »

Mustafa Kutlu, mutâda muhalif olarak Haziran’da “Hayat Güzeldir”le karşımıza çıktı. Yine tek bir hikâyeye alışık okurlarını 21 küçük hikâyeyle selamladı.

Hepsinde ayrı bir naiflik olan hikâyelerden dikkati çeken birkaçını Sevinç, Nöbetçi âşık, Paranın yükü, Hayat güzeldir, Son iki yaz olarak sayabiliriz. Hikâyelerin okurun önüne serdiği dünyada sıkıntılar hep var ama bunların yanında mutlaka bir huzur, bir sevgi var ve biz hikâyeyi bitirdiğimizde içimizi huzur kaplıyor.

Simitçi çocukların paylaştıkları simitlerden aldıkları sevgi, Nöbetçi askerin nişanlısından aldığı sevgiyle “nişan alması”, hastalığa yakalanmadığına şükreden ve dünyalık dertlere sünger çeken bir baba, çocuklara topaç çevirmeyi öğreten ihtiyar Hacı amca, şarampole yuvarlanan otomobilinden kurtulunca “hayat”ını fark eden bir baba, paranın yükünden paylaşarak kurtulan bir fakir, son iki yazını köyde geçiren bir ihtiyar…

Devamını oku »

Osmanlı tarihi, son dönemde yükselen bir “trend” olarak diziden kitaplara, gazetelerden dergi kapaklarına kadar hemen her alanda kendini göstermektedir. Osmanlı’nın ve Osmanlılar’ın popüler olmasından sonra bu sahalardaki yayın faaliyetinde de gözle görülür bir artış olmuş kitlelerin ilgisi bir anda tarihî hadiselere yönelmiştir.

“Ne hal-i acepdir ki bilen söyler bilmeyen söyler”
Cemil Meriç’in tabiriyle “bezirgânlar mâbed”e girmiş, ortalık toza dumana karışmış, göz gözü görmez bir halde “uzman konuklar ve araştırmacı yazarlar” sahnelerde arz-ı endam eylemiştir. Gündemi oluşturan konular içinde en çok konuşulan kardeş katli, sultanların alkol kullanıp kullanmadıkları, Osmanlı sultanlarının evlilikleri ve buna bağlı olarak harem meseleleriydi. Asıl merak konusu olan ise Osmanlı saray hayatı yani padişahın ve çevresindekilerin gündelik yaşamları idi.

Saray hayatına dair önemli bir kaynak: Letâif-i Vekâyi’-i Enderûniyye
Osmanlı saray hayatı hakkında doğrudan bilgi veren muhtelif kaynaklar bulunmaktadır. Tarihler, arşiv belgeleri, kanunnameler ve teşrifat defterlerinden başka bazı padişahlara ait sır kâtibleri tarafından tutulan ruznâmelerde bulunmaktadır. Müstakil eserlerden Tayyarzade Mehmed Ata Bey’in yazdığı beş ciltlik Tarih-i Enderun isimli eseri bu alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Bu bahiste sahaya önemli katkılar yapan metinler az da olsa neşredilmektedir. İşte bu cümleden bir Enderun mensubu olan Hızır İlyas Ağa(öl. 1864)’nın yazdığı Letâif-i Vekâyi’-i Enderûniyye isimli eser Doç. Dr. Ali Şükrü Çoruk tarafından neşredildi. (Okuyucular bu ismi daha önce Ali Rıza Bey’in Eski Zamanlarda İstanbul Hayatı, Sadri Sema’nın Eski İstanbul Hatıraları, A. Cabir Vada’nın Boğaziçi Konuşuyor  gibi eserleri yayına hazırlayarak  İstanbul Kitaplığına yaptığı katkılardan hatırlayacaktır.)

Devamını oku »

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmamıza rağmen yıllardır söylenir, denizcilikten düşük not aldığımız. Öyle ki ilk Türk denizcisi Çaka Bey’i bile hatırlayanlar bir elin parmaklarını geçmez, İnebahtı savaşında donanmanın büyük kısmı yanınca, bizim için denizler de kurumuş gibidir. Oysa Beşiktaş’taki Deniz Müzesi’ne gittiğiniz zaman içerideki zenginlik bütün ziyaretçilerini büyüler. Peki bu önemli müzeyi Binbaşı Süleyman Nutkî’ye borçlu olduğumuzu biliyor muydunuz? Deniz Müzesi gibi bir eseri bizlere bırakan Nutkî’nin ölümsüz eserlerinden birisidir Kamûs-i Bahrî – Deniz Sözlüğü. Baba mesleği olan deniz subaylığını, sadece basit bir meslek olarak görmeyen Nutkî Osmanlı’nın son yarım yüzyılında denizcilik kültürünün gelişmesine sonsuz emeği geçen bir isim. Mecmua-i Fünun-i Bahriye dergisini de çıkaran Nutkî, deniz terminolojisine ait 3500’ün üzerinde sözcüğü bir araya getirdiği ve zengin görsel malzemeyle desteklediği eserinde aşılamaz bir sözlüğe imza atmış. Mustafa Pultar’ın kendi ifadesiyle “Arap harfli metni Latin harflerine çevirdiği” kitap denizle / denizcilikle ilgilenenler haricinde herkesin evinde bulunması gereken eksiksiz bir sözlük.

Nutkî’nin çalışması, özgün çizimlerin yanı sıra Gemicilik Fenni ve Paasch görselleriyle denizciliğin gelişim ve değişim evrelerini de göz önünde tutarak hazırlanmıştır.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)