Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Ocak 2012 için arşiv

Kitap Yayınevi, yayınladığı iki kitapla Osmanlı tarihine farklı bir açıdan bakmak isteyenlere yeni bir pencere daha açıyor.

İktidar Oyunları ve Resimli Kitaplar

23 Şubat 1618’deki cülusunun hemen ardından, Sultan II. Osman bir kitap yazdırmak üzere Meddah Medhî’yi huzuruna kabul eder. Darüssaade Ağası el-Hac Mustafa Ağa’nın tavsiyesiyle bu göreve nail olan ve sarayda uzun zamandır meddahlık ve tarih okuyuculuğu yapan Medhî, buluşma esnasında sultana ne tür bir kitap emrettiğini sorar ve yazmak üzere üç farklı eser önerir: Dâsitân-ı Hamza, Süleymânnâme-i Kebîr ve Şehnâme-i Firdevsî. Medhî’ye göre, sultanın yapacağı seçim onun gelecekte nasıl bir yönetici olacağının da göstergesi olacaktır; sultan eğer Şehnâme-i Firdevsî’yi seçerse, bu onun âlemi bilmeye karşı merakı ve adaletli olmaya da niyeti olduğunun işaretidir.

II. Osman ve Mustafa Ağa için Meddah Medhî tarafından tercüme edilen ve sarayda resimlenen Şehnâme-i Türkî nüshalarının girişinde nakledilen bu olay, Osmanlı sarayında hazırlanan resimli kitapların sadece edebi bir zevkin ya da tek başına kitap merakının neticesinde üretilmediklerini, içinde yaratıldıkları tarihsel bağlamın siyasi ve kültürel dinamikleri ile şekillenen pek çok farklı roller üstlendiklerini düşündürür.

Devamını oku »

Timaş Yayınları peş peşe birbirinden değerli iki kitap yayınladı; Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç, Selçukluları Yeniden Keşfetmek. Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç Gabor Agoston hocanın kaleminden ve değerli arkadaşım M. Fatih Çalışır‘ın tercümesiyle okuyucuyla buluşuyor. Selçukluları Yeniden Keşfetmek ise Ege Üniversitesi Tarih bölümünden iki değerli hoca tarafından kaleme alınmış.

Osmanlı’da Strateji ve Askeri Güç

Oryantalist ve Avrupa merkezli görüşe göre gücünün doruğundaki Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa üstünlüğü ve gelişen teknolojik gelişmeler karşısında kendini yenileyemeyip gerilemeye başladı. İleri sürülen tüm bu tezlere göre, Osmanlılar “muhafazakâr” oldukları için dünyada meydana gelen dönüşüm sürecine mesafeli kalmayı tercih ediyor, bu da “teknolojik gerilik” olarak tezahür ediyordu. Oysa Osmanlılar, Avrupa askerî teknolojisindeki gelişmeleri oldukça yakından takip etmiş, Avrupa ve Ortadoğulu rakipleri üzerinde üstünlük kurmuş ve kurdukları bu üstünlüğü asırlar boyu muhafaza etmeyi başarabilmişlerdir. Dahası, sahip olduğu ateşli silah üretim gücü İstanbul’a kendi kendine yetebilirlik noktasında uzun vadeli bir avantaj sağlamıştı.

Devamını oku »

Üniversiteye başladığım ilk aylardan itibaren eğitim sistemi, üniversiteler, seçme sınavları, akademisyenlik, ilim adamlığı gibi onlarca konu üzerine arkadaşlarımla defalarca konuşmuşumdur. Bölümden mezun olmadan önce araştırma görevlisi olmak için yapmam gerekenleri, hedeflerimi tek tek gerçekleştirmeye çalışıyordum. Ama sistem denilen patlak tekerlek hiç de benim istediğim gibi dönmedi. Neticede memnuniyet duyacağım bir sonuç aldım ama ağır aksak işleyen, insanı yıldıran bir yönü vardı bu sürecin. Araştırma görevlisi olup işin içine bir nebze daha dahil olunca o zamana kadar farkına varamadığım başka noktaları da gördüm. Bütün bunları sadece arkadaş çevremde konuşmaktan öte yapabileceğim başka birşey olmalı diye düşündüm.

Türkiye’de ilkokuldan doktoraya kadar bütün eğitim sisteminde eleştirilebilecek binlerce husus var. Düzeltilmesi gereken dünya kadar mesele var. Ama şu anda ciddiyetle üzerinde durmamız gereken, son yıllarda yeni açılanlarıyla niceliksel olarak ciddi bir büyüklüğe ulaşmış üniversiteleri niteliksel olarak ileriye taşıyabilmek. Bunun için de üniversiteler bahsinden olarak bütün herşeyi konuşmamız gerekiyor.

Devamını oku »

Değerli arkadaşım Hüseyin Serdar Tabakoğlu‘nun uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı Dergâh Yayınları’ndan çıktı. Akdeniz dünyasının iki güçlü imparatorluğunun mücadelesine daha yakından bakmak, Osmanlı siyasetinin etkinliğine dair tarihî arka planı keşfetmek için “XVIII. Yüzyılda Osmalı- İspanya İlişkileri“ni okumanız gerekir.

Devamını oku »

1453 yılına dönmeye, İstanbul’un Fethi’ne tanıklık etmeye hazır mısınız? Tarih alanında pek çok önemli çalışmaya imza atan Prof. Dr. Feridun M. Emecen’den İstanbul’un fethi üzerine muhteşem bir araştırma.

Hem Doğu hem de Batı dünyası için büyük önem arz eden bir şehir İstanbul… Bir yanda köklü bir imparatorluk Bizans, diğer yanda da Doğu’nun yükselen gücü Osmanlılar ve küçük yaşta babası tarafından tahta çıkarılan ve katı bir siyasi mücadelenin içine itilen Fatih Sultan Mehmed…

Bu beklenmeyen başarı, İstanbul’un fethi, bir bakıma Batı dünyasının siyasi ve askerî ilerlemesine Müslüman dünyasının bir cevabı niteliğindeydi. Bununla da bitmeyecekti; İslam dünyasının en güçlü temsilcisi olan Osmanlı Türklerine Orta Avrupa’ya kadar uzanacak yeni hedeflerinin kapıları da açılacaktı.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)