Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

'Denizcilik' kategorisi için arşiv

Osmanlı denizciliğine son yıllarda artan bir ilgi var. Panel, konferans gibi etkinliklerle de bu ilgi hem canlı tutuluyor hem de daha geniş kitlelere Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki faaliyetleri anlatılmış oluyor.

Söz konusu etkinliklerden biri bu hafta sonu. Prof. Dr. İdris Bostan, “Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk” sergisi kapsamında düzenlenecek konferansta Osmanlıların denizlerdeki faaliyetlerini, Akdeniz politikalarını ve denizciliğin değişim dönemlerini anlatacak.

Devamını oku »

Denizcilik Müsteşarlığı Müşaviri ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İdris Bostan, Haliç Tersanesi’nin ”Denizcilik Müzesi”ne dönüştürülmesi konusunda çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.

Prof. Dr. Bostan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Osmanlı döneminde denizciliğin kalbinin attığı Haliç’teki Tersane-i Amire’nin, yüzlerce yıl deniz yollarının güvenliğini sağlayan Osmanlı donanmasının üssü ve 16. yüzyıl Akdeniz dünyasında etkin 2 büyük tersaneden biri olduğunu belirtti.Bostan, bugün Karaköy’den Kağıthane’ye kadar olan tesislerde, farklı dönemlerde gemi yapımı ve onarımı amacıyla binlerce zenaatkarın çalıştığını söyledi.

Sahip olduğu yönetim binaları, gemi inşa tezgahları, havuzları, malzeme depoları, sosyal tesisleri, tarihe geçmiş zindanı, cami, çeşme ve mezarlıkları ile sadece Haliç kıyılarını değil içerilere doğru bütün bir semti (Kasımpaşa) denizci şehir haline dönüştüren bu kurumun tarihte oynadığı rolün dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Bostan, şunları anlattı:

Devamını oku »

Tarih dolu iki etkinlik

20 Ocak 2010Yorumla249 okunma

Ay sonuna doğru, yani 29 Ocak’ta ve aynı saatlerde, farklı mekânlarda iki güzel etkinlik var. İlgilileri birini tercih etmek durumunda.

Etkinliklerden ilki Osmanlı denizciliği üzerine. Prof. Dr. İdris Bostan hoca konuk olarak, Osmanlı deniz politikalarını anlatacak ve program sonunda Osmanlı gemileri gösterilecek.

İkinci etkinlik Mehmet Genç Hocanın doyum olmaz tarih sohbeti. Geçen yıl Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’ndeki meşhur konuşmaları bu yıl Anadolu yakasına, Altunizade Kültür Merkezi’ne taşındı.

İstanbul’un iki yakasında aynı anda tarih dolu iki etkinlikten hangisini tercih edeceğiniz size kalmış. İlgi alanınıza ve aşağıdaki program detaylarına bakarak karar verebilirsiniz.

DENİZ KÜLTÜRÜ “Osmanlı Deniz Politikaları”

Prof. Dr. İdris Bostan / Foto: Ergün Özsoy

Osmanlılar, Akdeniz’de rakipsiz bir hâkimiyet kurmak, Karadeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ni bir iç denize dönüştürmek ve Hint Denizleri’nde ticaret ve hac yollarının güvenliğini sağlamak suretiyle bir döneme mührünü vurmuş denizci bir millettir. Osmanlı padişahlarının kendilerini Hâkānü’l-bahreyn / Denizlerin Hakanı olarak tanımlamaları da bunun bir işaretidir.

Tarihe aynı zamanda bir deniz imparatorluğu olarak geçen Osmanlı’ların düşünce ufuklarının enginliğini anlatmak için güttükleri uluslararası deniz politikalarının uzantılarını ve donanmasının gücünü bilmek gerekir.

Etkinlik kapsamında tarihini bilmeyen bir millet hafızası olmayan insana benzer prensibinden yola çıkarak Osmanlı Devleti’nin denizcilik alanında ulaşmış olduğu zirveyi ve deniz politikalarını ilk konu olarak belirlendi.

Devamını oku »

Türk Denizcilik Tarihi

15 Ocak 2010Yorumla288 okunma

Osmanlı denizciliğinin artan bir ilginin odak noktası olduğu görülüyor. Bunda son zamanlarda yayınlanan kıymetli çalışmaların, zihinlerde Osmanlı denizciliğine dair yer etmiş yanlış kalıpları yıkıp, doğru bilgileri yerleştirmesinin büyük etkisi vardır. Yeni çalışmalarla tarihte denizciliğimizin hangi konumda olduğu ve kapsamı daha da netleşmektedir.

