Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

'Akademik' kategorisi için arşiv

Osmanlı askerî tarihi alanındaki çalışmalar oldukça sınırlıdır. Elde olan çalışmaların büyük çoğunluğu tercüme yoluyla dilimize kazandırılmış çalışmalardır. Türk tarihçilerinin konuya ilgisiz kalmasının nedeni kaynak yetersizliği ya da askerî tarih çalışmalarının geniş bir ufuk sağlayamaması değildir. Bilakis bu alanda kaynaklar oldukça fazla ve araştırmacılarını beklemektedir. Türk tarihçiliğinin askerî tarihe ilgi göstermemesini Prof. Dr. Feridun M. Emecen şu şekilde ifade ediyor: “… son yarım asırdır Türk akademik tarihçiliğinin “nakilci, askeri ve siyasi tarihe önem verme” dolayısıyla küçümsenmesinin ağır baskısı altında “moda” konular olan sosyal ve iktisat tarihine ağırlık vermesinin etkisi büyüktür. Oysa Osmanlı askerî tarihi akademisyenler için boş ve verimli bir saha olarak işlenmeyi beklemektedir.” (Osmanlı Klasik Çağında Savaş, s. 160 )

Osmanlı Klasik Çağında Savaş adıyla yayınlanan kitabında Prof. Dr. Feridun M. Emecen hoca, Osmanlı askerî tarihi için Avrupalı tarihçilerin birçok yanılgısını ortadan kaldırmakla beraber Osmanlı savaşları ve taktikleri üzerine detaylı bilgiler veriyor ve kıymetli yorumlarda bulunuyor. Problemli hususlarda kaynakların değerlendirilmesiyle yapılan analiz ve yorumlar Osmanlı tarafını ve değişimleri daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Devamını oku »

Marmaray İstasyonu inşaat alanında bilinen ilk İstanbullu’ya ait 8 bin 500 yıllık mezarın bulunması çalışmalara büyük önem kazandırdı.

Yenikapı Marmaray İstasyonu inşaat alanında geçen yıl bilinen ilk İstanbullu’ya ait 8 bin 500 yıllık mezarın bulunmasının ardından kazı çalışmaları büyük önem kazandı. Tüm dünyadan onlarca araştırmacı tarihi değiştiren kazılara katılmak için başvuru yaptı. Proje sorumlusu Prof. Vedat Onar, “Marmaray’dan bile önemli tarihi bulgulara ulaştık. Bundan daha değerli ne olabilir” dedi…

Asrın projesi olarak bilinen Marmaray projesi kapsamında Yenikapı’da devam eden arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Özellikle Yenikapı’da devam eden kazı çalışmaları tüm dünyanın ilgi odağı haline geldi. Dünya basını çalışmaları yakından takip ederken yabancı bilim adamları da ortak çalışma yapmak için teklif yağdırıyor. Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayacak Marmaray Projesi kapsamında Yenikapı’da gün yüzüne çıkarılan bulgular, adeta tarihe ışık tutuyor.

34 GEMİ ÇIKARILDI

Özellikle Yenikapı’da çıkarılan Theodosius Limanı kalıntıları üzerinde yapılan araştırmalar binlerce yıl öncesine ait bilgileri günümüze taşıyor. Kazılardan elde edilen kalıntıların en dikkat çekenleri ise 34 adet gemi ile çok sayıda hayvan ve insan iskeletleri oldu. Kazılarda, Marmaray kısmında nispeten azalmış olsa da metro kazı alanında kemik ve diğer arkeolojik malzemeler çıkarılmaya devam ediyor.

Devamını oku »

Yeni bulduğum sitelerden Historians TV‘yi bir kaç haftadır ara ara takip ediyorum. Online televizyon olarak yayın yapan site, tarihçilerle yapılan kısa mülakatlara yer veriyor.

Bizdeki Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) muadili sayılabilecek American Historical Association (Amerikan Tarihi Derneği) tarafından yayınlanan online televizyon, TTK’nın vizyonuna da örnek olabilir.

Devamını oku »

Newsweek dergisi birçok arkeolog tarafından “tarihin en büyük arkeolojik keşfi” olarak nitelendirilen Şanlıurfa yakınlarındaki Göbekli Tepe’ye geniş yer ayırdı. Bilim adamlarına göre “Yerleşik hayat dini yarattı” teorisi bu keşif ile yerle bir oldu.

