Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Aralık 2009 için arşiv

Yılbaşının Hristiyan adeti olup olmadığını tartışacak değilim. Çünkü aksini iddia edenlerin ne tarihî, ne de mantikî sebepleri var. Gerçi Muazzez İlmiye Çığ gibi bazıları Sümerlere ve Sümerlerden Türklere geçen bir adet olduğunu iddia ediyorsa da, oldukça zorlama ve tarihi bir kanıtı da yok.

Müslümanın Hristiyan Kültürüne Meyli

Müslümanların son 20 yıldır yılbaşını kutlamaya adım adım alışmasına şaşırıyorum. Her yıl bu tartışmalar oluyor. Ancak kendini “Müslüman” olarak tanımlayan bazı insanlar, artık yılbaşı kutlamakta bir beis görmüyor. Üstelik bunu bir marifet olarak sayıyorlar. Hristiyanlık adeti olduğu akıllarına gelmeyecek şekilde benimsemiş bulunuyorlar.

Yılbaşı kutlamaları gibi “simge” sayılabilecek mefhumlar ortaya çıktığında Müslümanların vaziyetini daha net görebiliyoruz. Ancak, gerek giyim kuşamda yani tesettürde görülen bozulma gerekse İslam kültürünün Müslümanların hayatından çıkması, dikkat edilmesi gereken noktalar.

İslamı ve İslam kültürünü tam olarak anlamayan Müslümanlar Hrıstiyan kültürüne sempati ile bakıyor ve yılbaşı kültürünün Hristiyan adeti olsa bile zararlı olmadığı kanaatiyle kutlama yapıyorlar. “İyi de yeni yılı kutlamakta ne zar var.” diyerek kutluyorlar.

Devamını oku »

Alıntılar Defteri yaklaşık bir yıldır faaliyette olan bir internet platformu. Kitaplardan, dergilerden önemli sözleri belli periyodlar dahilinde yayınlıyorlar. 24. sayısına ulaşan defterde 764 alıntı var. Şiirlerden, kitaplardan hayatımıza anlam katan sözleri bütünün bir parçası olarak sunuyorlar.

Devamını oku »

Saray Sohbetleri adıyla Topkapı Sarayı’nda düzenlenen etkinliklerin bu ayki konuşmacısı Prof. Dr. Feridun Emecen. “Şehzade Sancakları ve Şehzadeler” konulu konuşmasında Emecen hoca şehzadelik, lalalık, şehzade sancaklarının önemi, hanedan içinde şehzadenin konumu gibi konularda bilgi vereceğini ve değerli yorumlarıyla döneme ışık tutacağını tahmin ediyorum. Gidip dinleyeceğiz ve eminim ki çok istifade edeceğiz. 29 Aralık Salı günü saat 15:00′deki programa tüm tarihe ilgi duyanlar davetlidir.

Devamını oku »

Yerebatan Şiir Akşamı’nın bu ayki şairi Adonis idi. Katılım oldukça iyiydi. Önce M. Lütfi Şen Adonis’i anlattı. Şiirlerini ve şiirlerinin arka planındaki bazı unsurları dile getirdi. Ardından tiyatro sanatçıları Adonis’in şiirlerini seslendirdiler.

Bir saat süren programın konuşma kısmının tamamını, şiirler kısmının bir kısmını videoya kaydettim. Aşağıdaki videolar o kayıttan. Ancak önümüzdeki aylarda başka şairleri ağırlayacak Yerebatan’a bizzat gitmenizi ve o atmosferi yaşamanızı tavsiye ederim.

M. Lütfi Şen Bey’in Adonis’i anlatan konuşması.

http://www.dailymotion.com/video/xbnht1

Devamını oku »

10 yıldır büyük bir özveri ve titiz bir hazırlıkla her ay gerçekleştirilen Yerebatan Şiir Akşamı, şiir seven seçkin bir okura keyifli anlar yaşatıyor. Her ay programlara katılma imkânı bulamıyorum ancak kültür hayatımızda artık önemli bir yer edinen bu programın müdavimlerinin arttığını görmek beni sevindiriyor.

M. Lütfi Şen uzun yıllardan beri bu etkinliği düzenliyor. Yerebatan’ın tarihi ve büyülü atmosferinin şiire çok uygun olacağını görmüş ve Yahya Kemal ile Yerebatan Şiir Akşamı’na başlanmış. Son iki üç yıldır program hazırlığını yapan Vahide Ulusoy ise ortaokul arkadaşım olmakla birlikte, uzun yıllar poetika üzerine kafa yorduğunu; şairleri, dönemleri incelediğini biliyorum. Yerebatan Şiir Akşamı’na emek veren bu iki ismin şiire ve poetikaya da büyük mesai harcadıklarını bilmek, seçilen şairler ve okunan şiirler konusunda büyük bir güven telkin ediyor.

Modern şiirin örneklerini şiir severlere sunan bu şiir akşamları, modern şiire sadece bir kapı açıyor. Sonrası okuyucunun kendisine kalıyor. M. Lütfi Şen’le yapılmış şuradaki söyleşide, Yerebatan Şiir Akşamı’nın nasıl başlandığı ve şiir için, kültür hayatı için ne amaçlandığı olabildiğince izah etmiş. Özellikle modern şiir üzerine Lütfi Şen’in söyledikleri, şiire nasıl yaklaşılması gerektiğini de vurguluyor.

Devamını oku »

iranTopkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar, ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. İran Ulusal Müzesi ve Türkiye’nin çeşitli müzelerinden derlenen yaklaşık 300 parçalık sergide çivi yazı tabletlerinden hat örneklerine, minyatürlerden çiniye, pişmiş toprak kaplardan, heykellere pek çok eser sergileniyor.

Yahya Kemal’in “Hâfız´ın kabri olan bahçede bir gül varmış; / yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. / Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış, / Eski Şiraz´ı hayal ettiren ahengiyle.” dizeleri ete kemiğe büründü. Topkapı Sarayı’nda dün açılan ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ adlı sergi, İran coğrafyasında hüküm sürmüş medeniyetlere, daha da ötesinde on bin yıllık eski bir rüyanın içine davet ediyor. Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar’daki sergide İran Ulusal Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Askeri Müze, Sadberk Hanım Müzesi ile Millet Yazma Eserler Kütüphanesi’nden toplanmış yaklaşık 300 parça eser yer alıyor.

Devamını oku »

Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşkİtalya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’nun Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret kapsamında düzenlenen ve Sabancı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilecek, Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk başlıklı sergi 19 Kasım 2009 – 28 Şubat 2010 tarihleri arasında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) sanatseverlerle buluşacak. İstanbul 2010 Kültür Başkenti’nin ilk etkinliği olarak gerçekleştirilecek sergiyle, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan dönemde, iki kent arasındaki karşılıklı etkileşimin ve tarihsel birlikteliğin anlatılması amaçlanıyor.

Sergide Venedik müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserlerle Topkapı Sarayı Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Pera Müzesi ve Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nden seçilen eserler yer alıyor. Türkiye’deki müzelerden gelen ve ortak bir geçmişi temsil eden eserler; yoğun tarihi, sosyal ve ticari ilişkiler döneminin İstanbul cephesinde yaşananların tanıkları olarak, Venedik’ten gelen eserlere eşlik ediyor. Böylece sergi, iki şehir arasındaki yakın diplomatik, askeri, ticari ve sanatsal ilişkileri, karşılıklı etkileşim ve iç içe geçmişliği gözler önüne seriyor.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)