Tarih Nedir?

tarih-nedir“Tarih Nedir?” sorusuna bir bilim dalı olması açısından şurada cevap yazmıştım. Ancak bu kısa ama yakıcı sorunun felsefî bir zeminde ele alınması gerekiyor. Onlarca yeni soruyla bağlantılı olarak bu soruya cevap veren bir kitap üzerinden, belki yeni sorular türeterek konuyu tartışmaya çalışacağım.

Tarihin ne olduğu, neye tekabul ettiği, neye yaradığı; tarihçinin kim olduğu, görevinin ne olduğu gibi sorular “Tarih“le akademik veya felsefi açılardan ilgilenen birçok kişinin kendisine sorduğu sorular olmuştur. Ancak öyle zannediyorum ki, kendisini ikna edebilmiş çok az insan vardır. Zira her tarihi konu bu soruların cevabını yeniden vermemizi gerektirmektedir.

Tarihî konu nedir? Tarihte olgular nelerdir? Bir konunun tarih değeri kazanması için neye ihtiyaç vardır? Bir olayın üzerinden tayin edilmiş bir süre geçince “tariih olgu” halini alır mı, yoksa onun başka özellikleri mi olması gerekir?

Kanaatimce bir olayın tarihin konusu olması için belli bir süre geçmeli. 20. yüzyıl başlarında bu sürenin 100 yıl olduğunu söyleyen fikir adamları olmuş. Ancak bugün herşeyin hızlandığı bir devirdeyiz ve bir olay çok daha hızla tarihin konusu oluyor. Bazı konularda ise, devlet belgeleri üzerinde konulan gizlilik kaldırılmadan bu zaman tahdidlerinin bir anlamı kalmıyor. Öte yandan bir konunun tarih değeri kazanmasına sanırım hem olayın etki alanı hem de tarihçinin keşfi etkili oluyor.

Edward Hallett Carr, “Tarih Nedir?” (İletişim Yayınları, Çev: Misket Gizem Gürtürk) adlı kitabında yukarıda sıraladğım bütün sorulara cevap bulmaya çalışıyor. Kitap şu altı bölümden oluşuyor: Tarihçi ve Olguları; Tarih ve Birey; Tarih, Bilim ve Ahlâk; Tarihte Nedensellik; İlerleme Olarak Tarih; Genişleyen Ufuklar. Kitap Ocak-Mart 1961′de Cambridge Üniversitesi’nde verilmiş bir dizi konferansın çözümlerinden oluşuyor. Carr, kitapta yeni sorular etrafında konuya açıklık kazandırmaya gayret ediyor.

Önemli gördüğüm bazı cümleleri aktarmak istiyorum:

“Bir tarihçiyi kesinliğinden dolayı övmek, bir mimarı yapısında iyi fırınlanmış kereste, gereğince karıştırılmış harç kullandığından ötürü övmeye benzer. Bu, onun işinin zorunlu bir koşuludur, fakat onun temel işlevi değildir.” s 13.

“Tarihçinin görevi geçmişi sevmek ya da kendisini geçmişten kurtarmak değil, bugünü anlamanın anahtarı olarak onun üstünde çalışmak ve anlamaktır.” s 30.

“Tarih nedir? sorusununa ilk cevabım şu olacaktır: Tarihçi ile olgular arasında kesintisiz bir karşılıklı etkileşim süreci, bugün ile geçmiş arasında bitmez bir diyalog.” s 35.

“Tarihçinin bilgisi başkalarına kapalı bireysel mülkü değildir. Herhalde pek çok kuşak ve pek çok değişik ülke insanları onun toplanmasına katılmışlardır. Tarihçinin, eylemlerini yazdığı kişiler bir boşluk içinde hareket eden, yalıtılmış kimseler değildir: Onlar geçmiş bir toplumun içinde ve onun etkisi altında hareket etmişlerdir. (…) Tarihçiler nereye kadar tek tek bireylerdir, nereye kadar kendi toplum ve dönemlerinin ürünüdürler? Tarih olguları nereye kadar tek tek bireyler hakkındaki olgular, nereye kadar toplumsal olgulardır?” s 42.

“Hiç kimse tarih yazmak ya da okumak zorunda değildir ve geçmiş hakkında tarih olmayan mükemmel kitaplar da yazılabilir. Fakat sanırım, görenek, bize “tarih” kelimesini toplum içindeki insanın geçmişini araştırma sürecine ayırmak hakkını vermiştir.” s 56.

“Tarihin ahlâkla ilişkisi daha karmaşıktır ve geçmişte, bunun üzerine yapılan tartışmalardan bazı bulanıklıklar ortaya çıkmıştır. Bugün, tarihçiden tarihinde geçenkişilerin özel hayatları üstüne ahlâkî yargılarda bulunmasının istenilmediğini söylemek bile gerekmez. Tarihçiyle ahlâkçının bakış açıları aynı değildir. VII. Henry belki kötü bir koca, ama iyi bir Kral idi. Fakat tarihçi onunla ilk niteliği bakımından, ancak tarihî olayları etkilediği ölçüde ilgilenir. (…) Bu, kusurlar için olduğu kadar erdemler için de geçerli bir kuraldır.” s 86.

Günümüzde tarihin bir dönemini sevmek ya da nefret etmek şeklinde oluşan keyfiyetin tarihçilerde olmaması gerektiğine dair bu ihtarları ve değerli görüşleri içeren kitabın tarih bölümlerinde mutlaka okutulması gerekir. Ancak, “Tarih Felsefesi” derslerini fakültelerden kaldıranların bu kitabı önemli göreceklerini zannetmiyorum. Dolayısıyla kişisel çabalarla okunması gerekecektir.

Tarih Nedir?” sorusunu kendine soran herkesin, bilhassa tarihçilerin ve tarih öğrencilerinin okuması gereken bu kitap, keyifli bir sorgulama serüveni için ilk adım olarak görülebilir.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

1 Yorum

  1. kübra diyor ki:

    edward h.carr tarih nedir sorusuna yaptığı cevapla neyi kastetmiştir ne demek istemiştir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>