Osmanlı Devleti Merkez Teşkilatı

Osmanlı Devleti’nde merkezi bürokrasinin en yetkili kurumudur. Divan-ı Hümayun merkez olmak üzere her şey o ve onun etrafındaki kurumlardan geçmektedir. Divan’ın üyeleri, işleyişi ve denetimi hakkındaki en iyi bilgileri mühime defterlerinden alabiliriz. 17. yy.ın ikinci yarısından itibaren divan eski gücünü kaybetmiş idare giderek Paşa Kapısı ve Babıaliye kaymıştır. Divan’ın toplantı günleri II. Murad zamanında hemen her gün toplanmıştır. Fatih zamanında divan başkanlığı veziriazama bırakılmıştır. Divan genelde c.tesi, Pazar, pazartesi ve Salı günleri toplanır Salı ve Pazar günleri de arza çıkılırdı. 17. yyda sadece Pazar ve Salı günleri divan toplanıyor ve salı günü arza çıkılıyordu. Divan toplantıları sabah namazından sonra başlar, öğle yemeğinden sonra dağılırdı. Divan’ın toplandığı yer Kubbealtıdır ve üç kubbeden oluşmaktadır;
1.Kubbe: Divanın esas salonudur ve divan üyelerinin sedirler üzerinde oturduğu salondur.
2.Kubbe: Katipler ve reisülküttab vardır.
3.Kubbe: Sandıklar içinde devlete ait defterler muhafaza edilir

Divan’ı Hümayun da Erkan-ı Erbaa ( nişancı, kazasker, defterdar, vezirler) dışında asli üyeler ve katiplerde vardır. Bunun dışında alınan kararları uygulayan kapıcıbaşı, bostancıbaşı, subaşı gibi görevliler vardır. Divanda öncelikle devlet meseleleri görüşülür, alınması gereken kararlar alınır ve en son şikayeti olanları çavuşbaşı içeri alır.

Arza Girme: Divanda alınan kararlardan ve varılan sonuçlardan padişahın haberdar olması ve son sözü söylemesi açısından önemlidir. Zaman zaman padişahın kararları geri çevirdiğini, sert tepki gösterdiğini görürüz. Bu yolla da divan çalışmalarını denetlemektedir.

DİVAN-I HÜMAYUN ÜYELERİ

Sadrazam:
Padişah adına karar vermede yetkili kişidir. İlk dönemlerde ilmiye sınıfından gelmekte Fatih’ten sonra devşirmeler içinden gelmektedir. İdari işlere bakar, büyük seferleri ve politikaları takip eder, dilek ve şikayetleri dinler, teftişe çıkar, tayinleri yapar, Serdar-ı Ekrem olarak ordunun başında bulundukları zaman yetki ve sorumlulukları artardı. Bir kişinin görev süresi uzatılıyorsa buna “ikba” yerine başka biri geliyorsa “tevcih” denir. Esnafları kontrol ettiği kol gezmeleri vardır. Bunların yaptırım gücü yüksektir.
-İkindi Divanı: Sadrazamın kendi konağında topladığı ikinci önemli divandır. Çavuşlar, katipler, tercümanlar katılırdı. Bu divan herkese açıktı. Halk açıkça şikayet ve isteklerini bu divana iletirdi.
-Cuma Divanı: Sadrazamın Cuma sabahı Anadolu ve Rumeli kazaskerleri ile topladığı divandır. Örfi ve şer’i davalar, ilmiyenin çeşitli meseleleri görüşülürdü.
-Çarşamba Divanı: Çarşamba sabahı İstanbul ve Galata, Eyüp, Üsküdar ( Bilad-ı Selase) kadılarıyla topladığı divandır.
-Galebe Divanı: Elçi kabul günlerinde toplanır.
-Ulufe Divanı: Her üç ayda bir yeniçerilerin maaşları dağıtılır.

Nişancı: Tuğra çeker, tahrir defterleri üzerinde değişiklik yapma hakkına sahiptir. Yabancı devletlerden gelen nameleri Osmanlıcaya çevirir. Yeni fethedilecek toprakların dağıtımını ve ora halkından alınacak vergiyi belirler. 17. yy da önemini kaybeder. 18. yy dan sonra bu görevler reisülküttaba geçer.

Defterdar: Padişahın malının vekilidir. Hazineye giren ve çıkan paradan sorumludur. Darphaneden sahih ayar çıkmasından sorumludur. Mültezimleri denetler, her yıl düzenli olarak bütçeyi padişaha sunar. Ordu sefere gidince defterdarda gider. Padişahın yanında mali konularda davalara bakar.

Kazasker:
Şer’i hukukun başındaki kişidir. Bütün davalara bakar. Bulunduğu yerin idari, ticari amiri sayılır. Hukuku uygular.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>