Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

"Tartışma" etiketi için arşiv

“Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.” Böyle tanımlar kendisini Cemil Meriç, Jurnal’inde. Alev Alatlı’yı ne zaman görsem yahut okusam aklıma Meriç’in bu satırları gelir. İlahiyattan siyasete, bilim tarihinden edebiyata kadar çok geniş bir ilgi alanı ve birikime sahip olan Alev Alatlı, denemeden eleştriye, romandan şiire kadar pek çok türde eserler vermiş üretken bir yazar. Yazarlığı bir yana, yaptığı ya da konuk olduğu televizyon programlarıyla da geniş kitlelere ulaşan ve yeni nesle bambaşka ufuklar açan bir aydın aynı zamanda.

Uzun süren bir yolculuk: Batılılaşma

On dokuzuncu yüzyılın başında hızla artan Batılılaşma hareketleri sosyal hayattan bürokrasiye, edebiyattan felsefeye, hukuktan eğitim-öğretim işlerine kadar hemen her alanda etkisini göstermiştir.

Batılılaşma ile birlikte Osmanlı toplumu ilk olarak çeviri eserlerle tanışmıştır. Roman ve tiyatro gibi daha önce geleneğinde olmayan türler edebiyata girmiş ve bu eserler sosyal hayatı ve hayata bakışı etkilemiştir. Bu dönem yazar ve aydınları Fransız düşüncesinden ve edebiyatından etkilenmiş, eser ve fikirleri bu doğrultuda gelişmiştir.

Devamını oku »

Üniversiteye başladığım ilk aylardan itibaren eğitim sistemi, üniversiteler, seçme sınavları, akademisyenlik, ilim adamlığı gibi onlarca konu üzerine arkadaşlarımla defalarca konuşmuşumdur. Bölümden mezun olmadan önce araştırma görevlisi olmak için yapmam gerekenleri, hedeflerimi tek tek gerçekleştirmeye çalışıyordum. Ama sistem denilen patlak tekerlek hiç de benim istediğim gibi dönmedi. Neticede memnuniyet duyacağım bir sonuç aldım ama ağır aksak işleyen, insanı yıldıran bir yönü vardı bu sürecin. Araştırma görevlisi olup işin içine bir nebze daha dahil olunca o zamana kadar farkına varamadığım başka noktaları da gördüm. Bütün bunları sadece arkadaş çevremde konuşmaktan öte yapabileceğim başka birşey olmalı diye düşündüm.

Türkiye’de ilkokuldan doktoraya kadar bütün eğitim sisteminde eleştirilebilecek binlerce husus var. Düzeltilmesi gereken dünya kadar mesele var. Ama şu anda ciddiyetle üzerinde durmamız gereken, son yıllarda yeni açılanlarıyla niceliksel olarak ciddi bir büyüklüğe ulaşmış üniversiteleri niteliksel olarak ileriye taşıyabilmek. Bunun için de üniversiteler bahsinden olarak bütün herşeyi konuşmamız gerekiyor.

Devamını oku »

Günümüzün siyasî olaylarının perde arkasında çoğunlukla tarihî bir olay vardır. Dolayısıyla Kıbrıs sorunu, doğalgaz tartışmaları gibi Akdeniz havzasını ilgilendiren gelişmelerde, havzanın karmaşık tarihi arka planı çok şey ifade etmektedir.

TRT Avaz’da Dr. Fahri Solak’ın sunduğu “Türkistan Gündemi” adlı programın 3 Aralık 2011 tarihli program konusu “Akdeniz Havzası Enerji Kaynakları ve Kıbrıs’ta Güncel Gelişmeler” idi. Prof. Dr. Faruk Sönmezoğlu (İ.Ü. SBF Öğretim Üyesi) ve Prof. Dr. İdris Bostan’ın (İ.Ü. Akdeniz Dünyası Araştırmaları Programı Başkanı) konuk oldukları programda güncel meseleler ve tarihî arka planı üzerine doyurucu bir değerlendirme yapıldı.

Devamını oku »

Değerli Türk büyüğü, bilge şahsiyet, mümtaz insan YILMAZ ÖZDİL, dün (16 Kasım) bilgisini ve zekasını epey zorlayan bir yazı kaleme almış…

“Padişah Açılımı” isimli yazısının her cümlesi ilkokul kitapları kaynak gösterilircesine yazılmış. İşin tuhaf olanı da bu insanın kelimelerle, yüz binlerce insanın zihin dünyasına ulaşıyor olması…

TBMM’nin 17 Kasım’da düzenlediği “Vefatının 150. Yılında Sultan Abdülmecid ve Dönemi” isimli organizasyona takmış kafayı ve tarih bilgisinin yeterli olup olmadığına bakmadan bir yazı döşenmiş muhterem.

