Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

'Akademik' kategorisi için arşiv

Newsweek: Din şehri yarattı!

21 Şubat 2010Yorumla292 okunma

Newsweek dergisi birçok arkeolog tarafından “tarihin en büyük arkeolojik keşfi” olarak nitelendirilen Şanlıurfa yakınlarındaki Göbekli Tepe’ye geniş yer ayırdı. Bilim adamlarına göre “Yerleşik hayat dini yarattı” teorisi bu keşif ile yerle bir oldu.

1994’te sürüsünü dolaştıran bir çoban, Şanlıurfa’nın 15 km kuzey doğusundaki Örencik Köyü yakınlarında yer alan Göbekli Tepe’de dikdörtgen şeklinde üzerinde oymalar olan taşlar buldu. Keşfin duyulmasından sonra Alman Arkeoloji Enstitüsü görevlisi Klaus Schmidt, bölgeye gelerek incelemelere başladı. Ve burada bilinen insanlık tarihini baştan sona değiştirecek kalıntılara ulaştı. İlk gelişme Göbekli Tepe adı verilen ve Buzul Çağı’ndan sonra insanlar tarafından inşa edilen ilk tapınak olduğu tahmin edilen bölgenin Piramitler’den 7 bin 500 yıl önce inşa edildiğinin karbon testleriyle anlaşılması oldu. Harvard, Stanford, John Hopkins gibi üniversitelerden bilim adamları burada incelemelere başladı.

Devamını oku »

Saray Sohbetleri adıyla Topkapı Sarayı’nda düzenlenen etkinliklerin bu ayki konuşmacısı Prof. Dr. Feridun Emecen. “Şehzade Sancakları ve Şehzadeler” konulu konuşmasında Emecen hoca şehzadelik, lalalık, şehzade sancaklarının önemi, hanedan içinde şehzadenin konumu gibi konularda bilgi vereceğini ve değerli yorumlarıyla döneme ışık tutacağını tahmin ediyorum. Gidip dinleyeceğiz ve eminim ki çok istifade edeceğiz. 29 Aralık Salı günü saat 15:00′deki programa tüm tarihe ilgi duyanlar davetlidir.

Devamını oku »

Omer_Lutfi_Barkan_SempozyumOsmanlı Devleti’nin iktisadi ve sosyal tarihini, toprak mülkiyetini ve demografik yapısını inceleyerek çok sayıda belgeyi gün yüzüne çıkaran ve bu alanda yaptığı dikkat çekici çalışmalarla özellikle yurt dışında Osmanlı iktisat tarihine ilginin artmasına neden olan ünlü iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan, 12 Aralık Cumartesi günü saat 9: 30’da Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir sempozyumla anılacak.

Osmanlı Devleti’nin nüfusuyla ilgili belgeleri tarayıp ilk kez gün yüzüne çıkaran Barkan’ın, Türkiye tarihçiliğine katkıları ve etkilerinin tartışılacağı sempozyum, üç oturum halinde gerçekleştirilecek. İlk oturumun başkanlığını Prof. Dr. Neşe Erim, ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu üçüncü oturumun başkanlığını ise Prof Dr. Yavuz Cezar yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen, İBB Kültür A.Ş. tarafından organizasyonu yapılan sempozyuma tüm İstanbullular davetli.

Sempozyum programı:

Devamını oku »

Tarih Nedir?

6 Aralık 2009Yorumla571 okunma

tarih-nedirTarih Nedir?” sorusuna bir bilim dalı olması açısından şurada cevap yazmıştım. Ancak bu kısa ama yakıcı sorunun felsefî bir zeminde ele alınması gerekiyor. Onlarca yeni soruyla bağlantılı olarak bu soruya cevap veren bir kitap üzerinden, belki yeni sorular türeterek konuyu tartışmaya çalışacağım.

Tarihin ne olduğu, neye tekabul ettiği, neye yaradığı; tarihçinin kim olduğu, görevinin ne olduğu gibi sorular “Tarih“le akademik veya felsefi açılardan ilgilenen birçok kişinin kendisine sorduğu sorular olmuştur. Ancak öyle zannediyorum ki, kendisini ikna edebilmiş çok az insan vardır. Zira her tarihi konu bu soruların cevabını yeniden vermemizi gerektirmektedir.

Tarihî konu nedir? Tarihte olgular nelerdir? Bir konunun tarih değeri kazanması için neye ihtiyaç vardır? Bir olayın üzerinden tayin edilmiş bir süre geçince “tariih olgu” halini alır mı, yoksa onun başka özellikleri mi olması gerekir?

