Yılbaşının Hristiyan adeti olup olmadığını tartışacak değilim. Çünkü aksini iddia edenlerin ne tarihî, ne de mantikî sebepleri var. Gerçi Muazzez İlmiye Çığ gibi bazıları Sümerlere ve Sümerlerden Türklere geçen bir adet olduğunu iddia ediyorsa da, oldukça zorlama ve tarihi bir kanıtı da yok.
Müslümanın Hristiyan Kültürüne Meyli
Müslümanların son 20 yıldır yılbaşını kutlamaya adım adım alışmasına şaşırıyorum. Her yıl bu tartışmalar oluyor. Ancak kendini “Müslüman” olarak tanımlayan bazı insanlar, artık yılbaşı kutlamakta bir beis görmüyor. Üstelik bunu bir marifet olarak sayıyorlar. Hristiyanlık adeti olduğu akıllarına gelmeyecek şekilde benimsemiş bulunuyorlar.
Yılbaşı kutlamaları gibi “simge” sayılabilecek mefhumlar ortaya çıktığında Müslümanların vaziyetini daha net görebiliyoruz. Ancak, gerek giyim kuşamda yani tesettürde görülen bozulma gerekse İslam kültürünün Müslümanların hayatından çıkması, dikkat edilmesi gereken noktalar.
İslamı ve İslam kültürünü tam olarak anlamayan Müslümanlar Hrıstiyan kültürüne sempati ile bakıyor ve yılbaşı kültürünün Hristiyan adeti olsa bile zararlı olmadığı kanaatiyle kutlama yapıyorlar. “İyi de yeni yılı kutlamakta ne zar var.” diyerek kutluyorlar.


Yerebatan Şiir Akşamı’nın bu ayki şairi
10 yıldır büyük bir özveri ve titiz bir hazırlıkla her ay gerçekleştirilen Yerebatan Şiir Akşamı, şiir seven seçkin bir okura keyifli anlar yaşatıyor. Her ay programlara katılma imkânı bulamıyorum ancak kültür hayatımızda artık önemli bir yer edinen bu programın müdavimlerinin arttığını görmek beni sevindiriyor.
Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar, ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. İran Ulusal Müzesi ve Türkiye’nin çeşitli müzelerinden derlenen yaklaşık 300 parçalık sergide çivi yazı tabletlerinden hat örneklerine, minyatürlerden çiniye, pişmiş toprak kaplardan, heykellere pek çok eser sergileniyor.
İtalya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’nun Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret kapsamında düzenlenen ve Sabancı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilecek, Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk başlıklı sergi 19 Kasım 2009 – 28 Şubat 2010 tarihleri arasında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) sanatseverlerle buluşacak. İstanbul 2010 Kültür Başkenti’nin ilk etkinliği olarak gerçekleştirilecek sergiyle, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan dönemde, iki kent arasındaki karşılıklı etkileşimin ve tarihsel birlikteliğin anlatılması amaçlanıyor.



İki yıl önce kuruldu, bilimde büyük üniversiteleri geride bıraktı
I. Dünya Savaşı ve Osmanlı
Şubat'ta tarih ve kültür etkinlikleri
Prof. Dr. Feridun Emecen'den yeni kitap: Fetih ve Kıyamet
Selçuklu Üniversitesi Türkiyat Dergisi
Güzel bir kitapçı: Ana Kitabevi
Yeni tema, yeni müverrih
Osmanlı Denizgücü
İbrahim Tenekeci'den Tüfeksiz Hareketler
Yazar olun, tarih yazın



