Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

"Kitap" etiketi için arşiv

1 Mart’ta başlayan anketi bugün itibariyle kapattım. Anketin sonuçlarını grafik görsellerini paylaşarak sizlere sunuyorum. Bu sonuçları şurası şöyle böyle diye açıklamaya gerek yok. Grafikler bize bir fikir vermeye yeter sanırım. Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

Bu sonuçlara dair benim kısa yorumum şu: Müverrih’i takip edenlerin kitaplarla arası iyi. Genel okuma eğilimlerinden çok farklı sonuçlar çıkmamasına rağmen kitapların temini, satın alınması ve satın almaya yönelten etkenlere verilen cevapların işaret ettiği nokta anlamlı görünüyor.

Ayda kaç kitap okuyorsunuz?

 

Hangi tür kitaplar okuyorsunuz?

Devamını oku »

Müverrih’de sürekli kitap, dergi tanıtımlarını yayınlıyorum. Ancak bu tanıtımlarla muhatap olan takipçilerimin kitapla olan bağlarını da içtenlikle merak ediyorum. Merakımı gidermek üzere ve verilecek cevaplardan anlamlı bir sonuç çıkarmayı umarak sizlere birkaç soru sormak istiyorum. Birkaç ay açık kalacak anket sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Anket sonuçlarını şurada yayınladım.

Devamını oku »

Kitap Yayınevi, yayınladığı iki kitapla Osmanlı tarihine farklı bir açıdan bakmak isteyenlere yeni bir pencere daha açıyor.

İktidar Oyunları ve Resimli Kitaplar

23 Şubat 1618’deki cülusunun hemen ardından, Sultan II. Osman bir kitap yazdırmak üzere Meddah Medhî’yi huzuruna kabul eder. Darüssaade Ağası el-Hac Mustafa Ağa’nın tavsiyesiyle bu göreve nail olan ve sarayda uzun zamandır meddahlık ve tarih okuyuculuğu yapan Medhî, buluşma esnasında sultana ne tür bir kitap emrettiğini sorar ve yazmak üzere üç farklı eser önerir: Dâsitân-ı Hamza, Süleymânnâme-i Kebîr ve Şehnâme-i Firdevsî. Medhî’ye göre, sultanın yapacağı seçim onun gelecekte nasıl bir yönetici olacağının da göstergesi olacaktır; sultan eğer Şehnâme-i Firdevsî’yi seçerse, bu onun âlemi bilmeye karşı merakı ve adaletli olmaya da niyeti olduğunun işaretidir.

II. Osman ve Mustafa Ağa için Meddah Medhî tarafından tercüme edilen ve sarayda resimlenen Şehnâme-i Türkî nüshalarının girişinde nakledilen bu olay, Osmanlı sarayında hazırlanan resimli kitapların sadece edebi bir zevkin ya da tek başına kitap merakının neticesinde üretilmediklerini, içinde yaratıldıkları tarihsel bağlamın siyasi ve kültürel dinamikleri ile şekillenen pek çok farklı roller üstlendiklerini düşündürür.

Devamını oku »

Timaş Yayınları peş peşe birbirinden değerli iki kitap yayınladı; Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç, Selçukluları Yeniden Keşfetmek. Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç Gabor Agoston hocanın kaleminden ve değerli arkadaşım M. Fatih Çalışır‘ın tercümesiyle okuyucuyla buluşuyor. Selçukluları Yeniden Keşfetmek ise Ege Üniversitesi Tarih bölümünden iki değerli hoca tarafından kaleme alınmış.

Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç

Oryantalist ve Avrupa merkezli görüşe göre gücünün doruğundaki Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa üstünlüğü ve gelişen teknolojik gelişmeler karşısında kendini yenileyemeyip gerilemeye başladı. İleri sürülen tüm bu tezlere göre, Osmanlılar “muhafazakâr” oldukları için dünyada meydana gelen dönüşüm sürecine mesafeli kalmayı tercih ediyor, bu da “teknolojik gerilik” olarak tezahür ediyordu. Oysa Osmanlılar, Avrupa askerî teknolojisindeki gelişmeleri oldukça yakından takip etmiş, Avrupa ve Ortadoğulu rakipleri üzerinde üstünlük kurmuş ve kurdukları bu üstünlüğü asırlar boyu muhafaza etmeyi başarabilmişlerdir. Dahası, sahip olduğu ateşli silah üretim gücü İstanbul’a kendi kendine yetebilirlik noktasında uzun vadeli bir avantaj sağlamıştı.

Devamını oku »

Değerli arkadaşım Hüseyin Serdar Tabakoğlu‘nun uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı Dergâh Yayınları’ndan çıktı. Akdeniz dünyasının iki güçlü imparatorluğunun mücadelesine daha yakından bakmak, Osmanlı siyasetinin etkinliğine dair tarihî arka planı keşfetmek için “XVIII. Yüzyılda Osmalı- İspanya İlişkileri“ni okumanız gerekir.

Devamını oku »

1453 yılına dönmeye, İstanbul’un Fethi’ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma.

Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu’nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed…

Bu beklenmeyen başarı, İstanbul’un fethi, bir bakıma Batı dünyasının siyasi ve askerî ilerlemesine Müslüman dünyasının bir cevabı niteliğindeydi. Bununla da bitmeyecekti; İslam dünyasının en güçlü temsilcisi olan Osmanlı Türklerine Orta Avrupa’ya kadar uzanacak yeni hedeflerinin kapıları da açılacaktı.

Devamını oku »

İbrahim Tenekeci yönetiminde yayınlanan aylık edebiyat ve fikriyat dergisi İtibar’ın üçüncü sayısı çıktı.

İtibar’ın “Emeğe Hürmet” başlıklı sunuş yazısı iyi şiir ve iyi hikâye şartına işaret ederek başlıyor. Sunuşta ürün kalitesinin hemen arkasından anılan ikinci gereklilik ise güzel ahlâk. Böylece derginin aynı zamanda nasıl bir “vefa müessesesi” inşa ettiği de açıklık kazanmış oluyor. Yine bu “vefa müessesesi” doğrultusunda ortaya konulan kadirşinas yazıların öneminin altı çiziliyor. İlk sayıda yer alan Sedat Umran’a dair yazıyı ikinci sayıdaki Arif Ay incelemesi izlemişti. Bu sayıda ise usta öykücü Ali Haydar Haksal hakkında mühim bir yazı yer alıyor dergide.

Şiiri merkeze alan İtibar’ın Aralık sayısı yirmi kadar şiiri içeriyor. İlk iki sayıda Küllük’üyle dergide yer alan Osman Konuk’un Cağaloğlu şiiriyle açılan derginin diğer şairleri Süleyman Çobanoğlu, Cevdet Karal, İbrahim Tenekeci, Ahmet Murat, Said Yavuz, Mustafa Akar, Emel Özkan, İbrahim Gökburun, Bülent Ata, Muhsin Macit, Mehmet Tepe, Abdüssamed Bilgili, Murat Saldıray, M. Serkan Aydın, M. Mücahit Yılmaz, Şaban Abak ve Suavi Kemal Yazgıç. Said Yavuz’un “Terk” adlı şiiri bu sayının öne çıkan şiirlerinden. Said Yavuz’un “Terk”i, “şiirdir, başı dönmüş bir mevlevinin alnındaki o ter, / insan vurulup düştüğü toprağı sever” gibi güçlü dizelerden oluşuyor.

Bu sayının hikâyecileri Ahmet Kekeç ve Sanem Kayhan. Son yıllarda daha çok köşeyazarlığıyla tanınan Ahmet Kekeç’in yeni edebiyat verimleri artık İtibar’da çıkacak. Ahmet Kekeç’in bu sayıda yayınlanan “Beyaz” hikâyesinin ardından “Kırmızı”nın geleceği de derginin sunuş yazısında ifade ediliyor.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)