Kuruluş Devri Osmanlı Tarihi

Osman Bey1300’den 1453’e kadar olan dönem “Kuruluş Dönemi”dir. Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Devri ile ilgili çalışmalar oldukça karışık ve zordur. Kaynaklar sınırlı sayıdadır ve aralarında tutarsızlıklar görülür. Osman Bey ve babası Ertuğrul Bey dışında hanedanın ataları, menşei ve nerden geldikleri ancak 15.yy’da kaleme alınan geç kaynaklarla açıklanmıştır. Ancak bu kaynakların efsanelerle dolu olduğu ve hanedanı yüceltme amacı taşıdığı birçok tarihçinin ortak görüşü haline gelmiştir. Bazıları bu kaynakları tamamen reddetmiş bazıları ise bu kaynakları karşılaştırarak bilgiler elde etmeye çalışmıştır. Ancak yine de bu geç kaynaklar tarihçiler tarafından titizlikle incelenmeli ve titizlikle değerlendirilmelidir.

Kuruluş Devri Osmanlı Tarihi ile İlgili Kaynaklar:
• Fuad Köprülü, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu
• Paul Wittek, Osmanlı Beyliği’nin Kuruluşu
• Gibbens, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu
• Feridun Emecen, İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dünyası

Kuruluş Devri Osmanlı Tarihi ile İlgili I. Elden Kaynaklar
• Ahmedi, İskendername: Kaynaklardan en eskisidir. Manzumdur ve zayıf bir içeriğe sahiptir. 15. yy.’da kaleme alınmıştır (1406 gibi).
• Enveri, Düstürname: Fatih döneminde ortaya çıkan manzum bir eserdir.
• Yahşi Fakih Menakıbnamesi: Osmanlılar’ın menşei ile ilgili sözlü kaynaklara dayanmaktadır.
• Aşıkpaşazade, Tevarih-i Ali Osman: İlk Osmanlı tarihi hakkında bilgi verenlerin çoğu ondan etkilenmiştir. Yahşi Fakih Menakıbnamesi’nden yararlanmıştır. Yahşi Fakih’in Osmanlılar’ın menşei ile ilgili sözlü kaynaklara dayandığını, bu sözlü rivayetlerin karmaşık yapısından dolayı olayların birbirine karıştırılmış olabileceğinden bahseder.
• Şükrullah, Behcetü’t-Tevarih: Farsça kaleme alınmıştır.
• Karamani Mehmed Paşa: Arapça kaleme alınmıştır.
• Neşri, Kitab-ı Cihannüma: II. Bayezıd döneminde kaleme alınmıştır. Çeşitli kitaplardan kombinasyon yapan çok önemli bir eserdir.

Selçuklu Dönemiyle ilgili Kaynaklar:
• İbn Bibi, El-Evami-rü’l Alaiyye: Farsça kaleme alınmış bir Selçuknamedir. Yazıcızade Ali eseri tercüme ederken araya önemli bilgiler ilave etmiştir.
• Aksarayi, Müsameretü’l Ahbar

Kuruluş Devri Osmanlı Tarihi ile İlgili Bizans Kaynakları:
• Pachymeres: Osman Bey’in adının geçtiği, tek kaynaktır.
• Gregoras: Orhan Bey dönemiyle ilgilidir.
• Kantakuzenos: Orhan Bey dönemiyle ilgilidir.

ANADOLU’NUN TÜRKLEŞMESİ VE GÖÇLER

Osmanlı Beyliği birden bire ortaya çıkmamıştır. Osmanlı’nın sahneye çıktığı 13. yy.’ın çok önemli rolleri vardır. Bu önemi Selçuklular’a bağlayabiliriz. Osmanlılar köken olarak Selçuklular’a bağlıdırlar 13.yy’dan sonra Moğol baskısıyla Anadolu’ya yoğun göçler olmuş bu göçlerle birlikte yeni idari gelişmeler yaşanmıştır. Selçuklular bu Türkmen boylarını sınır boylarına yerleştirmiş, bu boylar kendi sosyal ve dini özelliklerini Anadolu’ya taşımışlardır. Böylelikle Anadolu’da yeni hayat tarzları ortaya çıkmış, sosyal değişimler yaşanmıştır. Bu Anadolu’nun Türkleşme süreci ile de alakalıdır.  Bu Türkmen boylarının gelmesiyle Anadolu’da büyük ölçüde Türkleşme başlamıştır.

