Osmanlı bürokrasisi 19.yy a gelinceye kadar pratik ve hızlı işleyen bir yapıdaydı. Muameleler bir belge üzerinde yürür ve konu sonuca bağlanırdı. Doğal olarak bu dönem evrakının ekleri (lef) fazla değildir. 19. yy’ın ikinci çeyreğinden ve özellikle Tanzimat’tan itibaren bürokrasinin büyümesi nedeniyle evrakında çoğalmıştır. Artışla paralele olarak bunların düzenli bir şekilde saklanması sorunu ortaya çıkmıştır. Bütün bunlar belgelerin yeni bir sistemle muhafaza ve tasnif edilmesi fikrini ortaya çıkarmıştır.
Kuruluş dönemine ait vesikaların azlığı istilalar, savaşlar ve çıkan yangınlardan kaynaklanmaktadır. Fakat Kanuni’den sonra devlet istikrara kavuşmuş, müesseseler gelişimini tamamlamıştır bundan dolayı arşiv malzemeleri çoğalmıştır.
HAZİNE-İ EVRAK KURULMADAN ÖNCE BELGELERİN NASIL VE NEREDE SAKLANDIĞI
İstanbul’un fethinden sonra evrakın biriktirilip saklandığı yer Yedikule civarıdır. III. Ahmed zamanında Edirne’deki divan ve ordu divanlarına ait defterler Topkapı Sarayı’na taşınmıştı. Divan toplantılarının yapıldığı Kubbealtı’nın hemen yanındaki odada divan defterleri sandık içinde saklanır, divan günü çıkarılırdı. Bu odanın kapısı çavuşbaşı tarafından sadrazamın mührüyle mühürlenir yine onun mührüyle açılırdı. Evrak önem derecesine göre kese denilen atlas veya günlük kumaştan yapılan mahfaza ve torbalara konulurdu.
Osmanlı arşiv malzemelerinin korunması ve kullanımında kolaylık sağlamak için en önemli adım I. Abdülhamid zamanında atılmıştır. Sadrazamın Sarayı’nın bahçesindeki mahzenin kargir bir bina inşa edilerek mühime defterleri, ahidname, name ve diğer önemli evrakların burada saklanması ve bunun sorumluluğunun reisülküttab ve mehterbaşısına verildiği belirtilmiştir. Muameleler için gerekli evrak her sabah mehterbaşının sorumluluğunda kaleme çıkartılacak ve akşamda yine onun nezaretinde mahzene konacaktı.
Hazine-i evrak kurulmadan önce çeşitli arşiv malzemelerinin bir kısmı At Meydanı’ndaki Mahzen-i Atik’te, Topkapı Saray’ı ve Tomruk dairesinde muhafaza edilmekteydi. Evrakların bu kadar dağınık ve birbirinden uzak yerlerde olması yapılan işlemlerin uzamasına ve aranan kaydın bulunmasını zorlaştırmıştır.
Arşivcilik tarihi açısından en önemli adım 1846 yılında Mustafa Reşid Paşa’nın da önayak olmasıyla Hazine-i Evrak’ın kurulmasıyla atılmıştır. Mustafa Reşid Paşa Avrupadaki müesseseleri görüp bunları ülkemizde de tatbik etmek istemiştir. Babıali dahilinde bütün evrakın muhafaza edileceği kargir bir binanın inşası için İtalyan mimar Fossati bir proje hazırlamıştır. Hazine-i evraktan ve evrakın giriş çıkışından “mustahfız-ı evrak” adında bir kişi sorumlu olacaktı. 1847 yılının sonlarına doğru binanın inşası tamamlandı. Yeni bina rutubetli olacağı ve buda evraka zarar vereceği için evrakın yerleştirilmesi için beklendi. Binanın resmi açılış tarihi 1853’tür.
HAZİNE-İ EVRAK’IN KADRO DURUMU VE GÖREVLERİ
İki hademe: Kalemlerden gönderilen vesika sandıklarının yerlerine konmasına nezaret etmek ve tekrar depoyu kapatmak
Müdür: Yapacakları işlerin önemi doğrultusunda güvenilir olmaları istenirdi.
Dört memur: Sadaret mektubi odasından seçilmiş ve esas tasnif işini yüklenmişlerdir.
Depolardaki mevcut evrak üç kısımda ele alınıyordu;
1786-1839 I. Kısım
1839-1848 II. Kısım
1848 ve bu tarihten sonra birikecek evrak III. Kısım
NOT : Hazineye konacak evrakın önem derecesinin ve güncel olmasının göz önünde bulundurularak seçildiğini görüyoruz. Bu nedenle öncelikle sık sık başvurulacak devletlerarası ilişkiler, sınır muameleleri, dahili nizamlara dair olan evrakın ele alınmasına önem verilirdi. Bunların dışında kalan ikinci derecede önemli iradeli evrak ise düzenli bir şekilde sandıklara konularak tamir edilecek mahzenlerden birisine yerleştirilecekti. En önemli evrak sayılan beyaz üzerine hatt-ı hümayun tasnif edilirken, beyaz üzerine olan hatt-ı hümayunların yanında takrir, arz, tezkire ve diğer evrakın üst kısımlarında yer alanlar da kesilerek toplanmıştır.
I-UMUR-I DAHİLİYE TAKIMLARI
Hazine-i ticaret
Hazine-i evkaf-ı hümayun
Hazine-i hassa-i şahane
a-Mesail-i mahsusa
Toskalık meselesi
Kürdistan meselesi
Yemen meselesi
Eflak ve Boğdan meselesi
b-Mesail-i Mühime-i Mülkiye
Ebniye nizamatı
Karantina nizamatı
Mısır eyaleti havalisine dair
c-Umur-ı Askeriye Takımları
Tersane-i Amire
Tophane-i Amire
Mühimmat-ı Harbiye
II-UMUR-I HARİCİYE TAKIMLARI
a-Mesalih-i Mileliyye
Eflak
Boğdan
Sırbistan
Sisam
Rum milleti
Ermeni milleti
Katolik milleti
Yahudi milleti
b-Mesalih-i Düveliye
İngiltere devleti, Fransa cumhuru, İspanya devleti, Rusya devleti, Avusturya devleti










Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması - Malazgirt'e Kadar
Filistin Meselesi ve Filistin'in Siyasi Tarihi
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Japon Modernizmi
Orhan Pamuk'un Manzaradan Parçalar'ından Parçalar
II. Abdülhamit Han Kızlarağası’nda Anılacak
İstanbul'da bir konak ve İngiliz kadın gazeteci
II. Viyana Kuşatması'na dair kitaplar
Atatürk yalnız dinin değil, ordunun da siyasetten ayrılmasını istemişti
Sultan 2. Abdülhamid'in Hal'i ve sonrasındaki Yıldız Yağması
Tanınmayan Büyük Çağ



