Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Ekim 2009 için arşiv

13 saniye

30 Ekim 2009Yorumla449 okunma

13_saniyeTürkiye’de okuma oranının düşük olduğu herkesçe malum. Okumamak için türlü bahaneler vardır. Bu bahaneler çoğaldıkça bir kişinin günlük ortalama kitap, dergi, gazete vs. okuma süresi düşüyor. İstatistiki çalışması dahi yapılmış.

Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik bölümü öğrencileri tarafından hayata geçirilen projeden öğreniyoruz ki Türkiye’de nüfusa oranla, günlük kişi başına ayrılan okuma süresi 13 saniye imiş. İnsanı dehşete düşüren bu ortalama aslında bana hiç de garip gelmedi. Ne bekliyorduk, okuma oranlarının tavan yapmasını mı? Yerlere sürünen bu durumdan öncelikle birey olarak sorumluyuz? Kedimize soracağız hemen: Ne kadar okuyoruz?

Kampanyaya destek vermenin en etkili yolu kitap okumak, dergi okumak, gazete okumak; daha çok okumak. Projeye destek vermenin diğer yolları birsayfaacin.com sitesinden öğrenilebilir.

Yarın Tüyap Kitap Fuarı açılıyor. Kitap fuarı bu istatistiki oranlara rağmen insana biraz umut veriyor. Bu vesileyle İstanbul’da olan herkesi fuara davet ediyorum.

Devamını oku »

TTKTürk Tarih Kurumu araştırmacıların işlerini kolaylaştıracak takdire şayan bir yenilikle Belgeler, Belleten dergileri ve Kongre bildirilerinde yer alan makaleleri ücretsiz sunmaya başladı. Makalelere nasıl ulaşılacağına dair detaylı bilgiler TTK tarafından duyuruldu.

İşte o duyuru:

Türk Tarih Kurumunun yayınlarından olan Türk Tarih Kongrelerinde Sunulan Bildiriler, Türk Tarih Belgeleri Dergisi BELGELER ile BELLETEN de yer alan makaleler, internet üzerinden PDF (Portable Document Format – Taşınabilir Dosya Formatı) biçiminde ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştur.

Makaleleri PDF (Portable Document Format – Taşınabilir Dosya Formatı) biçiminde indirilebilmek için e-mağazamıza üye olmalısınız.

Üye olmak için lütfen tıklayınız.

Not: Makaleleri temin edebilmeniz için…,

Devamını oku »

furkan_caliskan

Furkan Çalışkan / Foto: Kerim Akbulut

Furkan Çalışkan‘la yaklaşık yedi yıldır tanışıyoruz. Tanışmaktan da öte beraber Derkenar‘ı çıkardığımız günlerde verimli geçen saatlerimiz oldu. Dostluğuyla yanımdaydı. Edebiyata ve şiire göstermiş olduğu ihtimamla Derkenar’a isabetli katkılar yaptı. Dergi kapandıktan sonra da edebiyat ve şiir üzerine verimli sohbetimiz devam etti.

Furkan’ı ilk önce Kırklar dergisinde şiirinin yanındaki fotoğrafıyla görmüştüm. Şiirlerini okuduğum ve etkilendiğim şairin bu kadar genç olması (O zaman 20 yaşındaydı.) beni şaşırtmıştı doğrusu. Sonradan öğrendiğimize göre birçok dergi okuru ve edebiyat çevreleri Furkan’ın şiiri ve gençliği bahsine şaşırmışlardı.

Son bir kaç yıldır Dergâh dergisinde hem şiirlerini yayınlıyor hem de poetika yazıları yayımlıyor. Bu açıdan bakıldığında şiirini beslemek ve derinleştirmek için sürekli kafa yorması daha sarih düşünmesinin önünü açıyor. Her yeni şiirini bir öncekinin üstüne koymayı başarması ve poetika yazılarında nitelikli bir noktayı yakalamış olması Furkan’ın gayretini ve yeteneğini ortaya koyuyor.

Yedi yıldır şiir serüvenine şahit olduğum Furkan Çalışkan’ın ilk şiir kitabı geçen Mayıs ayında yayınlanmıştı. Kabahatler Kanunu adıyla Profil Yayınları’ndan çıkan kitabı, o zamanlar müverrih’in içeriği gereği söz konusu edememiştim. Şimdi ise bu güzel kitabı ve değerli şair arkadaşımı konuk etmekten memnuniyet duyuyorum.

Devamını oku »

Bizim Korsanlar

21 Ekim 20092 Yorum496 okunma

bizim_korsanlar Osmanlı Devleti özellikle Akdeniz‘de büyük bir güç olarak varlığını hissettirmeden önce gerek Kuzey Afrika kökenli Müslüman korsanlar, gerek Uskok tabir edilen Seng kalesine hâkim korsanlar, gerekse Rodos şövalyelerinden destek alan korsanlar Akdeniz’de gemileri tehdit ediyorlar ve ticarete mani oluyorlardı.

Osmanlı Devleti Akdeniz’de bir güç haline geldikten sonra ilişkileri düzenlemeye başladı. Ticaretin güvenliği bu ilişkilerin başında geliyordu. Müslüman korsanlar ise devlet donanmalarına karşı savaşmak yerine, kendileri için güçlü bir hâmi olması için Osmanlı’ya tâbi oldular.