Anadolu’nun Türkleşmesini Selçuklularla başlatmak ve 1071 Malazgirt Zaferi ile tarihlendirmek doğrudur. Bu tarihten sonra Anadolu’ya yoğun göçler olmuştur. İkinci göç olayı ise Anadolu Selçukluları’nın sarsıldığı 12. yy ortalarından 1320’lere kadar hız kazanmıştır. O tarihlerde Harzemşahlar’ın ve Cengiz Han’ın ortaya çıkması kitleler halindeki grupları Avrupa Bölgesi’ne göçe zorlamıştır. Harzemşahlara bağlı beylikler Moğol baskısıyla Anadolu’ya geçmişlerdir. Moğollar’ın Anadolu’ya gelmesiyle buradaki Türkmen boyları Batı Anadolu’ya yönelmişlerdir. Kastamonu ve Antalya hattı Türkmen nüfus ile dolmuştur.

Bu göçmenler boş değildir. Devlet idaresi hakkında bilgileri vardır. Ayrıca Osmanlı kaynaklarında göçmen olarak değil konar-göçer olarak adlandırılırlar. Bu da yarı göçebe anlamına gelmekte yani başı boş göçen değil, teşkilatlanmış bölüklerdir. Her bölüğün ayrı bir kumandanı vardır ve atlıdırlar. Sahip oldukları atlar çok hızlı ve güçlüdür. Düzenli ordular karşısında başarılıdırlar. Selçuklular ve Harzemşahlar’ın idaresinde bulunmuşlardır. Bunları dini açıdan yönlendiren şeyhler ve dervişler vardır, bunlara “babai” denir. Bu manevi unsurlar etrafındaki toplanış daha sonra büyüyerek şehirleşmeye kadar gitmiştir. Ayrıca ahiler ve esnaf teşkilatı da önemlidir.

OSMANLI BEYLİĞİ’NİN ORTAYA ÇIKIŞI

Osmanlı kaynaklarındaki bilgilere topluca bakıldığında iki ayrı bölüm dikkati çekmektedir;

1-) Ertuğrul’un Söğüt’e gelişine kadar olan kısım: Asıl bu bölüm düğümlenmekte ve bu konuda aktarılanlar tarihi bir çerçeveye oturtulamamaktadır. Osman Bey’in ataları 1220’lerden itibaren Moğol baskısından kaçan Türkmen boylarından biridir. Bazılarına göre ise Osmanlılar Mahan’dan (Azerbaycan’da bir bölge), bazılarına göre Ahlat’tan (Van) gelmişlerdir. Mahan eski Selçuklu kaynaklarında önemli bir yer tutmaktadır. Ahlat’ın da önemli bir tarihi yapısı vardır; Harzemşahlar Moğollar’a karşı tek ittifakı olan Selçuklularla Ahlat’ta karşı karşıya gelmişlerdir. Celaleddin Harzemşah 1230’da burada I. Alaeddin Keykubat tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Harzemşahlar’ın içinde önemli Türkmen boyları vardır. Celaleddin Harzemşah Moğollar’la mücadele eden tek hükümdardır. Celaleddin Harzemşah’ın yenilgisinden sonra bazı Türkmen gruplar Ahlat’ta kalmışlardır. Bu gruplar daha sonra Erzurum’a, Erzincan’a ve daha sonra da Haleb’e yönelmişlerdir ki bu grupların içinde Osmanlılar da vardır. Halepteki mücadeleler yüzünden Pasin Ovası’na geri dönmüş, bir kısmı burada kalmış bir kısmı da Ertuğrul Bey komutasında Ankara Karacadağ yoluyla Söğüt’e gelmiştir. Bu güzergah Selçuklu kaynağı olan İbn Bibi tarafından anlatılmıştır. İbn Bibi’ye göre Harzemler yenilince askerlerin bir kısmı Selçuklular’a katılmışlardır.  Aşıkpaşazade, Oruç ve Anonimler’de yer alan Süleymanşah’ın bir karıştırma mahsulü olduğu, bu şahsın aslında Anadolu’yu ilk fetheden Kutlamışoğlu Süleyman Şah olduğu modern tarihçilerin ortak fikridir. Burada ideolojik bir yaklaşım vardır. Amaç “Biz buraya Selçuklular’dan önce geldik” demektir. Bu da en çok diğer beyliklere karşı özellikle de Karamanlılar’a karşı yapılmıştır.