“Sultan 1. Abdülmecid” ifadesini kullanarak -bizim bilmediğimiz bir 2. Abdümecid olsa gerek!- yazısına giriş yapan ünlü düşünürümüz, Sultan Abdülmecid ile ahbaplığı olacak ki “Abdülmecid denen arkadaş öleli kaç sene oldu, Evet, 150 sene oldu” şeklinde devam ediyor bilgelik dolu satırlarına.

Devamını oku »

Asım Öz’ün 07/10/2011 tarihli Radikal gazetesindeki yazısı.

Dünya Savaş Tarihi, birçok dile çevrilen, alanında yetkin tarihçiler tarafından hazırlanan, özel çizim renkli, üç boyutlu savaş haritalarıyla, ilüstrasyonlarla tarihin bir araya geldiği söz konusu çalışma dünya kamuoyunun ilgisini hep canlı tutmuş olan savaşların tarihine odaklanan ve üç cildi yayımlanan bir çalışma. Dizinin ilk cildinde ateşli silahların savaş meydanlarını ele geçirmesine değin Avrupa ve Ortadoğu’da hâkim muharebe yöntemlerini anlatılır. ‘Ortaçağ’ (500-1500), eldeki kısıtlı teknolojik imkânlarla savaş kazanabilmek için gerek duyulan eşsiz taktikleri inceleyip, savaş sanatında, bir bakıma ne kadar az şeyin değiştiğini gözler önüne seriyor. Piyade, süvari, emir-komuta, kuşatmalar ve deniz savaşları bölümler halinde ele alınırken her bölümde dört büyük savaşı mercek altına alarak muharebe tarzlarının etkinliği, tehlikeleri ve doğasını sergiliyor. İlk bölümde, Casilinum, Arsuf, Bannockburn ve Agincourt savaşları sahneye taşınarak hafif piyadenin askerî rolü değerlendiriliyor. Hafif piyade, okçu ve mızrakçıların kullanılış tarzları tartışılıp, teknolojik yeniliklerin ortaya çıkışı -15. yüzyılda top ve arkebüzün devreye girişi gibi- ele alınıyor. Hem bu ilk kitapta hem de sonraki kitaplarda ele alınan dönemlerde piyade taktiklerinin geçirdiği önemli değişikliklerin ayrıntılı olarak ele alınması piyadelerin disiplini ve silahları sayesinde orduların temelini oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

Devamını oku »

Başlığı okuduğunuzda şaşırdıysanız hemen merakınızı gidereyim. TTK için yeni bir yasal düzenleme yapılması planlanıyor. Söz konusu taslak TTK’nın Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun bir şubesi olmasını, görev ve yetkilerinin azaltılmasını öngörüyor. Zaten malî açıdan sıkıntı çeken ama buna rağmen Prof. Dr. Ali Birinci hoca başkanlığında toparlanmaya çalışan bir kurum desteklenecek yerde fiilen görevine son veriliyor. Bu taslak TTK gibi bir kurumun yaptığı bütün çalışmaları yok edip kendince büyük bir boşluk oluşturacaktır.

Taslağın geçmemesi için ve TTK’ya yeni imkânlar getiren başka bir taslak hazırlanması için neler yapabiliriz diye düşünürken bir mektup ile Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e ve BİMER aracılığıyla Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşmaya karar verdik. Sizlerin de desteğini bekliyoruz. Mektup metnini kendi e-posta adresinizle Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık e-posta adresine gönderirseniz memnun olurum.

Ayrıca, Twitter aracılığıyla Cumhurbaşkanına ulaşmak da mümkün. Hesabı olanlardan bu yolu kullanmalarını da rica ediyorum. Çevrenizde bu konuya tesiri olabilecek herkesin yardımını bekliyorum.

Devamını oku »

Topkapı Sarayı Müzesi’nin eski ve hali hazırdaki çalışanlarıyla tarih ve kültür insanları, akademisyenlerin bir araya geldiği bir grup, Topkapı Sarayı Müzesi’nin ihtişamına uygun bir hale gelmesi için bir çağrı grubu oluşturmuşlar.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)