Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

"Ermeniler" etiketi için arşiv

Çeçen’e öyle Ermeni’ye böyle!

Türkiye’deki Çeçenlere yönelik baskılar artırılıp sınır dışı edilirken, Rum bir ailenin çocuğu Lazaridis’e vatandaşlık veriliyor. En son Meclis’te Canan Arıtman’ın bilgilendirmesi ile Ermenilere de sınırsız oturma izni için çalışmalar başladı. Aynı şekilde kaçak Ermeni çocukları en iyi şartlarda eğitim alırken Çeçen mülteci kamplarında insanlar elektriksiz, zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan İMKANDER Başkanı Nuray Canan Bezirgan, savaş mağduru Kafkasyalı ailelerin sözcüsü olarak Hükümetten acil olarak taleplerde bulundu.

Rum Lazaridis’e vatandaşlık

BlackBerry’nin kurucusu ve CEO’su olan Mike Lazaridis’in Türk vatandaşlığına geçirileceği  haberleri tepkileri de beraberinde getirdi. İstanbullu bir Rum ailenin çocuğu olan Lazaridis’in Türk vatandaşlığına geçirilmesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan direktif verirken, askerlik sorunu ile alakalı da Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmelerin sürdüğü iddia edildi.

Devamını oku »

Kurtuba Kitap, geçtiğimiz aylarda yayına başlamasına rağmen gerek önemli kitaplar yayınlamasıyla gerekse kitapların boyutu ve tasarımıyla okuyuculardan büyük beğeni topladı. Tarih serisinin ilk iki kitabı da yakın dönem tarihimizin tartışmalı devirlerlerine ışık tutuyor.

İstanbul, Ermeni Olayları ve Yahudiler
1915 Ermeni Olayları ile ilgili tartışmaların yoğun bir şekilde yaşandığı bugünlerde, olaylara sağlıklı bir şekilde bakabilmeyi sağlayacak bir çalışma…

İstanbul, farklı etnik ve dini özellikteki toplulukları tarih boyunca bir arada yaşatabilmiş yegâne merkezlerden birisidir. Kentin bu çok kültürlü tarihi içinde, Osmanlı döneminin ayrı bir yeri vardır. Osmanlılar, Müslümanların yanında gayrimüslim toplulukları da kucaklayabilmiş, onlara temel hak ve hürriyetlerini kullanabilmede büyük kolaylıklar sağlamışlardır.

Osmanlı Devleti’ndeki bu gayrimüslim tebaa arasında Ermenilerin emsalsiz bir yeri vardır. Dini ve kültürel olarak sahip oldukları farklılıklar, onları beraber yaşadıkları topluluklarla uyumsuz bir toplum yapmamıştır. Aksine, beraber yaşadıkları topluluklarla kaynaşarak, pek çok ortak kültürel unsurlar üreterek yüzyıllarca barış ve huzur içinde yaşamışlardır.

Devamını oku »

surgunler”Göç göç oldu göçler yola dizildi, uyku geldi ela gözler süzüldü”… Rus işgalinden ve Ermeni mezaliminden canlarını, yavrularını kurtarmak için kaçan Erzurum halkının göç türküsü böyle başlar.

Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile işgale uğrayan Kafkas ve Balkan coğrafyasında yaşayan Türk ve Müslüman halklar için de umutsuzluklar, göçler, ölümler, işgaller, ana vatanlardan kopuşlar, tehcirler de başlamış oldu. Göç hikayeleri, göç türküleri ayrı dillerde söylense de duygular, hüzünler hep aynı noktaya işaret ediyordu. Sürgün edilen, ana vatanlarından koparılan, hastalıklara yenik düşen, yollarda ölen, açlık ve sefaletle karşı karşıya kalan bu halkların acısı, ne yazık ki dünyanın gelişmiş ülkelerince bir türlü görülmedi.

Tehcir edilen halkların sığınağı haline gelen Türkiye’yi, yıllardır Ermeni iddialarıyla karşı karşıya bırakan birçok gelişmiş ülke, ne yazık ki Kafkaslar ve Balkanlardan sürülen milyonlarca halkın yaşadığı acıları bir türlü görmek istemedi.

Devamını oku »

imza ”Türkiye-Ermenistan arasındaki sınırın açılmaması” için ”www.turkiye-ermenistan-kapilar-acilmasin.org” adresinden yürütülen kampanyaya, 4 günde yaklaşık 25 bin kişinin destek verdiği bildirildi.

Konuyla ilgili, Türk Ocakları Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyen Dünya Azerbaycanlılar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Asif Gurbanov, ”Ermenistan, ‘Ermeni soykırımı’ bahanesi ile Türkiye’den toprak talep etmek istiyor” dedi. Gurbanov, Dağlık Karabağ’ın da işgal altında olduğunu vurguladı.

