Alıntılar Defteri yaklaşık bir yıldır faaliyette olan bir internet platformu. Kitaplardan, dergilerden önemli sözleri belli periyodlar dahilinde yayınlıyorlar. 24. sayısına ulaşan defterde 764 alıntı var. Şiirlerden, kitaplardan hayatımıza anlam katan sözleri bütünün bir parçası olarak sunuyorlar.
Bir defter düşün, içi alıntılarla dolu. Hakikate dair ne varsa, bir şiir kitabında rastladığın, bir külliyatta, gazete köşesinde, bir teyzenin yaktığı ağıtta, bir filmin son sahnesinde, bir atalar sözünde, bir babanın evladına nasihatinde, çocuktan aldığın bir haberde, özü olan bir deyişte, Beyazıt meydanında yumrukları havada haykıran genç kızların sesinde, bir nümayişte, maruz kaldığın ikinci el bir söylevde, sana gelmiş ama hiç gitmemiş bir mektupta, bir hamişte, derkenarda, hasıraltı edilmiş, bir kenarda…
Alıntılarla bir metne kapı aralamak güzel ancak bunu asıl iş olarak görmeden devam etmek gerekir. Yani alıntı neticede üretilen bir fikir, söz veya ürün değilldir. Alıntılar, yeni fikirler üretmek için bir kapı olabilirler sadece.
Büyük emek harcanarak yayınlanan Alıntılar Defteri, yayınladığı alıntılarla bir dünyayı temsil ettiğini de göstermiş oluyor. O dünya, insanlığın ve hakikatin büyük dünyasıdır. O dünyaya girmek için defteri karıştırmak gerekiyor. Buradan buyurun: Alıntılar Defteri





Türkiye'nin ilk dergi fuarı meraklılarını bekliyor
Tarih dolu iki etkinlik
Tarih Öğrencileri Kongresine dair
İstanbul'un Fethi
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Çarlık Rusyası ve Rus-Osmanlı İlişkisi
Kitap satın alma, okuma eğilimleri - anket
Sultanın Topları
I. Murad
Tuhfetü'l-Kibar Fi Esfari'l-Bihar'ın Orjinal Baskısı Tanıtıldı
Yeniçağda Savaş




Mürevvih’in eleştirilerine bir yerde şerh düşmek isterim:
“alıntı neticede üretilen bir fikir, söz veya ürün değildir”
evet ancak şiir için bu cümle çok doğru gelmiyor bana.
şiir her okurda, farklı okuyuşlarda yeni ve yeniden üretilen bir fikir, bir duygu, bir söz ve üründür.
Alıntılar Defteri manifestosunu Mürevvih okurlarının huzuruna getirmek isterim:
Alıntı Görüşümüzdür
Alıntı, vermek için yapılan bir almaktır.
Eksiltmeksizin çoğaltmak.
Anlamı anlamlandırmak amacıyla dolaşıma sokmak.
Türetmek suretiyle üretmektir alıntı.
İyi bir alıntının iki olmazsa olmazı vardır.
İlki: alıntılayanın alıntılanana hürmet etmesi.
Bu, kaynak ismin zikredilmesi ile olur.
İkincisi: alıntılayanın kaynağı da kaynaktan alınanı da huzursuz etmemesi.
Alınanın alıntı hükmü taşıması, alıntılandığı yerde de kaynağındaki kadar
alımlı, anlamlı ve mutlu durması ile mümkün olabilir.
Alıntı bağlamından kopartılmamış olandır.
O gurbete gider ancak sıla özlemi çekmez.
Dahası onun tüm gurbetleri kendisine vatandır.
Alıntılamak bir hak!.
Bu hak kötüye kullanıldığında ortaya çıkan alıntı değil çalıntı olur.
Kötü alıntı, nam-ı diğer çalıntı, eğer küçükse, sırıtır:
Bu bir ihtardır beceriksiz alıntıcıya!
Kötü alıntı şayet Büyükse, celallenir.
Art niyetli alıntıcıdan intikam almak için kendini ifşa eder:
Bu bir intihaldir!
Kötü alıntı sahibine aittir.
İyisi mi: sen alıntıla! Paylaş.
Bir musibet yakınından geçip gittiğinde, ‘Söylenmiş güzel sözüm varmış!’ dersin.
Yaşamı dosdoğru adımlamaktır ilim: âlem’den alıntılar.
Alıntılar adımlarımızdır.
Alıntılar Defteri
hakikati süreli süresiz yayın!
güzel görünüyor, başarılar