Söz konusu çalışmaların sonuncusu geçtiğimiz aylarda yayınlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın yayınladığı hacimli editöryal eser iki cilt halinde. Birinci cildinin editörlüğü Prof. Dr. İdris Bostan ile Prof. Dr. Salih Özbaran; ikinci cildin editörlüğü ise Prof. Dr. Zeki Arıkan ile Koramiral Lütfi Sancar tarafından yapılmış.

Devamını oku »

Bizim Korsanlar

21 Ekim 20092 Yorum499 okunma

bizim_korsanlar Osmanlı Devleti özellikle Akdeniz‘de büyük bir güç olarak varlığını hissettirmeden önce gerek Kuzey Afrika kökenli Müslüman korsanlar, gerek Uskok tabir edilen Seng kalesine hâkim korsanlar, gerekse Rodos şövalyelerinden destek alan korsanlar Akdeniz’de gemileri tehdit ediyorlar ve ticarete mani oluyorlardı.

Osmanlı Devleti Akdeniz’de bir güç haline geldikten sonra ilişkileri düzenlemeye başladı. Ticaretin güvenliği bu ilişkilerin başında geliyordu. Müslüman korsanlar ise devlet donanmalarına karşı savaşmak yerine, kendileri için güçlü bir hâmi olması için Osmanlı’ya tâbi oldular.

Osmanlı’ya tâbi korsanlar karadaki akıncı beyleri gibi organize edildi. Ahidnâme verilmiş devletlerin tüccarları haricinde serbest bırakıldılar. Düşman devletlerin menfaatlerine zarar vermek suretiyle birer uc beyi konumunda hareket ederken, Osmanlı Devlet Donanması’nın siyasî olarak Akdeniz’de etkin olamadığı dönemlerde bu gemilerden istifade edildi.

Korsan tabiri aslına bakılırsa Osmanlı korsanları için uygun bir tabi değil. Şöyle ki, “korsan” deniz hırsızı manasına gelmekte iken, Osmanlı bu denizcilere Levend / Levent diyordu ve devlete bağlıydılar. İslam hukuku ile sınırlı idiler.

Alper Uygur “Bizim Korsanlar, Akdeniz’i Köpürten Osmanlı Leventleri” adıyla çok güzel bir kitap yayınlamış. Yapı Kredi Kültür Yayınları’ndan çıkan kitap Doğan Kardeş serisinden çıktığı için çocuk kitabı gibi algılanıyor ama büyüklerin de denizcileri tanıması ve maceralarına ortak olması için eğlenceli bir kitap olmuş.

Devamını oku »

Tersane müzesi kurulsun

8 Ekim 2009Yorumla491 okunma

halic_tersanesiTersane müzesi fikrini Prof. Dr. İdris Bostan hocamdan ilk duyduğum günden itibaren büyük bir heyecanla müze çalışmalarının başlamasını bekliyorum. Bir yandan da Tersane’yle ilgili yazıları, videoları, bilgileri buradan olabildiğince paylaşmaya çalışıyorum.

Tersane müzesinin önemini anlatmak, bu heyecan verici fikri duyurmak için çeşitli platformlarda yapılan çalışmalar, müze fikrine inanan güçlü bir kamuoyu oluşturmak üzere. Müzede neler olması gerektiğine dair düşünceler geliştirilirken artık Haliç’te bir kalyonun dolaşıp İstanbul’un simgelerinden biri olabileceği günleri beklemeye başladık.

Devamını oku »

osmanliahsapOsmanlı Donanmasında kullanılan ahşap eserlerden oluşan, “Osmanlı Bahriyesinde Ahşap Sanatı” isimli sergi, 7 Ekim’de İstanbul Deniz Müzesi’nde açıldı.

Serginin tanıtımı amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Müze Komutanı Albay Ali Rıza İşipek, 18 adet arma, 5 adet gemi baş figürü, 22 adet tuğra, 28 adet gemi isim levhası ve 33 adet çeşitli süslemelerden mürettep serginin, 7 Temmuz 2010 tarihine kadar gezilebileceğini söyledi.

İşipek, bu eserler arasında yer alan Orhaniye Fırkateyni’nin baş armasının, dünyada müzelerde bulunan en büyük ahşap oyma arma özelliği taşıdığını kaydederek, armanın 14 metre 50 santimetre uzunluğunda olduğunu ve 24 ayar altın varak ile kaplı bulunduğunu anlattı.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)