Kanaatimce bir olayın tarihin konusu olması için belli bir süre geçmeli. 20. yüzyıl başlarında bu sürenin 100 yıl olduğunu söyleyen fikir adamları olmuş. Ancak bugün herşeyin hızlandığı bir devirdeyiz ve bir olay çok daha hızla tarihin konusu oluyor. Bazı konularda ise, devlet belgeleri üzerinde konulan gizlilik kaldırılmadan bu zaman tahdidlerinin bir anlamı kalmıyor. Öte yandan bir konunun tarih değeri kazanmasına sanırım hem olayın etki alanı hem de tarihçinin keşfi etkili oluyor.

Devamını oku »

anakitabevi_1Sevdiğim kitabevlerini yazmaya devam ediyorum. Bugün bahsedeceğim kitapçım Ana Kitabevi. Cağaloğlu’nda Sultanahmet tramvay durağına çok yakın bir noktada. Aşağıya eklediğim krokiden bakabilirsiniz.

Öğrenci olduğum için yıllardır kitapçıların hangisinde hangi kitaplar ucuzdur, artık öğrendim. Derkenar dergisini çıkardığım yıllardan ayak alışkanlığı olsa gerek, bir kitap alacağım zaman genellikle yayınevinden gidip alırdım. Tabii ki benimkisi maliyet hesabıydı. Ancak dergi kapandıktan sonra yayınevlerine daha seyrek uğramaya başladım, sonra da ayağım kesildi.

Son birkaç yıldır sıklıkla uğradığım kitapçılarımdan biri, sözünü ettiğim Ana Kitabevi. Dergâh dergisinde künyede sürekli gördüğüm Ana Dağıtım’ı henüz Sirkeci’deki yerlerindeyken 4-5 yıl önce tanımıştım. Şimdi bulundukları yere taşındıklarında Ana Kitabevi adını aldılar. Kitabevi olduktan sonra da asıl dağıtım işlerinin yanında, müptelası olabileceğim güzel bir kitabevi oluşturmayı başardılar.

Devamını oku »

Cami Gizleyen Üniversite

15 Kasım 20093 Yorum541 okunma

santralEyüp’teki Silahtarağa Elektrik Santrali, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kent ölçekli elektrik santrali. 1914 ila 1983 yılları arasında İstanbul’a elektrik sunmuş. 1990 yılı itibariyle yasal olarak koruma altında olan Santral, 2004’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi‘ne tahsis edilmiş. 2007 yılında da eğitim ve kültür sanat merkezi olarak Santralistanbul adıyla faaliyete geçmiş.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin bu yeni ve özel kampüsü ile ilgili ansiklopedik bilgiler bir yana, bahsi geçen yere gelenler ilginç ve bir o kadar manidar bir tablo ile karşılaşacaklar.

Dünyada bir örneğine daha rastlanır mı bilinmez, bu tarihi ve doğal alana sonradan konan Üniversitede, orada, kanatlarının altındaki bir yapıyı dışlamış ve gizlemek için de elinden geleni yapmış. Bu yapı, bir Cami.

Ciner Grubu, Doğuş Grubu, Kale Grubu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin desteğini alan Üniversite, yeni kampüsünün en yüksek binasını, gözden uzak tutmak istediği Cami’nin önüne cafe-restoran olarak inşa etmiş.

Devamını oku »

inalcik_davutogluTarihçilerin Kutbu” ve “Şeyhü’l-MüverrihinProf. Dr. Halil İnalcık hocaya yakıştırılan sıfatlar. Tarihçilerin kutbu ve şeyhi olduğunu tüm dünyanın büyük bir saygıyla kabul ettiği değerli hocamıza “İlim ve fikir hayatının 70. yılında” güzel bir programla teşekkür etme fırsatı oldu. Kültür A. Ş.’nin düzenlediği programı daha önce şurada yayınlamıştım. Kendisiyle yapılan söyleşi ise şurada idi. Geçelim programa.

Program Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaydı. İlk önce belgesel gösterimi yapıldı. Belgeselde Halil İnalcık hocanın hayatı ve eserlerinin Türk ve Dünya tarihi açısından önemine vurgu yapıldı. Prof. Dr. Doğan Kuban, Prof. Dr. Şevket Pamuk, Prof. Dr. Feridun Emecen belgesele hocayla ilgili görüş belirten isimlerden bazılarıydı.

Belgesel gösteriminden sonra kürsüye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çıktı. Hocayı çok dikkatli ve derinlemesine okuduğu belli olan Davutoğlu’nun akademisyen kimliğiyle yaptığı tahliller dikkat çekiciydi. Davutoğlu, İnalcık Hoca’nın, sadece belgelerle konuşan biri olmadığını, zamanın ve mekanın ruhuna nüfuz ettiğini söyledi. Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasının dikkat çeken noktaları haber sitelerinde yer aldığı için ayrıca aktarmayacağım.  Ancak Davutoğlu’nun, son zamanlarda eksen kayması, yeni Osmanlı gibi tanımlarla dış politikası tartışılırken, konuşmanın sonuna doğru bazı sözleri dikkatimi çekti:

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)