
Sultan II. Mahmut
Alemdar Mustafa Paşa ilk iş olarak III. Selim’e karşı olanları cezalandırmış ülkede düzeni yeniden kurmaya çalışmıştır. Daha sonra Anadolu ve Rumelideki bütün ayanları İstanbul’a davet etmiş 8 Eylül 1808 de yapılan büyük bir toplantıyla eğitimli askerlere ihtiyaç olduğunu ve aradaki ayrılıkların ortadan kaldırılması gerektiğini anlatmıştır. Bunun sonucunda ayanlarla Osmanlı Devleti arasında 7 maddeden oluşan Sened-i İttifak imzalanmıştır. Devlet bu senetle bir bakıma özerkliğini ilan etmiş olan ayanların varlıklarını kabul etmiş ve onları hukuki hale getirmiştir. Bu bir bakıma padişahın yetkilerinin sınırlanması ve bazı yetkilerinden zorunlu olarak vazgeçmesi anlamına gelmiştir. II. Mahmud bunu üzüntüyle karşılamış fakat dönemin şartlarında yapılacak başka bir şey olmadığını kabul etmiştir. Alemdar Mustafa Paşa bundan sonra yenilik karşıtlarını ürkütmemek için Nizam-ı Cedit’i tekrar canlandırmaya çalışmış yeni bir ordu oluşturarak buna Sekban-ı Cedit adını vermiştir. Fakat yeniçeriler ve halk bundan mennun olmamış Mustafa Paşa’nın idaresini sert ve hırçın bulmuşlardır ve isyan ederek 15 Kasım 1808 de Mustafa Paşa’nın ölümüne neden olmuşlardır. İsyancılar IV. Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmak istemiş ama II. Mahmud’un onu boğdurmasıyla başarılı olamamışlardır. Sekban-ı Cedid’in kaldırılmasıyla isyan sona ermiştir. Bu sırada devlet iç ve dış tehlike altındaydı. Mora isyanı neticesinde bu isyanı bastıracak gücü olmayan II. Mahmud Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’dan yardım istemiş isyan bastırılmış fakat daha sonra Mehmed Ali Paşa’nın padişaha karşı çıkması ve II. Mahmud’un Rusya’dan yardım istemesi ile olay devletlerarası bir mesele haline gelmiştir.
Bu sırada yeniçeri ocağı kaldırılmış ve yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni bir ordunun kurulmasına girişilmiştir. Bunun yanında Divan örgütünü kaldırıp yerine bakanlıklar kurulmuş ve iş bölümü yapmıştır. Valileri maaşlı hale getirerek merkezi otoriteyi güçlendirmiş, ilkokullar açılarak ilköğretimi zorunlu hale getirmiştir. İlk defa Avrupa’ya öğrenci gönderilmiş, nüfus sayımı yapılmıştır. Kıyafette yenilikler yapılmış, Takvim-i Vakayi adlı ilk resmi gazete çıkarılmıştır. Böylece Avrupa’nın bilim ve tekniğinden yararlanılarak geniş kapsamlı yenilik hareketlerine girişilmiştir. Bütün bunlara Tanzimat adı verilmiş ve hazırlıkları II. Mahmud döneminde olmuş fakat padişah Abdülmecit tarafından 3 Kasım 1839’da ilan edilmiştir.

Sultan Abdülmecid
Tanzimatla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nde yeni bir dönem açılmıştır. Tanzimat her şeyden önce Osmanlı Devleti için düşünce alanında büyük bir yenilikti. Avrupa’da yayılmış olan hukuk ve devlet anlayışından önemli ölçüde etkilenmişti. Asıl amacı devletin sorunlarla uğraştığı bir dönemde iç barışı ve bütünlüğü sağlamak, gerekli yenilikleri yaparak devleti zayıflamaktan ve gerilemekten kurtarmak, Avrupa kamuoyunu kazanmak, vatandaşlık haklarını teminat altına almak, kötü idareye bir son vermek, Müslim ve gayrimüslim halk arasında eşitlik sağlamaktı. İç ve dış etkiler sonucunda meydana getirilen Tanzimat Fermanı Avrupa’da olumlu karşılanmıştı. Fakat Osmanlı İmparatorluğu içindeki tutucular arasında hoşnutsuzluk yaratmış yenilik taraftarlarıyla yeni mücadelelerin yaşanmasına neden olmuştur. Ayrıca siyasi yönden Mısır ve Boğazlar meselesinde olumlu bir çözüm bulunmasında yararlı olmuştur. Fakat çeşitli nedenlerden dolayı Tanzimat’tan istenilen sonuç alınamamıştır. Bunun yanı sıra daha sonraki yenilik ve gelişmelerin temelini oluşturması açısından Osmanlı tarihinde ayrı ve önemli bir yeri vardır.




İstanbul'un 100 Gravürü
Ayastefanos'tan Sonra Osmanlı'nın Teşebbüsleri
Kabahatler Kanunu yürürlükte
Bizim Korsanlar
Sahaflar Çarşısı'nın Sahhaflar Kitabevi
II. Beyazid
Alev Alatlı'dan gelen armağan
Bakan Günay'ın Ayasofya aymazlığı
Tarih Usulu Bakımından "Küçük Ağa"
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Osmanlı’da Milliyetçilik



