Uzun zamandır muverrih’e yazar kaydını açıp açmamayı düşünüyordum. Sadece bir kişinin yazdığı bir site olmasını başından beri istemedim ancak taşlar yerine oturana kadar böyle devam etmeliydi. Gerçi çok seyrek yazan birkaç arkadaşım yazar olarak kayıtlı ama bundan sonra onlardan da daha fazla yazı bekliyorum.
Neler yazabilirsiniz?
Tarihle ilgili olan her şey. Osmanlı tarihi, Türk tarihi gibi bir sınırlamamız yok. Bize yeni bir bilgi verecek her yazı bu blogda yer alabilir. Tarihi arka planı muhafaza edilmek şartıyla geleceğe yönelik projeksiyonlar, devletler arası siyasetin durumu yani günümüzde olup bitenleri, asla politik açmazlara düşmeden, değerlendiren yazılar da yazabilirsiniz.
Nasıl kayıt olacağım?
Yönetim kısmından “Kayıt Ol” bağlantısını takip ederek yazar kaydınızı yapabilirsiniz.
Çok fazla spam kayıt gelmeye başladığı için muverrihnet[at]gmail.com adresine e-posta gönderirseniz, kaydınızı manuel olarak yapacağım ve size şifreniz gönderilecek.
Siteye yazı eklerken başlık kısmına yazınızı ifade edecek en uygun kısa ifadeyi seçmeniz, yazınızı çok uzun tutmamanız okunmasına katkı sağlayacaktır.
Yok, yok, sandığınız gibi değil, bu yazıda, 89. kuruluş yıldönümünü kutladığımız TBMM’nin açılış günü kurbanlar kesildiğini, Sakal-ı Şerif taşındığını, mevlit okutulduğunu filan yazacak değilim. Amacım, TBMM’nin aslında yeni bir meclis olmadığı, daha doğrusu İstanbul’daki meclisin bal gibi devamı olduğunu ortaya koymak.
İkinci Abdülhamid, Yahudiler’in 19. Yüzyıl’ın sonlarında Filistin’e yerleşmelerini kısıtlayıp, bütün taleplere rağmen Yahudi göçünü devamlı engelleyerek, İsrail’in bölgede 60 senedir cereyan eden katliamlarını 50 yıl geciktirmişti…
Cemal Paşa, Kudüs’teki karargâhındadır. Filistin’in Nablus şehrinden gelen 20 kadar insan, kendilerini sürekli paylayan Cemal Paşa’nın neredeyse ayaklarını öpeceklerdir; durmadan yalvarıp yakarmaktadırlar. Kaderleri, karşılarındaki paşanın ağzından çıkacak tek bir kelimeye bağlıydı çünkü. O ‘idam’ dedi miydi, kurtuluş yoktu.
Böyle bir zamanda zengin olmak için çok çalışmak lazım geldiğini herkes biliyor. Ama kimsenin bilmediği bir şey var ki o da fakir olmak için çok daha fazla çalışmak gerekiyor. Zengin olmak için harcadığının iki katı mesai harcamalı ki insan fakr mertebesine ulaşabilsin. İnsanı yatay büyüme zengin, dikey büyüme fakir kılar.
2006 yılında bir çağrıda bulunmuştum bu köşeden. Gelin, demiştim, Milli Mücadele’nin Sivas’ta çıkan ilk yayın organı “İrâde-i Milliye” gazetesinin tamamını yeni harflere çevirip yayımlayalım. Doğrusu gösterdiğiniz alaka, heyecan aşılıyor meyus kalbime. Hâlâ cevap verenler, hazır olduklarını söyleyenler oluyor.



Gazze, Müslümanlar, Devletler ve Hesaplar
Prof. Dr. İdris Bostan tersaneyi anlatıyor
Sultan Abdülhamid Filistin’de katliamı 50 yıl geciktirmişti
Battle for Wesnoth - Açık kaynak kodlu tamamen Türkçe strateji oyunu
Filistin Meselesi ve Filistin'in Siyasi Tarihi
Abdülhamid içki içer miydi?
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri Videoları
Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk
Ermenistan sınırı açılmasın kampanyası
Tarih Nedir?



