Dünyabizim.com kültür-sanat sitesinin verdiği habere göre İhsan Kabil, değerli yönetmenimiz Ahmet Uluçay’ın bugün Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Neroşirürji Bölümünde hayata gözlerini yumduğunu bildirmiş.
Ahmet Uluçay sinemamızın çok değerli bir yönetmeni idi. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmiyle beni derinden etkilemiş, defalarca seyretmeme rağmen yeni keyifler katmıştı anlarıma. Bir yandan hastalıkla mücadele ederken Bozkırda Deniz Kabuğu filmini çekmeye gayret etmiş ve tamamlamıştı. Ancak gösterime hazırlanması için büyük maddi külfet filmi geciktiriyordu ki…
Allah rahmet eylesin. Tanıyabildiğim kadarıyla çok iyi yürekli bir adamdı. Tam anlamıyla Anadolu insanı. Efendi, büyük hırsları olmayan biriydi. Sinema için ne anlam ifade ettiği sanırım o hayattayken anlaşılmamıştı. Şimdi vefat ettikten sonra anlaşılır mı, bilmem. Ama yaşarken değer verilmeyen bir insana öldükten sonra değer verilmesinin ne anlamı olacak, onu da bilmiyorum.
İslam’ın ortaya çıkışından sonra Arap yarımadasında İslam alimlerinin hadis derlemek, ilim öğrenmek, Allah’a yaklaşmak gibi gayelerle çıktıkları seyahatleri konu alan Houri Touati’nin kapsamlı eseri “Ortaçağ’da İslam ve Seyahat, Bir âlim uğraşının tarihi ve antropolojisi”nde İslam dünyasında coğrafyanın gelişimi seyahat olgusuyla beraber işleniyor.
Sevdiğim kitabevlerini yazmaya devam ediyorum. Bugün bahsedeceğim kitapçım Ana Kitabevi. Cağaloğlu’nda Sultanahmet tramvay durağına çok yakın bir noktada. Aşağıya eklediğim krokiden bakabilirsiniz.
Birkaç gün önce olsa asla TTNET ile iyi kelimesini yan yana getirmezdim. Ama geçen hafta TTNET’in sosyal medyalarda kurumsal hesap edinmesi çok cesurca karşılanmış ve birçok kişi gibi ben de göz boyamak için sosyal medyada yer aldıklarını düşünmüştüm. Zaten özellikle 
Deli Dumrul‘un Müverrih’te ne işi var demeyin hemen. Bildiğiniz gibi Demi Dumrul amcamız bizim kültürümüzün önemli bir parçası. Kültürümüze aitse bizi ilgilendiriyor demektir. Peki sizce Kadir Topbaş’ı neden mevzu bahis yapıyorum?
Eyüp’teki Silahtarağa Elektrik Santrali, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kent ölçekli elektrik santrali. 1914 ila 1983 yılları arasında İstanbul’a elektrik sunmuş. 1990 yılı itibariyle yasal olarak koruma altında olan Santral, 2004’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi‘ne tahsis edilmiş. 2007 yılında da eğitim ve kültür sanat merkezi olarak Santralistanbul adıyla faaliyete geçmiş.
“Tarihçilerin Kutbu” ve “Şeyhü’l-Müverrihin” Prof. Dr. Halil İnalcık hocaya yakıştırılan sıfatlar. Tarihçilerin kutbu ve şeyhi olduğunu tüm dünyanın büyük bir saygıyla kabul ettiği değerli hocamıza “İlim ve fikir hayatının 70. yılında” güzel bir programla teşekkür etme fırsatı oldu. Kültür A. Ş.’nin düzenlediği programı daha önce 



Halid Ziya'nın gözünden Saray ve Ötesi
Türk Tarih Kurumu'ndan Özür Tepkisi
Osmanlı arşivleri için yeni merkez kuruluyor
Akdeniz Dünyası Araştırmaları'na başvurular başlıyor
Maceraperest bir ittihatçı 60 bin askeri nasıl şehit etti
Süleymaniye Camii müze midir?!
Türkiye'nin okuma kültürü haritası
İstanbul'un fethi filmini bekliyorum
II. Ahmed
Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması - Malazgirt'e Kadar



