Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

İletişim Yayınları’nın son aylarda yayınladığı tarih kitaplarından önemli gördüğüm beşini sizlere duyurayım istedim. Sanırım beş kitap da gerek tarihe gerekse sosyal değişimlere ve dönüşümlere ilgi duyanlara hitap edecek.

Entelektüel bir çaba içinde olan okurların bu kitapları okuma listelerine alması gerekir diye düşünüyorum. Türk okurunun asgarisinin ve akademisyenlerinin bu türden bir çaba içinde olduğunu varsayarsak, aşağıdaki kitapların önemli bir katkı sağlayacağı söylenebilir. Ancak, özellikle yabancı yazarların İslam’a bakışı konusundaki ihtiyatlı tutumumu saklı tutarak okuyacağımı söylemek durumundayım.

İslâm Toplumları Tarihi

Cilt 1: Hazreti Muhammed´den 19. Yüzyıla

Lapidus’un İslâm Toplumları Tarihi, İslâm’ın ortaya çıkışından 1990’lara kadarki dönemi, İslâm’ın yayıldığı bütün toplumlar üzerinde ve bu toplumların yaşadıkları tarihsel, toplumsal, siyasî ve ekonomik dönüşümlerle ele alan hacimli bir eserdir. Cambridge University Press tarafından iki cilt halinde hazırlanmış daha kapsamlı bir araştırmanın Ira M. Lapidus tarafından özenle elden geçirilmesi sonucu yine aynı yayınevi tarafından tek cilt olarak yayımlanmıştır.

Kitaba asıl değerini veren nokta, sadece siyasî ya da ekonomik tarihi ele almaması, İslâm toplumlarının toplumsal, kültürel, felsefî üretimlerine ve tartışmalarına siyaset ya da ekonomi kadar yer vermesidir. İslâm Toplumları Tarihi kitabın hacmi nedeniyle Türkçe’ye iki cilt olarak çevrilmiştir. Birinci cilt, İslâm’ın ortaya çıkışından 19. yüzyıla kadarki dönemi ele alır. İslâm’ın vâzettikleri, fıkhî ve kitabî tartışmalar ve bu tartışmalar arasında ortaya çıkan ayrımlar ve bu ayrımlarla birlikte hayat bulan toplumsal, kültürel canlılık, Abbasî hanedanından Osmanlı İmparatorluğu’na, Maveraünnehir’den Magrib’e ve Maşrık’a kadar uzanır. İslâm Toplumları Tarihi yalnızca akademisyenler, araştırmacılar için değil; aynı zamanda meraklı “okurlar” için de müracaat edilecek önemli bir kaynaktır.

Cilt 2:  19 Yüzyıldan Günümüze

İslâm Toplumları Tarihi’nin ikinci cildi, 19. yüzyıldan başlayarak günümüze değin Müslümanlığın farklı ülke ve bölgelerdeki gelişimini anlatıyor. Lapidus, 19. yüzyıldaki global ölçekli kapitalist deveranların İslâm’ın geleneksel yapısını geri dönülmez biçimde başkalaştırdığını düşünüyor. Ulusal kimliklerin ve milliyetçiliğin etkisiyle farklılaşan dinin, günümüzde, yükselen yeni İslâmî söylemlerle bir kez daha biçimlendiğini de ekliyor.

Lapidus, titiz ve mesafeli anlatımıyla tarih ve sosyoloji bağlamında İslâm’ın siyasî, kültürel ve ekonomik olarak nasıl dönüştüğünü irdeliyor. Farklı kimlik ve kültürlerin hangi güdülerle dinle bağ kurduklarını gösterirken, benzer ve farklı yaşanan karakteristikleri de işaretliyor. Kapsamlı bir ansiklopedik döküm sunmakla kalmıyor, din ve siyaset ilişkisine dair zihin açıcı tasvirler de yapıyor.

İslâm Toplumları Tarihi, tüm dünyada olduğu gibi dilimizde de referans kitaplardan biri olacak…

İçindekiler ve Modernlik ve Müslüman Toplumların Dönüşümü bölümü giriş yazısını okumak için tıklayın.

