Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

'Tefekkür' kategorisi için arşiv

1 Mart’ta başlayan anketi bugün itibariyle kapattım. Anketin sonuçlarını grafik görsellerini paylaşarak sizlere sunuyorum. Bu sonuçları şurası şöyle böyle diye açıklamaya gerek yok. Grafikler bize bir fikir vermeye yeter sanırım. Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

Bu sonuçlara dair benim kısa yorumum şu: Müverrih’i takip edenlerin kitaplarla arası iyi. Genel okuma eğilimlerinden çok farklı sonuçlar çıkmamasına rağmen kitapların temini, satın alınması ve satın almaya yönelten etkenlere verilen cevapların işaret ettiği nokta anlamlı görünüyor.

Ayda kaç kitap okuyorsunuz?

 

Hangi tür kitaplar okuyorsunuz?

Devamını oku »

Müverrih’de sürekli kitap, dergi tanıtımlarını yayınlıyorum. Ancak bu tanıtımlarla muhatap olan takipçilerimin kitapla olan bağlarını da içtenlikle merak ediyorum. Merakımı gidermek üzere ve verilecek cevaplardan anlamlı bir sonuç çıkarmayı umarak sizlere birkaç soru sormak istiyorum. Birkaç ay açık kalacak anket sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Anket sonuçlarını şurada yayınladım.

Devamını oku »

Günümüzün siyasî olaylarının perde arkasında çoğunlukla tarihî bir olay vardır. Dolayısıyla Kıbrıs sorunu, doğalgaz tartışmaları gibi Akdeniz havzasını ilgilendiren gelişmelerde, havzanın karmaşık tarihi arka planı çok şey ifade etmektedir.

TRT Avaz’da Dr. Fahri Solak’ın sunduğu “Türkistan Gündemi” adlı programın 3 Aralık 2011 tarihli program konusu “Akdeniz Havzası Enerji Kaynakları ve Kıbrıs’ta Güncel Gelişmeler” idi. Prof. Dr. Faruk Sönmezoğlu (İ.Ü. SBF Öğretim Üyesi) ve Prof. Dr. İdris Bostan’ın (İ.Ü. Akdeniz Dünyası Araştırmaları Programı Başkanı) konuk oldukları programda güncel meseleler ve tarihî arka planı üzerine doyurucu bir değerlendirme yapıldı.

Devamını oku »

İbrahim Tenekeci yönetiminde yayınlanan aylık edebiyat ve fikriyat dergisi İtibar’ın üçüncü sayısı çıktı.

İtibar’ın “Emeğe Hürmet” başlıklı sunuş yazısı iyi şiir ve iyi hikâye şartına işaret ederek başlıyor. Sunuşta ürün kalitesinin hemen arkasından anılan ikinci gereklilik ise güzel ahlâk. Böylece derginin aynı zamanda nasıl bir “vefa müessesesi” inşa ettiği de açıklık kazanmış oluyor. Yine bu “vefa müessesesi” doğrultusunda ortaya konulan kadirşinas yazıların öneminin altı çiziliyor. İlk sayıda yer alan Sedat Umran’a dair yazıyı ikinci sayıdaki Arif Ay incelemesi izlemişti. Bu sayıda ise usta öykücü Ali Haydar Haksal hakkında mühim bir yazı yer alıyor dergide.

Şiiri merkeze alan İtibar’ın Aralık sayısı yirmi kadar şiiri içeriyor. İlk iki sayıda Küllük’üyle dergide yer alan Osman Konuk’un Cağaloğlu şiiriyle açılan derginin diğer şairleri Süleyman Çobanoğlu, Cevdet Karal, İbrahim Tenekeci, Ahmet Murat, Said Yavuz, Mustafa Akar, Emel Özkan, İbrahim Gökburun, Bülent Ata, Muhsin Macit, Mehmet Tepe, Abdüssamed Bilgili, Murat Saldıray, M. Serkan Aydın, M. Mücahit Yılmaz, Şaban Abak ve Suavi Kemal Yazgıç. Said Yavuz’un “Terk” adlı şiiri bu sayının öne çıkan şiirlerinden. Said Yavuz’un “Terk”i, “şiirdir, başı dönmüş bir mevlevinin alnındaki o ter, / insan vurulup düştüğü toprağı sever” gibi güçlü dizelerden oluşuyor.

Bu sayının hikâyecileri Ahmet Kekeç ve Sanem Kayhan. Son yıllarda daha çok köşeyazarlığıyla tanınan Ahmet Kekeç’in yeni edebiyat verimleri artık İtibar’da çıkacak. Ahmet Kekeç’in bu sayıda yayınlanan “Beyaz” hikâyesinin ardından “Kırmızı”nın geleceği de derginin sunuş yazısında ifade ediliyor.

