Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

"NTV" etiketi için arşiv

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın NTV’de yaptığı Tarih Dersleri programına geçen aylar Prof. Dr. İdris Bostan konuk olmuştu. Özellikle Osmanlı denizciliği üzerine yaptığı çalışmalarla dünyaca meşhur Prof. Dr. İdris Bostan’ın katkılarıyla program çok verimli geçti. Sizlere 7 Bölüm halinde programın videolarını sunuyorum.

İyi seyirler.

Bölüm 1

http://www.dailymotion.com/video/x9krw0

Devamını oku »

Boj_u_Ivanovo-ChiflikKonu: Çarlık Rusya’sı ve Rus-Osmanlı İlişkisi

Neva Nehri’nin kıyısındayız. St.Petersburg’un asıl kurulduğu mekan burada Petropavlovsky Kalesi’dir, fakat şehir hiç şüphesiz ki bu garnizondan inkişaf etmiş değildir. Asıl kıtayla birleştiği temel ada olan Vasilya (Vasilievsky) adasındadır. Nitekim karşımızda “Zimniy Dvorets”, yani Kışlık Saray’ı görüyoruz.

Burası Çariçe Büyük Katerina’nın kendi inziva alanını seçtiği bir bölge; onun için Ermitaj adını almış ve bugün Avrupa’nın hatta dünyanın belki de en zengin müzesi. İçinde eski şark, yeni şark Avrupa sanatı ve bilhassa biz Türkler için çok önemli olan orta Asya ve güney Rusya’daki kazılardan çıkan buluntuların hepsi burada.

Sarayı takip ettiğiniz zaman Neva’nın kaynağına doğru, yeşil bina ünlü Rusya mareşali Kutuzov’un sarayı, zaten Petersburg saraylarıyla ünlüdür. Bir yerde Aniçkov denen yapıcı albayın adını taşıyan köprüden kanala girdiğiniz zaman ünlü aile Yusupov ve Aniçko adını taşıyan ana kraliçenin sarayı, şehirde iki tane Şeremetyev, bir tane ünlü Straganov sarayı ve sayısız diğer köşkler ve saraylar yer alıyor. St.Petersburg’da bir bina veya apartman sahibi olmak Rusya’nın yüksek aristokrasisi için bir emir ve nizamname konusuydu.

Devamını oku »

Fransız İhtilali Sırasındaki Olaylar

Fransız İhtilali Sırasındaki Olaylar

Konu: Osmanlı’da Milliyetçilik

İlber Ortaylı: Adaletli mahlasıyla yani adli olarak tanınan sultan 2. Mahmut, onun tamamlanmamış bir tuğrası yanındayız. 2. Mahmut, adli unvanını taşımasına rağmen tarihimizde herkesin iştirak edemeyeceği işlemleri fiiliyle de tanınır. Bunlardan bir tanesi hiç şüphesiz gerekli olan fakat çok şedit, çok kanlı bir şekilde ortadan kaldırılan Yeniçeri Ocağı’dır. İkincisi bu ocağın lağvı sırasında büyük bir iftira mekanizması işlemiş ve Şanizade gibi çok önemli bilgin ve tarihçiler bile bu furyanın içinde eriyip gitmişlerdir ama hiç şüphesiz o, Osmanlı tarihinin Büyük Petrosu’dur. Hiç acımasız, hiç tereddütsüz yürüttüğü inkılaplarla Türkiye İmparatorluğu’nu yeni bir döneme götürdüğü açıktır.

Bir konunun üzerinde duralım.  Bu şiddetli yeniçeri düşmanlığı sırasında bazı konularda affedilmeyen hatalar da yapmış mıydı? Mesela, Mehter’i de ortadan kaldırmıştı. Musikiden anlayan bir padişahtı ve bu musikinin bu asra hitap etmeyeceğini söyledi ama 1908’de başka inkılapçılar, ordunun geleneğe ve morale de ihtiyacı olduğunu ileri sürerek Mehter’i yeniden ihya ettiler. Bu 2.Meşrutiye devrine ait bir olaydır. 2.Mahmut, uzun bir yönetim sergiledi o devir için. Parçalanma halindeki bir imparatorlukta merkezi otoriteyi tesis etti ve acımasız bir politikayla bunu gerçekleştirdi. Bazı yönleri üzerindeyse çok az duruyoruz. Bugün İstanbul’da , Anadolu ve Rumeli’deki birçok kiliselerin önünde, eğer zamanın tahribatına ve insanların ihmaline ve antikacıların hırsızlığına maruz kalmadıysa, hemen hemen her kilise önünde bir 2.Mahmut çeşmesi bulunur. Demek ki o, bir imparatorluğun muhtelif dinlerden ve dillerden oluşan bir tebaanın başında olduğunun şuurundadır. Bunun çeştli örneklerini görürüz.