Ira M. Lapidus, İslâm Toplumları Tarihi, Çeviren: Mevlüde Ayyıldızoğlu-Aktay, Yasin Aktay, İletişim Yayınları

Toplumsal Tarih Çalışmaları

Kapitalizme geçiş, azgelişmişlik ve emperyalizm tartışmaları uzun bir süre Türkiye’deki sosyal bilimlerin gündemini belirlemişti. Bu tartışmalar, nereden gelip nereye gittiğimizi, devlet-toplum ilişkilerini, siyasal ittifakların niteliğini anlamaya yönelikti. Çağlar Keyder’in Toplumsal Tarih Çalışmaları başlığı altında toplanan makaleleri bu sorulara cevap ararken, 16. yüzyıldan itibaren kapitalist dünya sisteminin kuruluşunu, farklı tarih ve kültürlerin ürünü olan Fransız ve İngiliz modellerini, Osmanlı İmparatorluğu ve değişme/modernleşme/gelişme sorunlarını ele alıyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte tarım sektöründe meydana gelen yapısal dönüşümü araştıran makalelerle beraber ele alındığında kitabın tamamı, akademik ve siyasi tartışmalarda hangi metodolojik ve kavramsal araçlara ihtiyaç duyulduğunu hatırlatıyor. Cumhuriyet’in miras aldığı siyasi, iktisadi ve toplumsal süreçleri dünya tarihi bağlamında inceleyebilmek için zengin bir çerçeve çiziyor.

Çağlar Keyder, Toplumsal Tarih Çalışmaları, İletişim Yayınları

Haçlı Seferi’ne Son Çağrı

16.ve 17. yüzyıllarda Hıristiyan Avrupa’yla Müslüman Osmanlı arasında gerçekten bir uygarlıklar çatışması yaşandı mı? Géraud Poumarède’in ele aldığı konu, hiçbir zaman gündemden düşmeyen soruları ve sorunları içeriyor.

Kitap pek çok noktada Avrupa’daki Osmanlı imgesinin günümüze yansıyan yönlerini de keşfetmemizi sağlıyor.

İhtilafın sebebi bellidir: Osmanlı’nın 14. yüzyıldan itibaren Avrupa’daki ilerleyişi Hıristiyan âleminde “Haçlı Seferi” ruhunun yeniden doğmasına sebep olmuştur. Osmanlı imgesi zaman içinde “kâfir”, “barbar”, “despot” veya “tiran” gibi tabirlerle anılır. Düşmanlık duygusuyla beslenen Avrupa’nın dört bir köşesinde, Osmanlı’nın yıkımını haber veren kehanetler ve fetih planları birbiri ardına gelir. Bu çatışma kültürü dinî söylemin, siyasal düşüncenin ve sanatsal yaratının içine işlemiştir. Askerî tahlillerden popüler hikâyelere kadar uzanır.

İmparatorların Osmanlı’yı alt edeceklerini ve Doğu’nun hâkimi olacaklarını müjdeleyen mitler, Vatikan’ın bitmeyen seferberlik ilanları ve sürekli bir savaş tedirginliğiyle geçen iki yüzyılın ardından ne olur peki? Bu zafer ve fetih kurgusu giderek çekiciliğini yitirir; Kilise’nin Osmanlı’ya karşı birlik çağrısı da… Ama bugün hâlâ canlı olan Osmanlı imgesi işte o zamanda şekillenmiştir. Géraud Poumarède’in, Vatikan, Venedik ve Paris gibi pek çok arşivde yaptığı araştırmalara dayanarak yazdığı Haçlı Seferi’ne Son Çağrı bir bakıma, bugünün yüzyıllar öncesindeki yansımasını aktarıyor.

Géraud Poumarède, Haçlı Seferi’ne Son Çağrı / Yeniçağ Avrupası’nda Osmanlı İmgesi, Çeviren: İsmet Birkan, İletişim Yayınları

Bizans

“Judith Herrin, genel olarak tarihyazımının, özel olarak da Bizans üstüne tarihyazımının sorunlarını, daha doğrusu sorunsallarını iyi bilen bir yazar; ama kendisi o sorunsallar içinden kendine bir yol açmış ve konusu olan medeniyetin bütünü üstüne salim bir değerlendirmeye varmış bir yazar olarak kendisinin iyi tanıdığı bu rotada bizim de rahatça ilerlememizi sağlıyor.

Okuduğumuz olgularla bu topraklardaki genel yaşantı kesişmelerini görmek ve bu kitap bittikten sonra Bizans’la ilişkimizi devam ettirmeye karar vermek, bize kalmış bir şey. Ama Judith Herrin bu kitabıyla “henüz uzman olmamış” okurun bir kitapla varmayı umabileceği yere getiriyor. Daha doğrusu, Bizans üstüne bilgileri farklı düzeylerde olan birçok okurun, az bilenin de, çok bilenin de, bu kitaptan alacağı şeyler var.”

MURAT BELGE

Giriş: Bizans’ın Farklı Bir Tarihi bölümünü okumak için tıkayınız.

Judith Herrin, Bizans / Bir Ortaçağ İmparatorluğunun Şaşırtıcı Yaşamı, Çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları

“İletişim’den 5 kitap” için 2 Yorum

  1. daha diyor ki:

    bir de fiyatları tuzlu olmasa :)

  2. Müverrih diyor ki:

    İletişim, şanına yakıştıramıyor belki de.

Yorum Yapın

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)