Kaynaklarda Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı:
• Ahmedi, İskendername: Gündüz Alp, Sultan Alaeddin ve Tatar ile savaş ele alınır. Gök Alp Gündüz Alp’in babası olarak gösterilir.
• Enveri, Düstürname: Şah Melik ele alınır. Urfa’dan yola çıkıp Sultanönü’ne gelinmiştir. Tatar ile savaş, Alaeddin, Gök Alp ve Gündüz Alp yine ön plandadır fakat burda kardeş olarak gösterilirler.
• Aşıkpaşazade, Tevarih-i Ali Osman: Süleyman Şah’ın Anadolu’ya gelişini ortaya koymuştur.
• Şükrullah, Behcetü’t-Tevarih: Osmanlılar’ın Selçuklularla birlikte Anadolu’ya geldiğini ilk olarak da Karacadağ’a gelindiğini ortaya atar. Tatar ile savaş ve Sultan Alaeddin burada da ön plandadır.
• Karamani Mehmed Paşa: Moğollar’ın gelişiyle Selçuklu bakkiyelerinin kaçtıklarını Ahlat civarında koyun, deve sahibi bir kavim olduğunu, bu kavmin Selçuklarla birlikte kaçıp Karacadağ’a yerleştiklerini ortaya atar.
• Neşri, Kitab-ı Cihannüma: Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı Ahlat’ta başlar.

2-) Ertuğrul’un Söğüt’e gelişinden sonra, Osman Bey’in faaliyetleri

BİZANS KAYNAKLARINA GÖRE OSMAN BEY

Osman Bey’den ilk bahseden tarihçi Pachymerestir.

Bafeus Savaşı: Osman Bey’in tarihi bir şahsiyet olarak sivrilmesi 1301 ya da 1302 tarihli Koyunhisarı Savaşı’nda (Bafeus Savaşı) bir Bizans kuvvetini yanındaki Türkmen birleşik güçlerinden oluşan ordusuyla yenmesinden sonradır. 1250’den itibaren Paflagonya dağları Türkmen boylarıyla dolmuştur. VIII. Mikael’in 1260’lı yıllardan itibaren askeri güç oluşturma yolundaki gayretlerinin tepkiyle karşılanması sınır boylarındaki savunma zincirini zayıflatmış, savunma çökmüş, fazla vergi isteği Paflagonya köylülerinin Türklere dönmesine ve onlara lojistik destek vermesine yol açmıştır. Ayrıca 1302’de meydana gelen çok kuvvetli yağmurlar Sakarya nehrinin yatağının değişmesine ve nehrin taşmasına neden olmuş böylece savunma tam anlamıyla çökmüştür. Artık Sakarya savunma hattı tam anlamıyla zayıflamıştır. Osman Bey’in bu arada etrafında topladığı boy beyleriyle birleşmesiyle ortak bir hareket sağlayacak siyasi oluşumu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Bizans’ın savunma amacıyla ana sınır hattı olan bu bölgeye gönderdiği Alanlar’ın belirtilen şartlar karşısında Osman Bey tarafına geçmiş olma ihtimali yüksektir.

