Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Eylül 2009 için arşiv

ayrac kapakKitap okunmadığı söylenen bir ülkenin, en küçük ekonomik sarsıntıda kitabı hayatından çıkaran güzel halkımızın daha çok kitap okuması, okuyanların feyzlenmesi için çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bunlardan en somut olanı ve en “delicesi” bir kitap dergisi: Ayraç. Büyük bir emekle ve titizlikle hazırlandığı her halinden belli olan dergiyi kitap okumayı boş zaman eğlencesi olmaktan çoktan çıkarmış her insan evladının okuması gerekir.

Çok güzel kapak tasarımları ve “kitap tahlili ve eleştiri dergisi” sloganıyla yayın hayatına başlayan Ayraç dergisinin ikinci sayısı 1 Ekim’den itibaren kitapçılarda bizi bekleyecekmiş.

İkinci sayıyı 1 ekim olmadan görmemiz mümkün olmasa da, ilk sayıyı gören biri olarak heyecan duymamam mümkün değil. Basın bülteninde derginin içeriğinden verilen tiyolar da heyecanı artırıyor. Bakalım Ayraç’ın ikinci sayısında neler varmış:

İkinci sayı Mukadder Erkan’ın Hilmi Yavuz poetiği hakkında yazdığı bir yazıyla başlıyor. Ardından Abdullah Yavuz Altun’un Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabıyla alakalı tahlilini, Yunus Emre Tozal’ın Sezai Karakoç’un Yunus Emre kitabından hareketle yazdığı “Yunus Yürekli Olmak” yazısını, Ali Utku’nun “Filozof Rıza Tevfik Bey’in Dârulfünûn Felsefe Ders Notları” başlıklı inceleme yazısını okuyacaksınız. Ahmet Bozkurt ile Auerbach’ın 1942-1945 yılları arasında İstanbulda kaleme aldığı, Homeros ile başlanan ve ardından Shakespeare, Dante, Goethe, Cervantes, Victor Hugo, Dostoyevski, Balzac, Virginia Woolf, Marcel Proust, James Joyce ile devam eden yolculuğa çıkacaksınız.

Devamını oku »

Beyoğlu Sahaf Festivali

30 Eylül 2009Yorumla772 okunma

sahaffestivaliEski zaman öğrencilerinin en uğrak yerlerinden biri hiç kuşkusuz sahaflardı. Şimdilerde kafelere giden gençlik -ne yazık ki- üniversiteden fotokopilerle  mezun oluyor. Birçok üniversitelinin yolunu bilmediği güncel kitapçıların yanında sahafların neredeyse esamesi okunmuyor. Buna rağmen ilgilileri sahafların yolunu aşındırmayı zaten biliyor. Kitap, dergi, eski kartpostal, broşür, gazete meraklıları sahafların yolunu bu saikle belki bir kitap için haftalarca aşındırıyor. Ama şimdi bütün sahaflar tek bir yerde “festival” yapıyor.

Beyoğlu’nda, Taksim Gezi Parkı’nda kitapseverler sahaflarına bu sene de kavuştu. Belediyenin organize ettiği festivalde 60 sahaf yer alıyor. Mini kitap fuarı havasında, küçük dükkanlarında eskimeyenleri meraklıları ve ilgilileriyle buluşturan sahaflar bu yıl daha geniş bir alanda kitaplarını okuyucuya sunma imkanı bulmuş.

Geçen gün vaktimin dar zamanında hızlıca gezdim. Özellikle 1 – 5 lira arası ucuz kitapların okuyucular tarafından adeta kapışıldığını görünce acaba dedim gerçek sahafiye kitapların ilgilileri nerede? Biraz daha gezince sahaflara tek tek kitap soranları, tatlı pazarlıkları ve dikkatle kitapları inceleyen kitapseverleri gördüm.

11 Ekim’e kadar gezilebilecek sahaf fuarında belki bir zamanlar çok aradığınız, bir türlü bulamadığınız kitabı bulacaksanız. Belki bir plak arıyorsunuz çok eskilerden, belki bir karikatür dergisi. Belki de 70′lerden, 80′lerden nostaljik birer hatıra arıyorsunuzdur.

Devamını oku »

Tahir Sami Bey ve sessiz hayat

29 Eylül 20091 Yorum712 okunma

tahir_sami_beyin_özel_hayatiTürk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Mustafa Kutlu, 2000 yılından beri, düzenli olarak her yıl bir “hikâye” kitabı yayımlıyor. Bu kitaplar sırasıyla; Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar, Chef, Menekşeli Mektup, Kapıları Açmak ve Huzursuz Bacak…

Mustafa Kutlu, Eylül’ü beklemeden ve bizi bekletmeden “Tarih Sami Bey’in Özel Hayatı”na misafir etti.

Modern dünyanın zorladığı hız ve kabalık (incelikleri yakalayamama) karşısında incelik ve sukûneti telkin eden bir hikâye kitabı Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı. Bir kitap tutkununun tutkusuyla beraber o bekleyen dramatik sona yuvarlanışı.

Daha önceki Mustafa Kutlu karakterlerinde görülen keder, sukûnet, dramatizm, teslimiyet gibi unsurlar Tahir Sami Bey’de de var. Kimdir Tahir Sami Bey?

