Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Temmuz 2009 için arşiv

arke1Kalorifer sistemi, 2 bin yıl önce de kullanılıyormuş. Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer Köyü sınırları içinde yer alan Parion antik kentindeki Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip villanın, kalorifere benzeyen bir sistemle ısıtıldığı ortaya çıktı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Cevat Başaran, 2006 yılında antik tiyatro sahnesinin karşısında yapılan kazı çalışmalarında kalıntıları ortaya çıkarılan iç avlunun, revaklı bir Roma villasına ait olduğunun belirlendiğini açıkladı. Prof. Dr. Başaran, villanın, Roma döneminin gösterişli hayatını yansıtan bir mimari yapıya sahip olduğunu söylüyor.

Villanın avlusunun sütunlarla çevrili olduğunu, şu anki çalışmalardaysa avlunun etrafını açtıklarını ifade eden Başaran, “Böylelikle yapının planını ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Buradaki mimari öğeler, villada çok lüks bir yaşamın olduğunu gösteriyor. Bu da Parion’un ne kadar zengin bir kültürel değere sahip olduğunu ifade ediyor” diyor.
Devamını oku »

Selçuklu Sipahisi

Selçuklu Sipahisi

İslamiyet’in ilk zamanlarından itibaren bütün İslam devletlerinde “Berid” olarak adlandırılan posta teşkilatının çok eski zamanlardan itibaren var olduğu bilinmektedir. Berid sözcüğünün Latince posta hayvanı anlamına gelen Veradus ‘tan geldiği hakkında yaygın bir kanaat vardır. İslam âleminde bu teşkilatı berid adı altında ilk kez kuran I. Muaviye’dir. Onun Bizans posta teşkilatından faydalandığı da bilinmektedir. Posta sisteminin kökeni ise Ahamenidlere dayanmaktadır.

I.Dara zamanında hükümdarın emirlerini hızla yetiştirmek ve imparatorluğun her tarafında olup biteni imparatora en hızlı ve doğru olarak bildirmek üzere geniş teşkilatlı bir devlet postası kurulmuştur. İslam devletlerinde berid teşkilatı geniş ölçüde kullanılmıştır. Emeviler bu teşkilatın yürümesi için yılda 4 milyon dirhem harcıyorlardı. Abbasiler’de ise yine berid teşkilatına önem verilmiş hatta posta ve istihbarat işleriyle meşgul divan-ı berid adıyla birde divan kurmuşlardı. Büyük Selçuklular’da ise Gazneliler’den ve Buveyhiler’den kalan diğer bazı kuruluşlar gibi bu kurumunda bozulduğu ve casusluk işlerine hiç önem verilmediği görülür. Hatta Alparslan casus ve casusluktan devlete zarar geleceğine inanmış ve berid divanını kaldırmıştır. Ancak çok geniş bir coğrafyaya hâkim olan Selçukluların berid teşkilatından uzak kalması da düşünülemezdi. Bu nedenle berid divanı yerine bu vazife “Sahib – i haber” veya “sahib-i berid” denilen ve sultan tarafından seçilen kişilere verilmiştir. Alparslan’dan sonra tahta geçen Melikşah berid teşkilatından geniş ölçüde faydalanmıştır.

Devamını oku »

Tersane müzesi nasıl olsun

14 Temmuz 200911 Yorum1.302 okunma

Haliç TersanesiHaliç Tersanesi’nin müze olması kararı verildikten sonra, buranın nasıl bir müze yapılacağı tartışılmaya başladı. Geniş bir alanda, uzun bir zaman dilimini anlatacak bir müze nasıl yapılabilir? Binlerce malzeme nasıl sergilenebilir? Sadece tersane işlevi açısından değil, Osmanlı denizciliği burada nasıl göz önünde canlandırılabilir?

Bu soruların yanıtlarını bu yazıyı okuyan herkesten öğrenmek isterim. Çünkü tersane müzesinin nasıl hayal edildiği çok önemli. Belki sizlerin bir önerisi müzede ciddi bir değişikliğe yol açacak. Nasıl bir tersane müzesi istiyorsunuz?

Daha önce Prof. Dr. İdris Bostan hocanın “Bir tersane müzesine niçin ihtiyaç var?” başlıklı makalesini yayınlamış ve Vira dergisinde yayınlanan söyleşisini de şurada iktibas etmiştim. Öncesinde bu iki yazının dikkatle okunmasında fayda var.

Devamını oku »

Prof. İdris BostanDaha önce şurada değerli hocamız Prof. İdris Bostan’ın Haliç Tersanesi’nin müze yapılmasına ilişkin yazısını yayınlamıştık. Şimdi de Vira dergisine geçtiğimiz aylarda Haliç Tersanesi ve Osmanlı denizciliği hakkında verdiği söyleşiyi yayınlıyoruz.

Bugünlerde ise Haliç Tersanesi’nin müze yapılmasıyla ilgili hazırlıkların başladığını hatırlatarak ilerleyen günlerde bu konuyla ilgili yazıların devam edeceğini haber vereyim.