1994’te sürüsünü dolaştıran bir çoban, Şanlıurfa’nın 15 km kuzey doğusundaki Örencik Köyü yakınlarında yer alan Göbekli Tepe’de dikdörtgen şeklinde üzerinde oymalar olan taşlar buldu. Keşfin duyulmasından sonra Alman Arkeoloji Enstitüsü görevlisi Klaus Schmidt, bölgeye gelerek incelemelere başladı. Ve burada bilinen insanlık tarihini baştan sona değiştirecek kalıntılara ulaştı. İlk gelişme Göbekli Tepe adı verilen ve Buzul Çağı’ndan sonra insanlar tarafından inşa edilen ilk tapınak olduğu tahmin edilen bölgenin Piramitler’den 7 bin 500 yıl önce inşa edildiğinin karbon testleriyle anlaşılması oldu. Harvard, Stanford, John Hopkins gibi üniversitelerden bilim adamları burada incelemelere başladı.

Devamını oku »

Saray Sohbetleri adıyla Topkapı Sarayı’nda düzenlenen etkinliklerin bu ayki konuşmacısı Prof. Dr. Feridun Emecen. “Şehzade Sancakları ve Şehzadeler” konulu konuşmasında Emecen hoca şehzadelik, lalalık, şehzade sancaklarının önemi, hanedan içinde şehzadenin konumu gibi konularda bilgi vereceğini ve değerli yorumlarıyla döneme ışık tutacağını tahmin ediyorum. Gidip dinleyeceğiz ve eminim ki çok istifade edeceğiz. 29 Aralık Salı günü saat 15:00′deki programa tüm tarihe ilgi duyanlar davetlidir.

Devamını oku »

Omer_Lutfi_Barkan_SempozyumOsmanlı Devleti’nin iktisadi ve sosyal tarihini, toprak mülkiyetini ve demografik yapısını inceleyerek çok sayıda belgeyi gün yüzüne çıkaran ve bu alanda yaptığı dikkat çekici çalışmalarla özellikle yurt dışında Osmanlı iktisat tarihine ilginin artmasına neden olan ünlü iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan, 12 Aralık Cumartesi günü saat 9: 30’da Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir sempozyumla anılacak.

Osmanlı Devleti’nin nüfusuyla ilgili belgeleri tarayıp ilk kez gün yüzüne çıkaran Barkan’ın, Türkiye tarihçiliğine katkıları ve etkilerinin tartışılacağı sempozyum, üç oturum halinde gerçekleştirilecek. İlk oturumun başkanlığını Prof. Dr. Neşe Erim, ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu üçüncü oturumun başkanlığını ise Prof Dr. Yavuz Cezar yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen, İBB Kültür A.Ş. tarafından organizasyonu yapılan sempozyuma tüm İstanbullular davetli.

Sempozyum programı:

Devamını oku »

tarih-nedir“Tarih Nedir?” sorusuna bir bilim dalı olması açısından şurada cevap yazmıştım. Ancak bu kısa ama yakıcı sorunun felsefî bir zeminde ele alınması gerekiyor. Onlarca yeni soruyla bağlantılı olarak bu soruya cevap veren bir kitap üzerinden, belki yeni sorular türeterek konuyu tartışmaya çalışacağım.

Tarihin ne olduğu, neye tekabul ettiği, neye yaradığı; tarihçinin kim olduğu, görevinin ne olduğu gibi sorular “Tarih“le akademik veya felsefi açılardan ilgilenen birçok kişinin kendisine sorduğu sorular olmuştur. Ancak öyle zannediyorum ki, kendisini ikna edebilmiş çok az insan vardır. Zira her tarihi konu bu soruların cevabını yeniden vermemizi gerektirmektedir.

Tarihî konu nedir? Tarihte olgular nelerdir? Bir konunun tarih değeri kazanması için neye ihtiyaç vardır? Bir olayın üzerinden tayin edilmiş bir süre geçince “tariih olgu” halini alır mı, yoksa onun başka özellikleri mi olması gerekir?

Kanaatimce bir olayın tarihin konusu olması için belli bir süre geçmeli. 20. yüzyıl başlarında bu sürenin 100 yıl olduğunu söyleyen fikir adamları olmuş. Ancak bugün herşeyin hızlandığı bir devirdeyiz ve bir olay çok daha hızla tarihin konusu oluyor. Bazı konularda ise, devlet belgeleri üzerinde konulan gizlilik kaldırılmadan bu zaman tahdidlerinin bir anlamı kalmıyor. Öte yandan bir konunun tarih değeri kazanmasına sanırım hem olayın etki alanı hem de tarihçinin keşfi etkili oluyor.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)