Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

siir_aksami_1

Foto: Yasin Onat

Edebiyat Mevsimi adıyla ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti vesile bilinerek düzenlenen kültür etkinlikleri devam ediyor. 7-13 Aralık tarihleri arasında programlanan etkinliklerin dünkü bölümünde, akşam 20:00′de Divanyolu’nda, Yazarlar Birliği Kültür Merkezi’nde (Kızlarağası Medresesi) şiir akşamı düzenlendi.

Akşama İbrahim Tenekeci, Haydar Ergülen, Arif Ay, Enver Ercan, Ayşe Sevim, Nilay Özer, Mehmet Ragıp Karcı, Celal Fedai ve Zafer Acar katıldı. Ahmet Oktay da katılacaktı ama rahatsızlığı sebebiyle gelemedi. Medresenin avlusu kapıya kadar doluydu. Onlarca kişi iki saatten fazla ayakta şiir dinlemek durumunda kaldı. Büyük emek verilerek yapılan organizasyon belki önümüzdeki yıllar daha büyük bir mekanda yapılabilir.

Şairin egosu ve kalabalığın dayanılmazlığı

Şiir akşamında okunan şiirler herkesin zevkine göre şiir olup olmadığı dahî tartışılır. Kendi adıma çok zevk aldığım şiirler de oldu, beğenmediklerim de. Ancak sevdiğimiz şiirlerden alacağımız haz bazı şairlerin gereksiz hareketleriyle gölgelendi.

Dinleyiciler şairin sesinden şiir dinlemeye gelmiş ama bazı zevat şiir serüvenlerini, şiirinin çok önemli olduğunu, internette yayınlanan şiirlerine çok güzel yorumlar yapıldığını, şiirlerinin açıklamasını ve felsefi arka planını uzun uzun anlattılar. Herhalde çocukça bir sevinme ve müsamere havası içinde heyecanlanmış olmalılar.  “X şairin şiir gecesi değil. Sen şiirini oku in. Senin şiir serüvenini dinlemek isteyen olursa kendine başka bir organizasyon yaparsın.” diyen orada olmadı ama ben diyorum. Tüccar gibi şiir satmaya çalışıyorlardı. Ayrıca oradaki birçok dinleyici kimin nasıl şiir yazdığını / yazamadığını zaten biliyor.  Sevdiğimiz şairleri dinlemenin bedeli de, sanırım diğerlerine katlanmak oluyor.

siir_aksami_2

Foto: Yasin Onat

siir_aksami_3

Foto: Yasin Onat

İyi şiirler, şairler

Tabii akşamda sadece şiirini okuyup dinleyicilere keyifli anlar yaşatanlar da oldu. İbrahim Tenekeci, Haydar Ergülen, Arif Ay ve Enver Ercan bir iki kısa kelamdan sonra şiirlerini okuyan isimlerdi. Nezaketlerinden ve okudukları güzel şiirlerinden dolayı bu değerli şairlerimizi tebrik ediyorum.Şiirlerini dinleyicileri arasında pek tabii beğenmeyenler de vardır. Ama kimseye nezaketsizlik etmeden şiir akşamının ruhuna uygun davrandılar.

Edebiyat ortamı

Bu şiir akşamı vesilesiyle şairlerin egosunu, egolarının nüksettirdiği tuhaf halleri bir kez daha görmek doğrusu edebiyat açısından beni üzdü. Şair yerine konmayacak birçok kişinin ortada şair diye dolaşması, şakşakçıların bol olması şiirin de, külliyen edebiyatın da tadını kaçırıyor.

Şimdi bu yazıdan dolayı, kısa veya uzun vadede bana türlü yollarla saldırıların geleceğini de biliyorum. Kendi adımla ve kendi sitemde yazmam bunları umursamayacağımın kanıtıdır. Edebiyat dünyasında olup bitenlere kimse cesurca bir eleştiri getirmiyor. Herkes menfaat hevesiyle yağdanlık vazifesi görmek için can atıyor. Dergi editörleri, yayınevleri, kültür-sanat adamları, yazarlar, şairler ve belki de en başta eleştirmen sıfatıyla gezenler bu kötü ortamın oluşmasında sorumludurlar.

İyi şiir, iyi hikâye yazamayanları göklere çıkarmanın hiçbir iler tutar tarafı yok. Bir şair/yazar vasat ürünler veriyorsa onun yeri başkadır. Kendisini geliştirmesi için imkân verilir. Peki iyiyi kötüyü kim sezdirecek; eleştirmenler. Varlar mı, oradalar mı?

Yorum Yapın

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)