İşte o söyleşi:

Osmanlı döneminde denizciliğin kalbi Haliç’te atıyordu. Bu bölgenin bir müze haline dönüştürülmesi için çalışıyorsunuz. Bu konudaki önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Haliç, Osmanlılar döneminden itibaren yaklaşık 500 yıldır gemi inşa sanayinin merkezi olarak görev yapıyor. Tersâne-i Âmire’de sadece XVII. Yüzyıl için yaptığım araştırma sonuçlarına göre; bir yüzyıl içinde 1000’den fazla gemi inşa ve tamir edilmiş. Bu bölgede zaman içinde bu inşa faaliyetlerinin yürütüldüğü imalathane ve fabrikalar yanında; yönetim binaları, çalışanların ikametine mahsus yapılar, dini ve sosyal amaçlı binalar yer aldı. Bu sayede bölgede Kasımpaşa gibi bir denizci şehri kuruldu ve gelişti. III. Selim devrinden kalma havuzla birlikte tarihi üç havuzun bulunduğu bugünkü “Haliç Tersanesi” bölgesi özellikle dikkate alınmalıdır. Bu tersane bölgesinde ve imparatorluğun diğer tersanelerinde inşa edilen gemilerin oluşturduğu muazzam Osmanlı Donanması, hemen her sene Beşiktaş’tan hareketle Akdeniz’e veya Karadeniz’e açıldı. Bu durum şüphesiz çok güçlü bir deniz politikasına sahip, bir deniz imparatorluğu amacı olan Osmanlıları Akdeniz coğrafyası merkezli dünyanın en etkin devleti yapmıştır. Bu derece denizlerde egemen olan bir devletin kendi geçmiş düzeyini temsil eden, iyi planlanmış, müzecilik kriterlerine uygun ve uluslararası düzeyi olan bir konumda temsil edilmemesi şahsen beni böyle bir müzenin kurulması konusunu gündeme taşıma hususunda cesaretlendiriyor. Sadece yurt dışındaki müzeleri görerek imrenmek yerine, en az onlar kadar tarihî geçmişe sahip bir müzemizin olması anlamlı olur diye düşünüyorum.

Devamını oku »

Yeni tema

12 Temmuz 20093 Yorum711 okunma

muverrih_tema

Uzun zamandır yeni tema arıyordum. Daha önceki Dilectio temasında arama yapıldığında sonuçlar birinci sayfadan sonrasını göstermiyordu. Ayrıca bazı eklentilerin çalışmasında problem çıkartıyordu.

Yeni tema ararken, daha farklı bir tema aramama rağmen istediğimi bulamadım. Blog temasından ziyade haber sitesi tarzında bir tasarım aramıştım.Bulamayınca şimdlik fervens-c temasına geçiş yaptım.

Devamını oku »

Prof. Dr. İdris BostanProf. Dr. İdris Bostan, Osmanlı denizciliği alanında gerek kitap çalışmaları ile gerekse televizyon programlarında verdiği bilgilerle, sadece denizcilik tarihimize değil, Osmanlı tarihine daha farklı bir noktadan bakmamızı sağlıyor.

Mehtap TV’de Ramazan Ümit Şimşek’in sunduğu Çınaraltı programının 25 Mart 2009 tarihinde yayınlanan bölümünde Prof. Dr. İdris Bostan hoca konuk idi. Yaklaşık bir saat kadar süren programda Ramazan Ümit Bey’in konuyu açan sorularıyla çok değerli bir sohbet çıkmış ortaya. Kaçıranlar, yeniden izlemek isteyenler, Osmanlı tarihini ve denizciliğini merak edenler için Çınaraltı’nın söz konusu bölümünü yayınlıyoruz.

Programın kayıtlarını bizlerle paylaşan Ramazan Ümit Şimşek Bey’e teşekkür ediyoruz.

Video boyutundan dolayı tüm programı sekize böldüğüm için kusura bakmayın.

İşte vieolar:

Devamını oku »

Yazar olun, tarih yazın

6 Temmuz 2009Yorumla722 okunma

kal_klavUzun zamandır muverrih’e yazar kaydını açıp açmamayı düşünüyordum. Sadece bir kişinin yazdığı bir site olmasını başından beri istemedim ancak taşlar yerine oturana kadar böyle devam etmeliydi. Gerçi çok seyrek yazan birkaç arkadaşım yazar olarak kayıtlı ama bundan sonra onlardan da daha fazla yazı bekliyorum.

Neler yazabilirsiniz?

Tarihle ilgili olan her şey. Osmanlı tarihi, Türk tarihi gibi bir sınırlamamız yok. Bize yeni bir bilgi verecek her yazı bu blogda yer alabilir. Tarihi arka planı muhafaza edilmek şartıyla geleceğe yönelik projeksiyonlar, devletler arası siyasetin durumu yani günümüzde olup bitenleri, asla politik açmazlara düşmeden, değerlendiren yazılar da yazabilirsiniz.

Nasıl kayıt olacağım?

Yönetim kısmından “Kayıt Ol” bağlantısını takip ederek yazar kaydınızı yapabilirsiniz.

Çok fazla spam kayıt gelmeye başladığı için muverrihnet[at]gmail.com adresine e-posta gönderirseniz, kaydınızı manuel olarak yapacağım ve size şifreniz gönderilecek.

Siteye yazı eklerken başlık kısmına yazınızı ifade edecek en uygun kısa ifadeyi seçmeniz, yazınızı çok uzun tutmamanız okunmasına katkı sağlayacaktır.

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)