
1701 Bahriye Kanunnamesi
Tanım: Osmanlı döneminde genel olarak belirli bir konuya dair hukuki maddeleri ortaya koyan padişah hükmünü ifade eder. Kanunname ancak padişah hükmü tarafından resmi bir nitelik kazanabileceği için herhangi bir normal kanun gibiydi. Sadece tek bir hüküm yada belirli bir konuda kanunname olabileceği gibi bütün imparatorluğa veya belirli bir bölgeye uygulanabilen kanunnameler de vardır.
İslam ülkelerinde resmi kanunnamelerin iki kaynağı vardı;
- Eski Ortadoğu kültürlerine ait gelenekler: Eski İran imparatorlukları hukuki maddeleri resmi görevliler tarafından suiistimal edilmemesi için halkın görebileceği şekilde taşlar üzerine kazırdı.
- Türk Moğol hanlıklarının geleneği: Yasak-ı Büzürg (Cengizhan yasası) askeri-siyasi işlerin düzenlenmesi için kaynak vazifesi görmüştür.
Kanunnameler kamu hukuku, devlet teşkilatı, idare, vergi, ceza hukuku ve hisbe alanlarını kapsamaktaydı. Osmanlılar bir bölgeyi fethettiklerinde mevcut kanunu aynen korumuşlar ya da önemsiz değişikliklerle uygulamışlardır.
- Memlük Kayıtbay Kanunnameleri: Güney Anadolu, Suriye ve Mısır için hazırlanan Osmanlı kanunnameleri örfi vergiler, gümrük vergileri ve pişkeşlerle ilgili Kayıtbay’a atfedilen kanunnameyi ihtiva eder.
- Dulkadiroğlu Kanunnameleri: Temel olarak ceza kanunnameleridir.
- Uzun Hasan Kanunnameleri: Doğu Anadolu’da, Azerbaycan’da, Irak-ı Arab ve Irak-ı Acem’de geçerliydi.
Ulemanın bu tür tedvinlere karşı çıkmaları sultanların kanunları belirli bir konu hakkında imparatorluğa ait tek tek hükümler şeklinde yayımlama yoluna sevk etmiştir. Fatih Sultan Mehmet kendisinden sonraki nesilleri bağlayıcı şekilde tedvin edilmiş ve resmi olarak yürürlüğe konmuş bir kanunname neşreden ilk Müslüman hükümdardır. Büyük ihtimalle bu konuda Türk-Moğol hanlıklarının yasa uygulamasını izlemiştir. İki kanunname yayınlamıştır;
- Reaya Kanunnamesi: İlk defa halktan doğrudan vergi alan askeri sınıfın, timarlıların yolsuzluklarını önlemeyi, para cezalarını ve vergi oranlarını belirlemeyi ve bu şekilde devletin tebaasına koruyucu adaleti getirmeyi amaçlamıştır. Belirli bir modele göre tedvin edilmiştir.
- Devlet Teşkilatıyla İlgili Kanunnameler: Devletin işlerini düzenlemek için yazıldığı ifade edilir. Saray, hükümet ve protokol konularıyla ilgili olarak Osmanlı devlet sisteminin mantığını izler. Sırasıyla hükümetin şekli ve yetki alanlarını, yetkililerin padişahla ilişkilerini, rütbeleri ve derecelerini, terfi, ücret, emekliliklerini ve cezaları ele alır.
ÇIKARILIŞ ŞEKİLLERİNE GÖRE KANUNNAMELER
- Padişah Hükmü Şeklindeki Kanunnameler: Belirli idari meselelere yada ihtiyaçlara cevap vermek için fermanlar yada beratlar şeklinde yayınlanmış olup valiler ve kadılar tarafından uygulanması istenen hükümlerdir. Büyük ihtimalle bürokratların ihtiyaçlarını karşılamak için padişah hükümleri şeklinde hazırlanmıştır. Bilinen en eski ferman “kanun mecmuası” II. Bayezid döneminden kalmadır.
- Sancak Kanunnameleri: Padişahın tuğrasıyla onaylanmış ve her bölgenin mufassal tahrir defterlerinin başında yer almıştır. Bu kanunnameler öncelikle reaya ile timar sahipleri arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve engellemek amacıyla timarların yürürlükte olduğu eyaletler için mevcuttu. Eldeki en eski sancak kanunnamesi 1487 tarihli Hüdavendigar Sancağı Tahrir Defteri’nde bulunmaktadır. Sancak kanunnamelerini kronoloji ve coğrafyaya göre gruplara bölmek mümkündür;
- Anadolu eyaletinin sancaklarına ait kanunnameler ve Hüdavendigar kanunnamesi bir grup
- Malatya, Diyarbakır, Harput, Erzurum, Musul, Mardin gibi Doğu Anadolu sancaklarıyla Suriye ikinci grup
- Karaman, İçel ve Ankara gibi Orta Anadolu sancakları üçüncü grup
- Belirli Gruplarla İlgili Kanunnameler: Özel kanunnameler belirli bir yerde devlete hizmet eden reaya için çıkarılmıştır. Bunlar yedek askeri hizmeti yerine getiren gruplar olup yaya ve müsellem, canbaz, eşkinci Yörük ve eşkinci Tatar ve Eflaklardır. Vergi muafiyetine sahiptirler. 16. yy.’da askeri önemleri azaldıkça reaya statüsüne intikal edip mevcut sancak kanunnamelerinin hükümlerine tabi olmuşlardır.
- Devlet Teşkilatıyla İlgili Kanunnameler: Devletin işlerini düzenlemek için yazıldığı ifade edilir. Saray, hükümet ve protokol konularıyla ilgili olarak Osmanlı devlet sisteminin mantığını izler. Sırasıyla hükümetin şekli ve yetki alanlarını, yetkililerin padişahla ilişkilerini, rütbeleri ve derecelerini, terfi, ücret, emekliliklerini ve cezaları ele alır.
- Genel Kanunnameler: Devletin bütün bölgelerinde yürürlükte olmak üzere düzenlenmiştir. II. Bayezid zamanında 1501 yılında Kitab-ı Kavanin-i Örfiye-i Osmaniye adıyla yürürlüğe konmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’a atfedilen kanunnamenin temelini oluşturur. Üç büyük bölüme ayrılmıştır;
- Fatih Sultan Mehmet’in ceza kanununun genişletilmiş ve daha sistematize edilmiş bir uyarlamasıdır
- Sipahinin yükümlülükleri ve sipahi sınıfını etkileyen kanunlarla ilgilidir.
- Reayanın hakları ve yükümlülüklerini ve miri toprak tasarruf şartını ele alır.




Tarih Nedir?
Bir tersane müzesine niçin ihtiyaç var?
III. Selim ve Nizam-ı Cedid Hareketi
Sultanın Topları
Nuri Demirağ'ı tanıyor muyuz?
Piri Reis'ten Katip Çelebi'ye haritalar
İstanbul Üniversitesi 4'e bölünürse kurtulur
Osmanlı arşivleri için yeni merkez kuruluyor
Manisa ve Çevresinde Yunan Zulmü ve Kuvâ-yı Milliye
Masa da masaymış ha!