Osmanlı’ya tâbi korsanlar karadaki akıncı beyleri gibi organize edildi. Ahidnâme verilmiş devletlerin tüccarları haricinde serbest bırakıldılar. Düşman devletlerin menfaatlerine zarar vermek suretiyle birer uc beyi konumunda hareket ederken, Osmanlı Devlet Donanması’nın siyasî olarak Akdeniz’de etkin olamadığı dönemlerde bu gemilerden istifade edildi.

Korsan tabiri aslına bakılırsa Osmanlı korsanları için uygun bir tabi değil. Şöyle ki, “korsan” deniz hırsızı manasına gelmekte iken, Osmanlı bu denizcilere Levend / Levent diyordu ve devlete bağlıydılar. İslam hukuku ile sınırlı idiler.

Alper Uygur “Bizim Korsanlar, Akdeniz’i Köpürten Osmanlı Leventleri” adıyla çok güzel bir kitap yayınlamış. Yapı Kredi Kültür Yayınları’ndan çıkan kitap Doğan Kardeş serisinden çıktığı için çocuk kitabı gibi algılanıyor ama büyüklerin de denizcileri tanıması ve maceralarına ortak olması için eğlenceli bir kitap olmuş.

Devamını oku »

sahhaflar_kitap_sarayi1Sahaflar Çarşısı Beyazıd’la özdeşleşmiş bir mekân olarak varlığını sürdürüyor. 40′lı yaşlarını geçmiş olanlar belki “Ah o eski Sahaflar Çarşısı” diyecek ama şimdiki Sahaflar Çarşısı’nın kendine özgü bir yanı yine de var. Belki işlerin eski düzen yürümemesinden, belki de artık kitap müptelalarının istendiği kadar çok olmamasından dolayı eski Sahaflar yok. Ama bu durumda tek suçlunun çarşı esnafında olduğunu söylemek haksızlık olur. Zira okuyucular eski okuyucu değil her şeyden önce. Diğer yandan esnaf dayanışmasının dar bir alanda kalıyor olması da çarşıyla ilgili alınabilecek güzel kararların ertelenmesine sebep olabileceğini unutmamak gerekir.

Devamını oku »

Islam_Empire_of_Faith_DVD_coverAmerikan PBS televizyonunun 2000 yılında çektiği Islam: Empire of Faith (İslam: İnanç İmparatorluğu), gerek yapıma harcanan emek ve titizlik gerekse uzmanları açısından ilginç bir yapım olmuş. Belgeselde canlandırmalar için yeni paltformalar kurulmuş ve en ince ayrıntı düşünülmüş. Değerli uzmanların görüşlerine yer verilen belgeselde Türkiye’den Prof. Dr. Esin Atıl yer alıyor. Ayrıca Washington Üniversitesi’nden Ahmet Karamustafa da uzman görüşü belirtenler arasında.

Belgeselde Peygamber efendimiz Hz. Muhammed hakkında ve İslam hakkında şaşırtıcı bir hayranlıkla bahsediyorlar. Tarihi olayları anlatırken olabildiğince objektif davranılmış olduğunu söyleyebilirim. Uzun bir belgesel. Yaklaşık 2 buçuk saat süren belgeseli büyük bir merakla izleyeceğiniz düşünüyorum. İngilizce bilmeyenler için çeşitli forumlarda altyazılı video bulunabilir.

Son bir not: Aşağıdaki videolardan sonuncusu Osmanlı devletini anlatıyor.

http://video.google.com/videoplay?docid=4222791480425043142

Devamını oku »

İbrahim Kalın Dergâh’ta

12 Ekim 2009Yorumla584 okunma

dergah_236Dergâh dergisinin Ekim sayısı İbrahim Kalın‘ın “Avrupa, İslam ve Türkiye” başlıklı yazısıyla açılıyor. Yazıda Avrupa’nın geleneği ile İslam geleneği arasındaki ihtilaflar, Avrupa’nın İslam’a bakışı ekseninde Avrupa-Türkiye ilişkilerinin nasıl bir yön alacağı üzerinde durulmuş. Hrıstiyan Avrupa kültürünün temellerinin sarsılmasından endişe eden bir grup Batılının, Türkiye’nin İslam kültürüyle beraber Avrupa’yı İslamlaştıracağı korkusuna da değinilen yazıda İbrahim Kalın’ın tarih, siyaset, felsefe ve kültür nazarından meseleye derinlik kazandırdığı görülüyor. Üzerinde düşünülmesi gereken bir konuda zihin açıcı bir yazı olarak okunabilir.

Dergâh’ın Ekim sayısında açıkçası şiirlerin çok güçlü olmadığı kanaatindeyim. Daha doğrusu geçen sayılarda güçlü şiirlerin mısraları henüz zihnimdeyken bu sayıdaki şiirleri okuduğum için ister istemez kıyaslama yapıyorum.Ama buna rağmen yayınlanan dergiler içinde en kıymetli şiirlerin yine Dergâh’da yer aldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Dergideki hikâyeler ise bu sayıda yine çok güzel. İnsanların duyarlıklarını incelikle anlatan, hüznü ve acıyı, ironiyi ve endişeyi barındıran güzel hikâyeler var yani.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)