Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

'Kültür' kategorisi için arşiv

“Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.” Böyle tanımlar kendisini Cemil Meriç, Jurnal’inde. Alev Alatlı’yı ne zaman görsem yahut okusam aklıma Meriç’in bu satırları gelir. İlahiyattan siyasete, bilim tarihinden edebiyata kadar çok geniş bir ilgi alanı ve birikime sahip olan Alev Alatlı, denemeden eleştriye, romandan şiire kadar pek çok türde eserler vermiş üretken bir yazar. Yazarlığı bir yana, yaptığı ya da konuk olduğu televizyon programlarıyla da geniş kitlelere ulaşan ve yeni nesle bambaşka ufuklar açan bir aydın aynı zamanda.

Uzun süren bir yolculuk: Batılılaşma

On dokuzuncu yüzyılın başında hızla artan Batılılaşma hareketleri sosyal hayattan bürokrasiye, edebiyattan felsefeye, hukuktan eğitim-öğretim işlerine kadar hemen her alanda etkisini göstermiştir.

Batılılaşma ile birlikte Osmanlı toplumu ilk olarak çeviri eserlerle tanışmıştır. Roman ve tiyatro gibi daha önce geleneğinde olmayan türler edebiyata girmiş ve bu eserler sosyal hayatı ve hayata bakışı etkilemiştir. Bu dönem yazar ve aydınları Fransız düşüncesinden ve edebiyatından etkilenmiş, eser ve fikirleri bu doğrultuda gelişmiştir.

Devamını oku »

“Sultanlar, Tüccarlar, Ressamlar” sergisi kapsamında 400. Yılında Osmanlı – Hollanda İlişkilerinin Başlangıcı
10 Mart Cumartesi, 15:00, Pera Müzesi

Konuşmacılar
Gül İrepoğlu
Eveline Sint Nicolaas
İsmail Hakkı Kadı

Gül İrepoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Dr. İsmail Hakkı Kadı ve Rijksmuseum Amsterdam’dan Eveline Sint Nicolaas iki ülke arasındaki diplomatik, ticari, kültürel ve sanatsal ilişkilerin erken dönemlerini tarihsel veriler ve sanat eserlerinin rehberliğinde mercek altına alacaklar.

Devamını oku »

Müverrih’de sürekli kitap, dergi tanıtımlarını yayınlıyorum. Ancak bu tanıtımlarla muhatap olan takipçilerimin kitapla olan bağlarını da içtenlikle merak ediyorum. Merakımı gidermek üzere ve verilecek cevaplardan anlamlı bir sonuç çıkarmayı umarak sizlere birkaç soru sormak istiyorum. Birkaç ay açık kalacak anket sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Anket sonuçlarını şurada yayınladım.

Devamını oku »

Timaş Yayınları peş peşe birbirinden değerli iki kitap yayınladı; Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç, Selçukluları Yeniden Keşfetmek. Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç Gabor Agoston hocanın kaleminden ve değerli arkadaşım M. Fatih Çalışır‘ın tercümesiyle okuyucuyla buluşuyor. Selçukluları Yeniden Keşfetmek ise Ege Üniversitesi Tarih bölümünden iki değerli hoca tarafından kaleme alınmış.

Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç

Oryantalist ve Avrupa merkezli görüşe göre gücünün doruğundaki Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa üstünlüğü ve gelişen teknolojik gelişmeler karşısında kendini yenileyemeyip gerilemeye başladı. İleri sürülen tüm bu tezlere göre, Osmanlılar “muhafazakâr” oldukları için dünyada meydana gelen dönüşüm sürecine mesafeli kalmayı tercih ediyor, bu da “teknolojik gerilik” olarak tezahür ediyordu. Oysa Osmanlılar, Avrupa askerî teknolojisindeki gelişmeleri oldukça yakından takip etmiş, Avrupa ve Ortadoğulu rakipleri üzerinde üstünlük kurmuş ve kurdukları bu üstünlüğü asırlar boyu muhafaza etmeyi başarabilmişlerdir. Dahası, sahip olduğu ateşli silah üretim gücü İstanbul’a kendi kendine yetebilirlik noktasında uzun vadeli bir avantaj sağlamıştı.

Devamını oku »

Üniversiteye başladığım ilk aylardan itibaren eğitim sistemi, üniversiteler, seçme sınavları, akademisyenlik, ilim adamlığı gibi onlarca konu üzerine arkadaşlarımla defalarca konuşmuşumdur. Bölümden mezun olmadan önce araştırma görevlisi olmak için yapmam gerekenleri, hedeflerimi tek tek gerçekleştirmeye çalışıyordum. Ama sistem denilen patlak tekerlek hiç de benim istediğim gibi dönmedi. Neticede memnuniyet duyacağım bir sonuç aldım ama ağır aksak işleyen, insanı yıldıran bir yönü vardı bu sürecin. Araştırma görevlisi olup işin içine bir nebze daha dahil olunca o zamana kadar farkına varamadığım başka noktaları da gördüm. Bütün bunları sadece arkadaş çevremde konuşmaktan öte yapabileceğim başka birşey olmalı diye düşündüm.

Türkiye’de ilkokuldan doktoraya kadar bütün eğitim sisteminde eleştirilebilecek binlerce husus var. Düzeltilmesi gereken dünya kadar mesele var. Ama şu anda ciddiyetle üzerinde durmamız gereken, son yıllarda yeni açılanlarıyla niceliksel olarak ciddi bir büyüklüğe ulaşmış üniversiteleri niteliksel olarak ileriye taşıyabilmek. Bunun için de üniversiteler bahsinden olarak bütün herşeyi konuşmamız gerekiyor.

Devamını oku »

Değerli arkadaşım Hüseyin Serdar Tabakoğlu‘nun uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı Dergâh Yayınları’ndan çıktı. Akdeniz dünyasının iki güçlü imparatorluğunun mücadelesine daha yakından bakmak, Osmanlı siyasetinin etkinliğine dair tarihî arka planı keşfetmek için “XVIII. Yüzyılda Osmalı- İspanya İlişkileri“ni okumanız gerekir.

Devamını oku »

1453 yılına dönmeye, İstanbul’un Fethi’ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma.

Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu’nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed…

Bu beklenmeyen başarı, İstanbul’un fethi, bir bakıma Batı dünyasının siyasi ve askerî ilerlemesine Müslüman dünyasının bir cevabı niteliğindeydi. Bununla da bitmeyecekti; İslam dünyasının en güçlü temsilcisi olan Osmanlı Türklerine Orta Avrupa’ya kadar uzanacak yeni hedeflerinin kapıları da açılacaktı.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)