Kitap okunmadığı söylenen bir ülkenin, en küçük ekonomik sarsıntıda kitabı hayatından çıkaran güzel halkımızın daha çok kitap okuması, okuyanların feyzlenmesi için çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bunlardan en somut olanı ve en “delicesi” bir kitap dergisi: Ayraç. Büyük bir emekle ve titizlikle hazırlandığı her halinden belli olan dergiyi kitap okumayı boş zaman eğlencesi olmaktan çoktan çıkarmış her insan evladının okuması gerekir.
Çok güzel kapak tasarımları ve “kitap tahlili ve eleştiri dergisi” sloganıyla yayın hayatına başlayan Ayraç dergisinin ikinci sayısı 1 Ekim’den itibaren kitapçılarda bizi bekleyecekmiş.
İkinci sayıyı 1 ekim olmadan görmemiz mümkün olmasa da, ilk sayıyı gören biri olarak heyecan duymamam mümkün değil. Basın bülteninde derginin içeriğinden verilen tiyolar da heyecanı artırıyor. Bakalım Ayraç’ın ikinci sayısında neler varmış:
İkinci sayı Mukadder Erkan’ın Hilmi Yavuz poetiği hakkında yazdığı bir yazıyla başlıyor. Ardından Abdullah Yavuz Altun’un Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabıyla alakalı tahlilini, Yunus Emre Tozal’ın Sezai Karakoç’un Yunus Emre kitabından hareketle yazdığı “Yunus Yürekli Olmak” yazısını, Ali Utku’nun “Filozof Rıza Tevfik Bey’in Dârulfünûn Felsefe Ders Notları” başlıklı inceleme yazısını okuyacaksınız. Ahmet Bozkurt ile Auerbach’ın 1942-1945 yılları arasında İstanbulda kaleme aldığı, Homeros ile başlanan ve ardından Shakespeare, Dante, Goethe, Cervantes, Victor Hugo, Dostoyevski, Balzac, Virginia Woolf, Marcel Proust, James Joyce ile devam eden yolculuğa çıkacaksınız.
Eski zaman öğrencilerinin en uğrak yerlerinden biri hiç kuşkusuz sahaflardı. Şimdilerde kafelere giden gençlik -ne yazık ki- üniversiteden fotokopilerle mezun oluyor. Birçok üniversitelinin yolunu bilmediği güncel kitapçıların yanında sahafların neredeyse esamesi okunmuyor. Buna rağmen ilgilileri sahafların yolunu aşındırmayı zaten biliyor. Kitap, dergi, eski kartpostal, broşür, gazete meraklıları sahafların yolunu bu saikle belki bir kitap için haftalarca aşındırıyor. Ama şimdi bütün sahaflar tek bir yerde “festival” yapıyor.
Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Mustafa Kutlu, 2000 yılından beri, düzenli olarak her yıl bir “hikâye” kitabı yayımlıyor. Bu kitaplar sırasıyla; Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar, Chef, Menekşeli Mektup, Kapıları Açmak ve Huzursuz Bacak…
Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nin yeni sergisi “Sikkeler Ne Anlatır? Ortaçağ Anadolu Sikkelerinde Simgeler ve Çokkültürlülük” adıyla ziyaretçilere açılıyor. Sikkeler üzerinden Anadolu’nun görsel zenginliğine ışık tutulan sergide büyük bir koleksiyon gün yüzüne çıkarılıyor.
Daha önce değerli hocamız Prof. Dr. İdris Bostan’ın çalışmaları ve öncülüğüyle Haliç Tersanesi’nin
Son sel felaketinin ardından 




I. Dünya Savaşının Nedenleri
Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk
İstanbul'un fethi filmini bekliyorum
Dergâh Ekim'de yine dopdolu
Ayastefanos'tan Sonra Osmanlı'nın Teşebbüsleri
Tersane müzesinde neler olmalı
Batılıların gözünden İslam, Müslümanlar ve Osmanlı
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Japon Modernizmi
Atatürk yalnız dinin değil, ordunun da siyasetten ayrılmasını istemişti
Dünya siyaseti müverrihi ilgilendirir mi?