Devamını oku »

55 bin parçalık sikke sergisi

28 Eylül 2009Yorumla1.411 okunma

yapikredi_sikke_sergisi_2Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nin yeni sergisi “Sikkeler Ne Anlatır? Ortaçağ Anadolu Sikkelerinde Simgeler ve Çokkültürlülük” adıyla ziyaretçilere açılıyor. Sikkeler üzerinden Anadolu’nun görsel zenginliğine ışık tutulan sergide büyük bir koleksiyon gün yüzüne çıkarılıyor.

Sergi, Yapı Kredi’nin sahip olduğu 55 bin parçalık dünyanın üçüncü büyük sikke koleksiyonundan seçilerek oluşturuldu.

Lidyalıların ilk madeni parayı basmalarından bu yana para, çok fazla şekil değiştirmedi. Maden üzerine basılan bu sikkelerde devletin arması, sikkeyi bastıran hükümdarın adı, sikkenin basım tarihi, değeri ve basıldığı şehrin ismi gibi çeşitli veriler bulunur. Sikkelerde, bunların yanısıra, Anadolu uygarlıklarının, kültürlerinden, mitolojilerinden, bulundukları coğrafyadan, yaşadıkları olaylardan hareketle, çoğu kez simgesel değerler atfettikleri çeşitli figürler de göze çarpmaktadır.

Devamını oku »

Tersane müzesinde neler olmalı

27 Eylül 20091 Yorum673 okunma

Tersane-i AmireDaha önce değerli hocamız Prof. Dr. İdris Bostan’ın çalışmaları ve öncülüğüyle Haliç Tersanesi’nin Osmanlı İmparatorluğu’na yakışır bir tersane müzesine dönüştürülmesi için çalışmaların yapılacağı duyurmuştum. Ancak, tahmin edilebilir ki bu tip büyük projelerde kamuoyu etkisi çok önemli. Bu nedenle Vira Haber sitesinde yayınlanan ankete katılmanızı rica ediyorum.

Çeşitli vesilelerle müze projesi üzerine müverrih arkadaşlarımla görüşüyor, fikir alışverişinde bulunuyorduk. En son dün akşam bir araya geldiğimiz arkadaşlara “Tersane müzesinde neler olmalı?” sorusunu yönettim. Birbirinden güzel fikirler ortaya çıktı.

İşte müzede olması teklif edilen başlıklar:

- Tersane alanının bir kısmında “miniatürk” tarzında tarihî yarımadayı gösteren ve dolayısıyla tersanenin yerini daha net gösteren bir boyutlandırma çalışması.

Devamını oku »

Osmanlı ArşiviSon sel felaketinin ardından Osmanlı Arşivleri ile ilgili gündeme getirilen iddialar ne anlama geliyor? İleri sürüldüğü gibi İkitelli’deki depoları gerçekten sel mi bastı? Kâğıthane’de inşası düşünülen kompleks dere yatağında mı?

‘Osmanlı Arşivleri’nin en önemli belgeleri sel bölgesi ‘İkitelli çayırındaki derme çatma bir barakada’ saklanıyor; ancak bu durumdan hiçbir yetkili rahatsızlık duymuyor. Üstüne, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 9 ay önce yazılı uyarısına rağmen ‘Arşiv Sarayı’ projesi sel tehlikesine açık Kâğıthane bölgesine inşa edilmek isteniyor.”

Bu iddialar, araştırmacı Murat Bardakçı’nın 16 Eylül’de Habertürk Gazetesi’nde yayımlanan “DSİ ‘Osmanlı Arşivi sele kurban gider’ diyor ama dinleyen yok” başlıklı yazısında yer aldı. Dolaylı yoldan yetkilileri vurdumduymazlıkla suçlayan Bardakçı, metnin son kısmında ‘İnadın ardında ne var?’ diye soruyordu. Peki, İkitelli’deki arşiv depoları ve Kâğıthane projesiyle ilgili iddialar gerçeği ne kadar yansıtıyor? 700 yıllık Osmanlı tarihinin en önemli mirası arşiv belgeleri göz göre göre ihmale mi kurban ediliyor? Aslında durum, Bardakçı’nın yazdığı gibi değil. İşleyen bir süreç var ve arşiv belgelerinin korunması için ciddi çalışmalar yapılıyor.

Devamını oku »

Yeni tema, yeni müverrih

19 Eylül 20094 Yorum597 okunma

muverrih_yeniYaklaşık iki aydır siteye yazı yazmıyorum. Dil sınavlarına hazırlanmamın yanında başka gerekçelerle böyle bir ara verdim. Bu gerekçelerden biri siteye daha farklı alanlarda yazmak istememe rağmen sitenin sınırlı yapısının buna müsaade etmemesiydi.

Tarih mezunuyum ama 2003-2008 yılları arasında bir edebiyat dergisi çıkardım: Derkenar. Hikâye yazıyorum. Birçok edebiyat dergisini takip ediyorum. Romanlar, hikâyeler, şiir kitapları, tartışmalardan uzak kalmıyorum diyebilirim. Tarih bütün bunlardan biri olarak önemli bir yerde duruyor. Ancak bu sitede sadece tarihle ilgili yazmak, izah ettiğim üzere ilgi alanlarımdan sadece biriyle ilgili yazmaktan ibaretti.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)