Devamını oku »

Değerli Türk büyüğü, bilge şahsiyet, mümtaz insan YILMAZ ÖZDİL, dün (16 Kasım) bilgisini ve zekasını epey zorlayan bir yazı kaleme almış…

“Padişah Açılımı” isimli yazısının her cümlesi ilkokul kitapları kaynak gösterilircesine yazılmış. İşin tuhaf olanı da bu insanın kelimelerle, yüz binlerce insanın zihin dünyasına ulaşıyor olması…

TBMM’nin 17 Kasım’da düzenlediği “Vefatının 150. Yılında Sultan Abdülmecid ve Dönemi” isimli organizasyona takmış kafayı ve tarih bilgisinin yeterli olup olmadığına bakmadan bir yazı döşenmiş muhterem.

“Sultan 1. Abdülmecid” ifadesini kullanarak -bizim bilmediğimiz bir 2. Abdümecid olsa gerek!- yazısına giriş yapan ünlü düşünürümüz, Sultan Abdülmecid ile ahbaplığı olacak ki “Abdülmecid denen arkadaş öleli kaç sene oldu, Evet, 150 sene oldu” şeklinde devam ediyor bilgelik dolu satırlarına.

Devamını oku »

Ekim ayında çıkan ilk sayısıyla dikkatleri üzerine çeken aylık edebiyat ve fikriyat dergisi İtibar’ın ikinci sayısı çıktı.

Derginin “Teşekkürler” başlığı taşıyan sunuş yazısında, önceliğin dergilerden bir dergi çıkarmak değil bir vefa müessesesi kurmak olduğu ifade ediliyor. Yine bu yazıda derginin ortak kabul görmüş isimlerle gençleri bir araya getirme misyonu vurgulanıyor ve İtibar’ın üç nesli aynı çatı altında ve hassasiyet etrafında buluşturduğunun altı çiziliyor.

İtibar’ın ikinci sayısı farklı kuşaklardan otuzun üstünde imzayı bir araya getiriyor. İkinci sayının iki sürpriz ismi Rasim Özdenören ve Selahattin Yusuf. Yazı hayatında elli küsur yılı geride bırakan usta öykücü Rasim Özdenören uzun bir aradan sonra bir öyküsüyle dergilerde görünüyor. “Ölünün Yürüyüşü” isimli bu öykü Özdenören’in şiirsel üslubuyla derinleşip gelişiyor. Yine uzunca bir süredir dergilerde görünmeyen Selahattin Yusuf da bir şiiriyle dergide yerini almış. Yusuf’un “Umudun Göğe Yükselişi” şiirinin ilk bölümü şu şekilde: İyiyim, bir şeyim yok/ Sade bir hayatım var şimdi/ Camiden terapiste – terapistten camiye/ Doktor beni gözlerimin de olduğuna/ İnandırmaya başladı”.

Şiiri ve hikâyeyi merkeze alan İtibar’ın ikinci sayısında şiirleriyle öne çıkan isimler arasında Süleyman Çobanoğlu, Hüseyin Akın, İbrahim Tenekeci, Levent Dalar, Ahmet Murat gibi kıdemli isimlere ilaveten Abdüssamed Bilgili ve Muzaffer Serkan Aydın gibi genç isimler de mevcut. Dergide şiirleri yer alan şairlerin doğum tarihlerine bakıldığında İtibar’ın 1960-1990 arasında doğan şairleri aynı çatı altında bir ara getirme hedefine ulaştığı görülebilir. Hikâye sayfalarında ise Rasim Özdenören’in yanı sıra usta hikâyeci Fatma Barbarasoğlu ve Kâmil Yıldız’ın hikâyelerini okumak mümkün. Abdullah Harmancı’nın “Dergilerde Öyküler” başlığı altında yaptığı öykü değerlendirmelerini de bu bağlamda anmak gerek.

Devamını oku »

BBC’den Jim AlKhaili’nin yaptığı harika bir belgesel. İslamiyet ile doğan bilim altın çağını anlatıyor. Şu andaki bilimin ataları olan müslüman bilim adamlarını ve o günlerdeki devasa gelişmeleri anlattığı gibi Avrupa’ya bilimi ve ilimi müslümanların getirdiğini ve onlara borçlu olduğunu anlatıyor.

Müslüman bilim adamları olmadan bilgisayar diye birşey olmayacağı çünkü algoritmayı onların bulduğunu, cebiri onların bulduğunu ve onlar olmadan yine kimyanın da olmayacağını ve onların bulduğu yeni ve büyük astronomi gerçeklerini izah ediyor.

Ayrıca onluk sayı sistemini ve daha bunlarla kalmayan bir çok yeniliği buluşları ve onları buna neyin sevkettiğini açıklıyor. Avrupa bilimsel rönesansının başlatıcıları müslümanlar olduğu ve bilimin onlara çok büyük borcu olduğu halde, neden onların yaptıklarının bu derece unutulduğu ve hiç bahsedilmediğini de vurguluyor.

BBC Science and Islam 1

http://www.dailymotion.com/video/xm0vll

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)