Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Aralık 2009 için arşiv

siir_aksami_1

Foto: Yasin Onat

Edebiyat Mevsimi adıyla ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti vesile bilinerek düzenlenen kültür etkinlikleri devam ediyor. 7-13 Aralık tarihleri arasında programlanan etkinliklerin dünkü bölümünde, akşam 20:00′de Divanyolu’nda, Yazarlar Birliği Kültür Merkezi’nde (Kızlarağası Medresesi) şiir akşamı düzenlendi.

Akşama İbrahim Tenekeci, Haydar Ergülen, Arif Ay, Enver Ercan, Ayşe Sevim, Nilay Özer, Mehmet Ragıp Karcı, Celal Fedai ve Zafer Acar katıldı. Ahmet Oktay da katılacaktı ama rahatsızlığı sebebiyle gelemedi. Medresenin avlusu kapıya kadar doluydu. Onlarca kişi iki saatten fazla ayakta şiir dinlemek durumunda kaldı. Büyük emek verilerek yapılan organizasyon belki önümüzdeki yıllar daha büyük bir mekanda yapılabilir.

Şairin egosu ve kalabalığın dayanılmazlığı

Şiir akşamında okunan şiirler herkesin zevkine göre şiir olup olmadığı dahî tartışılır. Kendi adıma çok zevk aldığım şiirler de oldu, beğenmediklerim de. Ancak sevdiğimiz şiirlerden alacağımız haz bazı şairlerin gereksiz hareketleriyle gölgelendi.

Devamını oku »

Omer_Lutfi_Barkan_SempozyumOsmanlı Devleti’nin iktisadi ve sosyal tarihini, toprak mülkiyetini ve demografik yapısını inceleyerek çok sayıda belgeyi gün yüzüne çıkaran ve bu alanda yaptığı dikkat çekici çalışmalarla özellikle yurt dışında Osmanlı iktisat tarihine ilginin artmasına neden olan ünlü iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan, 12 Aralık Cumartesi günü saat 9: 30’da Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir sempozyumla anılacak.

Osmanlı Devleti’nin nüfusuyla ilgili belgeleri tarayıp ilk kez gün yüzüne çıkaran Barkan’ın, Türkiye tarihçiliğine katkıları ve etkilerinin tartışılacağı sempozyum, üç oturum halinde gerçekleştirilecek. İlk oturumun başkanlığını Prof. Dr. Neşe Erim, ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu üçüncü oturumun başkanlığını ise Prof Dr. Yavuz Cezar yapacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen, İBB Kültür A.Ş. tarafından organizasyonu yapılan sempozyuma tüm İstanbullular davetli.

Sempozyum programı:

Devamını oku »

seyfullah_aslanDünyabizim.com kültür-sanat sitesi geçen hafta benimle bir söyleşi yaptı. Söyleşide samimi sorular sorulmuştu, ben de samimi cevaplar vermeye çalıştım. Nezaket gösterip hasbihal ettikleri için arkadaşlara teşekkür ediyorum.

İşte o söyleşi:

Seyfullah Aslan Edebiyat dünyasında güzel bir yer edinen ve sonra yayınına son verilen Derkanar Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapmıştı. Kendisiyle hem bu süreci hem de şimdi neler yaptığını konuştuk

Seyfullah Aslan nerede, ne yapıyor?

İstanbul Üniversitesi Akdeniz Dünyası Araştırmaları’nda tarih yüksek lisans eğitimime devam ediyorum.

Hâlâ hikâye yazıyor musun? Pek göremiyoruz…

Yazıyorum. Ama bu uzun süreçte bitirdiğim bir hikâye yok. Yarım bekleyen ya da bütün kurgusuyla örülmeyi bekleyen hikâye taslaklarım var. Yayınlamaya gelince; şairlerin aceleci olmasına, hikâyecilerin rahvan atlar gibi ilerlemesine inandığımdan şimdilik sahnenin dışındayım.

Derkenar dergisinin yayın yönetmenliğini yaptın. Bir süre sonra sanırım Hüseyin Akın’a devrettin. Biraz bu süreçten, Derkenar dergisinden bahsetsen…

Derkenar dergisini, Bilgi Üniversitesi’nde okurken Mehmet Ali Başaran’la yayınlamaya başlamıştık. 2004 yılıydı. Eylül 2005’de 11. sayıdan itibaren Hüseyin Akın ağabeyle dergiyi çıkarmaya başladık. Yani aslen bir devir olmadı. Eylül 2006’da, dergilerin herkesçe bilinen sıkıntılarıyla yüzleşince kapattım. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Tarih bölümüne kaydımı aldırmıştım ve dergiyle ilgilenebileceğim zaman gittikçe kısıtlanıyordu. Mart 2008’de yeniden bir deneme yaptıysak da uzun soluklu olmadı maalesef.