Kampanyayı, Türkiye’nin mevcut şartlarda sınır kapılarını açmaması için düzenlediklerini anlatan Gurbanov, ”Kısa bir süre içinde 25 bine yakın kişi kampanyamızı desteklemiştir. Kampanyamıza katılarak hassasiyetlerini ortaya koyan herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

Devamını oku »

Güney Kafkasya’dan Doğu Anadolu’ya uzanan bölgede yaşayan Ermenilerin kurdukları devletler Bizanslılar ve İranlılar tarafından yıkılmıştır. Sadece devletlerini yıkmakla kalmayan bu iki imparatorluk tarafından sürgün edilmiş inanılmaz dini baskılar ve zulümler görmüştür.

Türkler Ermenilerle 1071 Malazgirt Zaferi’nde Bizanslıları yendikleri zaman tanışmışlardır. Türklerin törelerinde bulunan adalet, iyilik, eşitlik kavramları, gösterdikleri dini hoşgörü ve ticari serbestlik Ermenileri son derece memnun etmiş ve bu birliktelik o tarihten itibaren Osmanlılar döneminde de devam etmiştir. Bu halk Türklerin sevgisini o kadar kazanmıştır ki Osmanlı idarecileri tarafından kendilerine millet-i sadıka (sadık millet) denmiştir. Ermeniler Osmanlı İmparatorluğundaki diğer azınlıklar gibi (Rumlar ve Yahudiler) kendi dinlerini, örf ve adetlerini, kültürlerini özgür bir şekilde yaşamışlardır. Kendi dillerinin yanında Türkçeyi yine kendi istekleriyle öğrenmiş ve konuşmuşlardır. Türklerin azınlıklarla kaynaşması öyle bir noktaya ulaşmıştır ki bazı Rumların kavuk giydikleri bile görüşmüştür.

Peki bu kadar iyi anlaşan, adeta kaynaşmış, Osmanlı Devleti’nde her türlü hak ve ekonomik güce sahip olan Ermeniler bugün nasıl olurda katliam iddialarıyla karşımıza çıkar geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi karalamaya çalışır? Bütün bunların altında tarihi bir gerçeklik mi yoksa başta Rusya olmak üzere İngiltere ve Fransa’nın XIX. yy.dan itibaren kendi çıkarları için Osmanlı Devleti içinde ki bu azınlık grubu adeta bir maşa olarak kullanması mı yatmaktadır? Elbette bu bozulmaya etki eden birkaç faktör vardır;

Devamını oku »

“Kampanya zamansız”

Türk Tarih Kurumu bazı aydınların başlattığı “Ermenilerden özür diliyorum” kampanyası son yazılı bir açıklama ile tepki verdi. Açıklamada kampanyasını zamansız olduğu vurgulanarak, taraflar arasında güven ortamını zayıflatacak ve halkların birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olacak bir metin ve yeni bir engel olarak görüldüğü vurgulandı.

Türk Tarih Kurumu’ndan (TTK) yapılan yazılı açıklamada “bazı aydınların” başlattıkları “özür imza kampanyasına” TTK Ermeni Masası’nın içerik, zamanlama ve yöntem açısından olumsuz baktığı kaydedildi.

Açıklamada özür metninde geçen “büyük felaket” sözünün Ermeniler tarafından “soykırım” ile eş anlamda kullanılan bir ifade olduğuna işaret edilen açıklamada, bunun, kamuoyunda haklı olarak aydınların, 1915 olaylarına Ermenistan penceresinden baktıkları şeklinde bir algılamaya yol açtığı kaydedildi. Açıklamada, “Yine bildiride geçen ‘inkar’ sözcüğü teknik olarak Yahudilerin başına gelenleri kabul etmeyenlere uygulanan hukuki bir cezai müeyyide doğuran bir ifade olması nedeniyle, açıkça Türk milletini suçlu ilan etmektedir” denildi.

Devamını oku »

Türkiye açısından Ermeni sorununun önemli bir boyutu da, Ermenilerin Türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya başlamalarıdır. Türk devlet adamlarına yönelik bu saldırgan strateji, ilk defa 1905′de II. Abdülhamit’e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. Anadolu dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi halkı silahlı ayaklanmaya sevk eden örgütlenmeler meydana getirilmiştir. Bütün bunların sonucunda binlerce Türk ve Ermeni’nin hayatına mal olan isyan hareketleri ülkenin dört bir yanına yayılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından 1965 yılına kadar sakin bir dönem geçirildikten sonra, Ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, Türk diplomatları öldürülmeye başlanmıştır. 1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20′ye yakın anıt dikilmiş, basın ve yayın yolu ile karalama faaliyetleri programlı olarak uygulamaya konmuştur.

Bu yeni dönemde terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına destek, temas ve ilişkiler ortamı hazırlayanlar, Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan “Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu” örgüt adının kısaltılmış şekli olan ASALA’dır.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)