
Yıldız Planlı Malta Kalesi
Tarih boyunca savaşlar, devletlerin hırslarını tatmin etmek, toprak kazanmak, güç göstermek gibi çeşitli bahanelerle çıkarılmıştır. Kâbil’den alınan bu özellikle beraber, toplumların örgütlenmesi sonrasında daha organize çatışmalar görülmüştür. Kabileler arasında çıkan küçük çatışmalardan, devletlerin ordularını çarpıştırdığı bir döneme girilirken takvim yaprakları milat sonrasını 300 yıl kadar geçmişti.
Ortaçağ boyunca devletlerin küçük orduları görece basit savaş aletleriyle donatılmıştı. Öldürmeyi sağlayacak ok, balta, kılıç gibi basit savaş aletlerinin yerini daha karmaşık ve teknik bilgi gerektiren savaş aletlerine bırakması uzun zaman aldı.
Basit savaş aletleriyle savaşan orduların tahrip gücü de sınırlı oluyordu. Kimi zaman karşı tarafın bir hamlesi savaşın kaderini değiştirecek kadar hassas denge vardı. Bazı durumlarda savunmada kalan düşman, bir kalede ya da tahkim edilmiş korunaklı bir yerde kalmak suretiyle savaşın kaderi üzerinde etkili olabiliyordu.
Ateşli silahların ortaya çıkmasıyla ordulardaki asker sayısı artmış, silahlar çeşitlenmiş ve daha karmaşık hale gelmiştir. Artan asker sayısı lojistiği hem gıda hem de mühimmat açısından kritik hale getirmiştir. Silahların çeşitlenmesi ve ateşli silahlarda gereken teknik bilgi hem yetişmiş mühendise ihtiyacı doğurmuş hem de yeni silahların kendine özgü kullanımıyla beceri kazanmak için askerlere talim zorunluluğu getirilmiştir.

Silahların değişmesi, orduların kalabalıklaşması savaşlarda uygulanan taktikleri, piyade veya süvarinin savaştaki önemini ve savaş nizamını etkilemiştir. Ateşli silahlardan önce süvari açık ara önde iken, ateşli silahlar piyadeye önem vermeyi zorunlu kılmıştır.
Askeri dünyada değişen şartlar, devletlerin ekonomisini ve hareket kabiliyetlerini zorlamaya başladığında İstanbul çoktan II. Mehmed tarafından fethedilmişti. Artık devletler orduların ihtiyacını karşılamak isterken türlü ekonomik zorlukla karşılaşıyor, halka yüklenen vergiler toplumda rahatsızlığı zirveye taşıyordu.
Osmanlı özelinde yaşanan durum, Avrupa devletlerinin yaşadığından çok farklı olmasa da bazı geçiş dönemlerinde Osmanlı önde giderken, özellikle sanayi devrimi ve sömürgeler gibi itici güçlerle Avrupa öne geçmiştir. Osmanlı ise kendini yenilemek için çareler aramış ve geri kalmamaya çalışmıştır.




İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Milletler Tarihi
Sultan Abdülhamid Filistin’de katliamı 50 yıl geciktirmişti
Bombay'a saldıran kim, arkasındaki güçler kim
Prof. Dr. Feridun Emecen'den iki yeni kitap
Yavuz Sultan Selim ve Arap Dünyası
Güzel bir kitapçı: Ana Kitabevi
Ortaçağ / Dünya Savaş Tarihi 1 (500-1500)
I. Ahmed
Ermeniler'den Özür Bekliyorum(z)!
İktisat Tarihçisi Ömer Lütfi Barkan Vefatının 30. Yılında Anılıyor