Devamını oku »

osmanli_klasik_caginda_siyasetProf. Dr. Feridun Emecen Hoca, İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nün değerli mensublarındandır. Özellikle Osmanlı Devleti Kuruluş Devri husunda önemli çalışmaları ve tespitleri olmakla birlikte Osmanlı klasik çağı üzerine söz sahibi hocalarımızdan biridir. Geçen ay kendisiyle yapılan ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş devri tartışmalarına ışık tutan söyleşiyi yayınlamıştım. Şimdi de, bir zamandan beri çıkmasını beklediğimiz kitabın müjdesini veriyorum.

“Osmanlı Klasik Çağında Siyaset” adını taşıyan kitap üç bölümden oluşuyor ve bazı önemli başlıkları şunlar: Osmanlı Klasik Çağına Giriş: Kuruluş’tan Fetret Devri’ne; Osmanlı Devleti ve Batı Dünyası (XIV. XVI. Yüzyıllar); Fatih Sultan Mehmed ve Etrafındaki Dünya; Osmanlı Sınırları Nerede Başlar, Nerede Biter; Balkanlar ve Bosna Tarihi Bakımından Kosova Şavaşının (1389) Önemi; Şark Meselesi’nin Doğuşu; Hicaz’da Osmanlı Hâkimiyetinin Tesisi ve Ebu Nümey; Yemen’de İlk Osmanlı İdari Yapısı. 416 sayfalık kitapta görsel malzemeler de titizlikle kullanılmış.

Henüz kitabı okumadığım için içerikten bahsedemeyeceğim. Ama fikir vermesi açısından arka kapak yazısını ekliyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Devamını oku »

tarih-nedir“Tarih Nedir?” sorusuna bir bilim dalı olması açısından şurada cevap yazmıştım. Ancak bu kısa ama yakıcı sorunun felsefî bir zeminde ele alınması gerekiyor. Onlarca yeni soruyla bağlantılı olarak bu soruya cevap veren bir kitap üzerinden, belki yeni sorular türeterek konuyu tartışmaya çalışacağım.

Tarihin ne olduğu, neye tekabul ettiği, neye yaradığı; tarihçinin kim olduğu, görevinin ne olduğu gibi sorular “Tarih“le akademik veya felsefi açılardan ilgilenen birçok kişinin kendisine sorduğu sorular olmuştur. Ancak öyle zannediyorum ki, kendisini ikna edebilmiş çok az insan vardır. Zira her tarihi konu bu soruların cevabını yeniden vermemizi gerektirmektedir.

Tarihî konu nedir? Tarihte olgular nelerdir? Bir konunun tarih değeri kazanması için neye ihtiyaç vardır? Bir olayın üzerinden tayin edilmiş bir süre geçince “tariih olgu” halini alır mı, yoksa onun başka özellikleri mi olması gerekir?

Kanaatimce bir olayın tarihin konusu olması için belli bir süre geçmeli. 20. yüzyıl başlarında bu sürenin 100 yıl olduğunu söyleyen fikir adamları olmuş. Ancak bugün herşeyin hızlandığı bir devirdeyiz ve bir olay çok daha hızla tarihin konusu oluyor. Bazı konularda ise, devlet belgeleri üzerinde konulan gizlilik kaldırılmadan bu zaman tahdidlerinin bir anlamı kalmıyor. Öte yandan bir konunun tarih değeri kazanmasına sanırım hem olayın etki alanı hem de tarihçinin keşfi etkili oluyor.

Devamını oku »

ahmet ulucay 3Ahmet Uluçay’la yıllar önce yapılmış bir söyleşiyi, onu anmak için yeniden yayınlıyoruz.

Ahmet Uluçay, son yıllarda en çok konuşulan isimlerden biri. Hatta onun adı henüz bir uzun metraj filmi yokken de çok konuşuluyordu. Bunları sinema ile biraz ilgilenen herkes biliyor. Onunla söyleşi yapacaksak, sadece röportaj için gelenlerden farklı olarak, hep yaptığımız gibi sohbet ortamında olsun ne olacaksa diye düşündük. Çünkü röportaj için gelenler sadece sineması ile ilgilendiler. Biz onun edebiyatla da ilgili olduğunu bildiğimizden konuyu bu merkezde tutmaya çalıştık.

Sinemayla ne yapmak istemiyorsun abi?

Sinemayla “bayağı sinema” yapmak istemiyorum. Her şeyin bayağısı olur; bayağı insan, bayağı kalem, bayağı çanta, bayağı boya, bayağı resim… Alçalmak istemiyorum hiçbir zaman. Hiçbir zaman insan avlamak amacıyla sinema yapmak istemiyorum. Kitleleri avlamak istemiyorum, bayağılaşarak.

Peki bu güne kadar Türk Sineması bunu başaramadı mı? Ya da çok mu azınlıkta kalıyor?

Azınlıkta kalıyor maalesef. Türk Sinemasının namusunu yeni yeni Türk sineması yönetmenleri kurtardı.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)