Önemi: Osman Bey’in dayandığı karma savaşçı grupların onun henüz belirginleşen siyasi kimliğinde farklı ve belirleyici bir rol oynadığı, beyliğin teşekkülünü sağladığı söylenebilir. Ayrıca Bitinya Bölgesi ve Sakarya Nehri civarındaki sakinlerin etnik, dini, sosyal yapıları yeni bir beylik teşkilatının ana tabanını oluşturmuştur. Bizans kroniğinde yer alan bütün bu bilgiler Osman Bey’in gücünü, asıl hedefinin de Bursa ve İznik olduğunu göstermektedir. Bafeus Savaşı’ndan sonra Osman Bey’in ilk ele geçirdiği yer Melangea (Yenişehir)dır. Daha sonra İznik’i abluka altına almıştır.

ANAHATLARIYLA ANADOLUDAKİ DURUM

Osmanlılar’ın ilk kurulduğu mevkii Bizans hududunda diğer komşu beyliklerle çevriliydi. Batı Anadolu, yaylak mahallelerini kaybeden Türkmen boylarının göçleriyle doluydu. Zamanla teşkilatlanan beylikler arasında kendini Selçuklular’ın mirasçısı olarak gören Karamanoğulları diğer beylikler üzerinde daima hak iddia ettiler. Beylikler arasında;
• Germiyanoğulları- Kütahya merkezli
• Candaroğulları- Kastamonu, Sinop havalisinde
• Karasi, Aydın, Menteşe, Saruhan beylikleri- Denizci beylikler

1300’lü yıllardaki bu beylikler dünyasında Anadolu’nun önemli bir bölümü İlhanlılar’ın hakimiyetindeydi. Beylikler 1350’li yılların başına kadar İlhanlı etkisini büyük ölçüde hissetmişlerdir. Fakat 1326’da Timurtaş’ın Anadolu Valiliği ve isyanı sonunda Mısır’a kaçıp orda katli İlhanlı etkisini oldukça sarsmıştır. Bu olaylar sonucunda Anadolu’nun batı kısmındaki diğer beylikler gibi Osmanlılar da yükselişe geçmiştir. 1350’li yıllardan itibaren Bursa ve İznik merkezli olarak Kastamonu’dan Ankara’ya yönelinmiş, 1354’te Ankara ahilerden alınarak Orta Anadolu’da Karamanoğullarıyla karşılaşılmıştır.

Osmanlı-Karesi Münasebetleri: Orhan Bey’in Bursa’yı alışından itibaren Osmanlı Beyliği’nin Kastomonu beyleri dışında ilk münasebetleri Karesioğulları ile olmuştur. Bu iki beylik Bizans hududunda aynı hedefe yönelik, rakip iki güç olarak ortaya çıkmıştır. Fakat Osmanlı Beyliği bu rekabette ağır basmışıtr.

RUMELİ’YE GEÇİŞ

Karesioğulları’nın kademe kademe ilhakı Osmanlı Beyliği’nin Çanakkale Boğazı’na kadar bir hareket sahası kazanmasını sağlamıştır. Bu rakip beyliğin alt yapısını kazanarak onu barışçı bır politikayla saf dışı bırakarak onun denizcilik bilgisinden yararlanmıştır. Osmanlı Beyliği atılmaya kararlı olduğu Rumeli mecerasında bu beyliklerden önemli ölçüde yararlanmıştır.  Aydınoğulları ve Saruhanoğulları da Osmanlı Beyliği’nde önce Trakya ve Mora’ya geçmişlerdir. Fakat Osmanlı Beyliği’nin coğrafi açıdan bu bölgeye daha yakın olması, ulaşım ve destek probleminin olmaması onları diğer beyliklerden daha şanslı kılmıştır.

