Ortaçağ savaşlarını özetleyen bazı unsurlar vardır. Bunların en belirgin olanı, ağır süvari sınıfının yükselişi, üstünlüğü ve çöküşüdür. Diğeri ise, -ortaçağ savaşlarını izah etmede bu kadar belirgin olmasa da- ileri karakollar ve gezici nöbetçilerin olmadığı bir ortamda orduların haberleşerek buluşmasından kaynaklı çok seyrek savaşmadır. Örneğin, Büyük Friedrich ya da I. Napoleon, bir yılda, bir ortaçağ komutanının on yılda savaştığından daha çok savaşmıştı.
6. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar Ortaçağ savaşçısının en önemli silahı kama, kılıç, ok ve savaş baltası olmuştur. Aynı dönemler içinde süvarinin önemi sürekli artmıştır. Savunma silahlarının kullanımında da bir artış gözlenmiştir. Klasik sorguçlu miğferle beraber vücudu kalçaya kadar örten bir zırhlı gömlek kullanılmıştır. 11. yüzyıla kadar piyade varlığını sürdürse bile süvari daha önemli hale geldi. Ancak 11. yüzyıldan sonra piyade tamamen yok oldu. Bunda, atın savaş meydanlarındaki hızı, rakibine üstünlük kurmadaki becerisi etkili olmuştu. 12. ve 13. yüzyıllarda ise süvari birlikleri orduyu teşkil eden yegâne birliklerdi. Piyade ise sadece savaş hizmetleri ve bazı durumlarda savaşı başlatmak için “piyon” olarak kullanılıyordu.




Tarih Usulu Bakımından "Küçük Ağa"
1001 İcat Sergisi - İslam Medeniyetinin Bilim ve Teknoloji Serüveni
Sahaflar Çarşısı'nın Sahhaflar Kitabevi
Osmanlı Gemileri
II. Mahmud
BBC Eski Dünyanın Kayıp Şehirleri - Hattuşaş'ın Gizemli Hikâyesi
Birinci Meclis'in başına neler geldi?
Ücretli Başbakan Arıyoruz!
ALES Puan Hesaplama
"19 Nisan 1919'da Trabzon'a çıktım"



