Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Gelenekten Geleceğe” adlı kitabından Kemal Tahir’in “Devlet Ana”sının anlamına dair olan bölümü yayınevinin müsaadeleriyle sizlerle paylaşıyorum:
Devlet Ana ile sadece Türk romanı değil, değerli romancı Kemal Tahir de sanatçı ve düşünür kişiliğinde önemli bir çıkış yaptı. Kemal Tahir Devlet Ana ile siyasi hikaye dediğimiz türde bir roman meydana getirdi. Eserin niteliği, dili ve diğer biçimsel özellikleri üzerinde tartışmayı diğer inceleyici ve araştırmacılara bırakarak daha çok siyasal ve sosyal bilimler yönünden taşıdığı öneme değinmek ve işe “Siyasi Hikaye” kavramının açıklanması ile başlamak istiyorum.
Bilim adamı siyasal ve sosyal olayları, objektif verileri ortaya koymak ve değer yargılarından kaçınarak, bazı genellemelere varmak zorunluluğundadır. Bundan ötede yargılara varmak, genellemelerden somutlaşarak ayrılmak tarihçi veya siyasal bilimcinin bilimsel metod dışında kalmasına sebep olur. Oysa olayları açıklamak ve sübjektif olarak yorumlamak bu genellemeleri dinamik bir biçime sokmak, romancının işi olur ki o vakit siyasi hikaye dediğimiz tür meydana gelir. Stendhal’ in Parma Manastırı, Tolstoy’ un Savaş ve Barış’ı, Puşkin’in Boris Godunov’u Dostoyevski’nin Eccinileri ve daha nice eser ve türe girip, tümü de yazarlarının, bilim adamlarınca ortaya konan verileri, sübjektif ve dinamik bir anlatımla değerlendirişleridir.
Şöyle bir soru sorulabilir: Kemal Tahir bu türe bir yenilik getirebiliyor mu? Cevap evet olacaktır. Bunun nedenlerini ise şöyle açıklayabiliriz: Kemal Tahir Türk toplumunun tarihsel gelişim çizgisini Batı toplumlarında ayıran ve aynı metodlarla incenlenmesi gerektiğini savunan aydınlarımızdandır. Asya Tipi Üretim Tarzı diye adlandırdığımız teorinin tarafçılarından Kemal Tahir, bu romanda bir yazar olarak kendi düşüncesindeki bilim adamlarının getirdiği verileri değerlendiriyor, okuyucuya bir toplumun bütün nitelikleri görünümü ve dinamizmiyle anlatıyor. Kişilerin karakterlerinde ve benliğinde kurumlar eleştiriliyor. Benito Keşiş ve Şövalye Notüs Gladyüs bütün melunlukları ve karanlık ruhlarıyla Batı toplum düzenini, Alişar Bey ve avanesi yıkılan Selçuklu düzenini, Çudaroğlu Yakın Doğu uygarlığını altüst eden Moğol yağmacılığını ve Osman Bey’le Şeyh Edebali bir küçük toplumdaki dayanışmayı anlatmada araç oluyorlar. Bu küçük toplumda çıkarcının uyumsuzluğu Dündar Alp’in kişiliğinde verilmiş. Romanda düşünce yanı onun için kolayca kavranmakta ve olumlu bir görüş realist yollarla ispatlanmaktadır.
Tarih bilgisi haricinde, hukuk, edebiyat, siyaset ve kültür-sanat konulardaki birikimi ile Türkiye’ de örneğine az rastlanır bir portre İlber Ortaylı. Özellikle katıldığı programlarda, bu birikimini aktarırken kullandığı rafine ve akıcı dil ile Türk tarihini halka tanıtıp sevdirmekle kalmayıp, tarihle ilgilenen akademisyenler içinde örnek teşkil eden bir sima olan İlber Ortaylı’ nın çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalar kitaplaştırılarak kaybedilmekten kurtuluyor. Altmış dört yılının birikimi olan bu konuşmaların kitaplaştırılmasındaki isabetin tarihe merakı olan kişilerin teveccühü sonucu yapılan baskıların adediyle de anlaşılabilir. Aşağıdaki bölümler İlber Ortaylı’nın konuşmalarından derlenen “Tarihimiz ve Biz” adlı kitabından alınmıştır:
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın NTV’de yaptığı Tarih Dersleri programına geçen aylar Prof. Dr. İdris Bostan konuk olmuştu. Özellikle Osmanlı denizciliği üzerine yaptığı çalışmalarla dünyaca meşhur Prof. Dr. İdris Bostan’ın katkılarıyla program çok verimli geçti. Sizlere 7 Bölüm halinde programın videolarını sunuyorum.
Dr. Y. Hakan Erdem.. Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümünden mezun. Oxford’da öğrenim görmüş. Akademik hayatını şu anda Sabancı Üniversitesin’de sürdürüyor. Yerli ve yabancı yayınlar sahibi. Değerli bir Tarihçi. Tenkitler dergilerde makaleler ve gazete köşelerindeki yazılarla yapılıyorken o “Tarih-Lenk” kitabını yazarak bilhassa Tarih bilimi içinde eleştiri kültürünün tekrardan canlanmasını sağladı. Dikkatsizlikle, cehaletle ve tarih biliminin kurallarına uyulmadan yazılmış kötü ve yanlış tarihin; diğer bir ifadeyle aksak tarihin zararlarının ileri ki yıllarda görüleceğinden endişe ediyor. Türkiye’de biraz tarih furyası olduğunu, kötü bir tarih enflasyonu olduğunu söylüyor. Bundan duyduğu kaygıları dile getiriyor.
Konu: Çarlık Rusya’sı ve Rus-Osmanlı İlişkisi





ALES Puan Hesaplama
Derinden bir nağme: Le Trio Joubran - Masar
Türk-Ceneviz Ticareti
Üniversite reformu için sivil insiyatif
"Ağır Misafir'le Sözü Yormadan..."
Sultan Celaleddin Mengübirti'nin Hayatına Dair
Akdeniz'de Osmanlı Gücü
Süleymaniye Camii müze midir?!
Tarih dolu iki etkinlik
İnalcık ve Faroqhi'den iki yeni kitap