Osmanlı Beyliği’nin 1360’lı Yıllardan İtibaren Rumeli’de Tutunmasındaki Nedenler:
• Rumeli’ye daha önce geçen Karesioğulları’nın,
• Kendi adına hareket eden Türkmen reislerinin,
• Bizans’ın Kantakuzenos’un hakimiyetini sağlamlaştırmak için Orhan Bey ile kurduğu münasebetin önemli payı vardır. Ionnes Edirne’yi almış, Orhan Bey Kantakuzenos’a yardım etmiş ve Ionnes’i yenmiştir. Bu savaş (Sırpsındığı Savaşı olarak bilinir) Osmanlılar’ın Trakya’daki ilk önemli başarısıdır. Bu savaş sırasında Kantakuzenos’un yardım karşılığında üs olarak verdiği Çimpe Kalesi’ni Süleyman Bey’in bir daha boşaltmaması ve Osmanlılar’ın bölgede kalıcı bir şekilde yerleşmeleri Rumeli’de tutunmalarında önemli bir paya sahiptir.
• 1354’teki büyük depremle Gelibolu surlarının yıkılması Osmanlılar’ın Gelibolu’yu kolaylıkla almalarını sağlamışıtr. Gelibolu alındıktan sonra Osmanlılar yönlerini Edirne’ye ve Balkanlara doğru çevirmişlerdir. Edirne’nin alınışış Trakya ve Balkanlar’daki Osmanlı hakimiyeti açısından bir dönüm noktasıdır. Edirne İstanbul ve Balkanlar’a karşı bir üs durumundadır.

Osmanlılar problem çıkaran bazı Türkmen boylarını zorla göç ettirmiştir. Balkanlar’daki feodal beylerin önemli bir kısmı Osmanlı idaresine girmiştir. Osmanlılar Rumeli’ye geçtikleri sırada veba salgınından dolayı buradaki nüfus çok azdı. Osmanlılar Rumeli’deki yerli halkı yerinde tutarak onları teba haline getirmeyi ekonomik ve islami açıdan daha uygun görmüşlerdir. Bu yerli halkın Osmanlılar’a verdiği vergiler zamanında Bizans’a verdiği vergilerden çok daha azdır. Bu halk için memnuniyet verici bir olaydır. Burada önemli olan halkı yerinde tutarak gerekli ekonomik faaliyetleri yerine getirmektir. 14. yy’ın ikinci yarısında Balkanlar ve Avrupadaki veba salgını, Ortodoks ve Katolik mezhebinin çekişmeleri, birçok beyliğin oluşması gibi bir ortamda Osmanlılar Balkanlar’daki halka devlet güvencesi ve yaşama hakkı vermektedir. Bu güvence Hıristiyan halkın Türklerle birlikte yaşamasını sağlamıştır. Osmanlılar ele geçirdikleri yerlerde timar sistemini kurarak feodal beyleri hem pasifize etmiş hem de onları kendi bünyesinde tutarak onurlandırmıştır. Tımar sisteminin oynak bir sistem olması nedeniyle de timar beylerinin bulundukları yerde kökleşmesini engellemiştir.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

5 Yorum

  1. can diyor ki:

    kuruluş dönemi hakkında Prof.Dr. Halil İnalcık’ın Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ kitabı gözden kaçmaması gereken kitaplardandır.

  2. yurdanur diyor ki:

    kuruluş tarihi birinci elden kaynaklar aradığım bir yazıydı teşekkürler..cumhuriyet tariyle ilgili temel kaynaklarla da ilgili bilgi verirseniz sevinirim.

  3. ismail diyor ki:

    ezbere dayalı yaklaşımın dışına çıkan bilimsel bakış açısına sahip bir yazı. sırp sındığı yukarıdaki satırlarda süleyman şah dönemine ölümünden öncesine veriliyor. hatta edirnenin alınışının öncesine. genel bilgiler toplamı onu edirne’nin alınmasından sonraya veriyor. bu yeterince kanıta dayalı bir bilgi mi.

    • Seyfullah Aslan diyor ki:

      Sırpsındığı Savaşı’nın adı ve zamanıyla ilgili tartışmalara bakabilirseniz, tüm o karmaşık tartışmalar içinde cevap bulabilirsiniz. Ama temelde tartışmalı bir konu.

  4. Merve diyor ki:

    bu yazılanlar altında yazan kaynaklardan derlenip toplanan yazılar mı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>