Devamını oku »

Byzantine_empire_1355

Konu: Milletler Tarihi

İlber Ortaylı: Osmanlı İmparatorluğu tebaasının dini ve lisani renkliliği açısından hiç şüphesiz ki tarihteki Büyük Roma’dan sonra en ilginç olanı. Eski Roma pagan bir imparatorluktu ve hayatının belli bir safhasına kadar bu imparatorlukta tek tanrılı yani semavi dinler mensubu, tarih icabı sadece Filistin’deki yahudilerdi. Yahudilerle diğer çoktanrılı dinlerin , en başta Romalılar’ın kendilerinin birarada olmaları ve bulunmaları hiç şüphesiz ki belirli sorunları getirmiştir. Bizzat Hristiyanlığın çıkışı ve Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmesi olayları sırasındaki çatışma noktaları da bunu göstermektedir.

Devamını oku »

ilber_ortayli_erol_sadi_erdinc

Konu: Osmanlı’da fikir özgürlükleri
Konuk: Erol Şadi Erdinç

İlber Ortaylı: Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılı hürriyet fikri, insan hakları, hürriyetin teşkilatlanması, farmantalizm, baskı gruplarının ortaya çıkması gibi alışılmadık olaylarla geçmiştir.

Batı cemiyetinden bunların farkı, o vakte kadar bir dinler ve diller haritası olan kozmopolit bir son Roma İmparatorluğu’nun ve müslümanların hakim olduğu bir büyük imparatorluğun hayatında bir etnik mücadeleyle bir arada yürümesidir.

Burada iki tane çağdaş tarihçinin tezlerine değinmek zorundayız. Profesör Ercüment Kuran, o vakte kadar hakim olan şeriatı garra, yani müslüman toplumunun ve ona bağlı gayrimüslimlerin fert ve toplum olarak yaşayabilmeleri için hük ahkamına uymak zorunda kaldığımız şeriata tanrının vahyine dayanan kurallara karşı artık bazı münevverlerin hukuk-u tabiyyeden, insan haklarından bahsettiğine işaret etmesidir.

Devamını oku »

Konu: Osmanlı’da tarikatlar
Konuk: Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tasavvuf Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Mustafa Kara

Prof. D.r Mustafa Karaİlber Ortaylı: Bir vakitler Hindistan’dan kaynaklandığı ve İran noktasında yoğun olarak tasavvuf hareketlerinin şekillendiği hatta İran edebiyatının en parlak dönemini tasavvufi düşünceye borçlu olduğu bilindiği halde bilhassa 16. asırda Safevi hakimiyetinden ve Şii caferiliğin resmen din olarak ilan edilmesinden sonra İran kıtasında insanların tasavvufi düşünceyi, hele tarikatları izlemediği görülmüştür.

Devamını oku »

ilber_ortayli_japon_modernizmiKonu: Japon Modernizmi
Konuk: Japon Tarihçisi ve Uzmanı Profesör Selçuk Esenbel

İlber Ortaylı: Bugün çok önemli bir konuyu ele alacağız. Önemli diyorum çünkü Türkiye modernleşiyor, bu aşağı yukarı iki asırlık bir tarih veriyoruz. Bu gibi toplumsal, iktisadi değişikliklerin tarihini tespit etmek kolay değildir. Yorum meselesidir ve bu çağ değiştirmede, yaşayış tonumuzu biçimimizi değiştirmede hiç kuşkusuz büyük problemlerimiz var. Kendimizi niye koruyamıyoruz? Niçin adet ve anonimimizden vazgeçiyoruz? Japonya gibi bir örnek dururken niçin onlar gibi yapmıyoruz da başka yollara gidiyoruz?

Önümüzde iki model var ki biz onları düşünmek zorundayız. Rusya ve Japonya. Çünkü öbürleri bizi takip ediyorlar. Japon modernleşmesi nedir? Bizim zannettiğimiz gibi mi? Galiba bazı efsaneler var. O efsanelerin doğrusunu müsaade buyurursanız sevgili meslektaşım, yurtdışında da Japon tarihçisi ve uzmanı olarak ün yapmış Profesör Selçuk Esenbel’le tartışalım. Şimdi önümüzde çok mühim bir mesele var tarih açısından. Avrupa dediğimiz bir kıta var. Bu Avrupa’nın kendi iç yapısı, coğrafyasından, yaşadığı tarihten ileri gelen bir değişimi var. Nüfusu artıyor, birtakım bataklıkları ormanları kurutuyorlar. Bunu yapanlar da kilise. Ticaret gelişiyor, işletme muhasebe sistemleri değişiyor. Muzahaf muhasebe dediğimiz çift taraflı muhasebeyi de yine Fransızken rahipleri buluyor.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)