Ahmet Uluçay’la yıllar önce yapılmış bir söyleşiyi, onu anmak için yeniden yayınlıyoruz.
Ahmet Uluçay, son yıllarda en çok konuşulan isimlerden biri. Hatta onun adı henüz bir uzun metraj filmi yokken de çok konuşuluyordu. Bunları sinema ile biraz ilgilenen herkes biliyor. Onunla söyleşi yapacaksak, sadece röportaj için gelenlerden farklı olarak, hep yaptığımız gibi sohbet ortamında olsun ne olacaksa diye düşündük. Çünkü röportaj için gelenler sadece sineması ile ilgilendiler. Biz onun edebiyatla da ilgili olduğunu bildiğimizden konuyu bu merkezde tutmaya çalıştık.
Sinemayla ne yapmak istemiyorsun abi?
Sinemayla “bayağı sinema” yapmak istemiyorum. Her şeyin bayağısı olur; bayağı insan, bayağı kalem, bayağı çanta, bayağı boya, bayağı resim… Alçalmak istemiyorum hiçbir zaman. Hiçbir zaman insan avlamak amacıyla sinema yapmak istemiyorum. Kitleleri avlamak istemiyorum, bayağılaşarak.
Peki bu güne kadar Türk Sineması bunu başaramadı mı? Ya da çok mu azınlıkta kalıyor?
Azınlıkta kalıyor maalesef. Türk Sinemasının namusunu yeni yeni Türk sineması yönetmenleri kurtardı.

Derviş Zaim’in güzel filimlerinden biri olan “Cenneti Beklerken” üzerine uzun zaman önce bir yazı kaleme almıştım. Daha çok
Senaryosunu Görkem Yeltan, Tarık Tufan, İsmail Kılıçarslan ve Bektaş Topaloğlu’nun yazdığı ve Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği Uzak İhtimal 9 Ekim’de gösterime giriyor.



Ayastefanos Antlaşması
Dünya bu sürgünleri görmüyor
Akdeniz'de Osmanlı Gücü
Barbaros Hayreddin Paşa
İdris Bostan: Deryada bir katre niyetine
Vahdettin kaçtı mı, kaçırıldı mı?
Tarih Nedir?
Ayastefanos'tan Sonra Osmanlı'nın Teşebbüsleri
2 bin yıllık kalorifer tesisatı bulundu
Ortaçağda Savaş



