Osmanlı Saray Teşkilatı

Osmanlı Padişahı
Osmanlı hükümdarlık telakkisi eski Türk-Oğuz töresinden oldukça etkilenmiştir. Osmanlı padişahları tahta çıktıklarında “saltanatın Allah’ın lütfuyla kendilerine verildiğini” söylemişlerdir. Osmanlı sikkelerinin üzerindeki Kayı damgası Kayı Boyu’na mensup olduklarını gösterir. (Bazı hakimiyet simgeleri: Bayrak, davul, hutbe okutma, sikke basımı) Fatih Sultan Mehmed dönemi Osmanlı saltanat ve padişahlık anlayışında bir dönüm noktasıdır. Başlangıçta örfi nitelikli ve gelenek ağırlıklı hükümdarlık şer’i ağırlık kazanmıştır. Teşkilat kanunnamesi çok önemlidir.

Unvanlar
Sultan Kur’an ve hadiste çok sık geçen İslami nitelikli bir ünvandır. Halife ünvanı ise çok tartışılan ilk olarak Yavuz Sultan Selim tarafından kullanılan ve II. Abdülhamid tarafından da en etkili şekilde kullanılan ünvandır.

Merasimler

Biat Töreni: Padişahın cülüs merasiminde bazı devlet adamları için ayağa kalkması gerekir. Divan-ı Hümayundan olan çavuşlar tahtın yanında durur ve padişaha bunun için yardım eder.

Cülüs Töreni: Padişahın tahta çıkmasıdır.

Kılıç Kuşanma Töreni: Cülüs merasiminden bir hafta sonra salı günleri yapılır. Padişah saltanat kayığına biner ve Eyüb’e gider. Şeyhülislam padişaha kılıç kuşatır.

Bed-i Besmele Töreni: Padişahın kızlarının veya şehzadelerin ilk derse başlama törenidir. Öğrenciyi eğitime teşvik için yapılır.

Sünnet Düğünleri: İbrahim Paşa Sarayı’nın önünde yapılır. Devlet ricali ve padişah merasim esnasında orda oturur ve resmi geçidi izler. Oranın esnafı ne iş yapıyorsa bunu sergiler. Sürnameler sünnet törenlerini minyatürlerle anlatır.

Sultan Düğünleri: Çok gösterişlidir. Büyük çeyizler armağan edilir. Çeyiz defterleri tutulur.

Bayram Törenleri: Padişah ve devlet ricalinin bayramlaşmasıdır.

Cenaze törenleri, elçi kabul merasimi, sefer merasimi, beşik alayları…

Saltanatın intikalinden 1617 yılına kadar 14 padişahta “amüd-ı nesebi” denilen babadan oğla geçme vardır. Devletin hanedanın ortak malı olma telakkisi Fatih kanunnamesindeki “kardeş katli” yasasıyla daha da kolaylık sağlamıştır. 1617’de I. Ahmet’in ölümü üzerine ekberiyet usulü (yaşça en büyük olanın tahta geçmesi) benimsenmiştir.

Belgeler
Padişahların emirlerine düzenlenmiş belgeler değişik isimler alır; hatt-ı hümayun, biti, ferman, berat, irade, ahidname gibi.

Cuma Selamlığı
Düzenli olarak belli bir gün, saat ve camide halka açık olarak yapılan bu merasim müslim ve gayrimüslimler dahil herkesin padişahı görmesi ve şikayetlerini iletmesi için imkan sağlamıştır.

Tebdil Gezmeleri
Padişahın kıyafet değiştirerek halk arasında dolaşması, kamuoyunu kontrol etmesidir.

Fatih döneminde mutlak yetki üç kişiye aittir; Şer-i konularda kazasker, mali konularda defterdar, dünyevi yetkilerinin idaresinde sadrazam vardır.

Gelirler
Çok çeşitli gelirleri vardır. Bunlar Enderun hazinesinde toplanır. Malikane ve hasların gelirleri, Mısır’dan her yıl gönderilen irsaliye, Eflak, Boğdan ve Erdel’den gelen gelirler ve yine bu devletlerden gelen hediyeler gelirler arasındadır. Bu gelirler saray masrafları, zekatlar, kurbanlar, vakıflar için kullanılır.

Saray Teşkilatı
Kuruluştan itibaren İznik ve Bursa başkent olmuştur. Edirnedeki eski saray I. Murat tarafından Sultan Selim Cami civarında, yeni saray II. Mehmet tarafından yapılmıştır. Burası İstanbul’un fethinden sonrada saray-ı amire olarak kullanılmıştır. İstanbul’da da eski ve yeni olmak üzere iki saray vardır. Saray-ı Atik-i Amire bugün İstanbul Üniversitesi merkez binalarının ve Süleymaniye Cami’nin bulunduğu yerde Fatih tarafından 1454 yılında yapılmıştır. Daha sonra Topkapı Saray’ı yapılmıştır. Saltanat değişikliklerinde tahttan ayrılan padişahın saray halkı eski saraya nakledilirdi. Bayramın üçüncü günü eski saray sakinleriyle bayramlaşılırdı. Topkapı Saray’ı Birun, Enderun, Harem olmak üzere üç teşkilat ve Bab-ı Hümayun, Babüsselam, Babüssade olmak üzere üç ana kapıdan oluşmaktadır:

Sarayın 3 Ana Bölümü
a-Harem-i Hümayun: Padişahın aile efradı ve onlara hizmet eden kadınlara ayrılmış bölümdür. Harem halkını padişah, valide sultan, sultanlar, şehzadeler ve onlara hizmet eden ustalar, kalfalar, cariyeler oluşturmaktadır.
b-Enderun: Medrese dışında en köklü ikinci eğitim kurumudur. Burası çeşitli hünerlerin, sanatların, idari ve siyasi bilgilerin gösterildiği kabiliyetlerin tesbit edildiği bir kurs ve staj yeri gibidir.
c-Birun: Birun halkını ilmiyeden gelenler, eminler ve diğer hizmet erbabı oluştururdu.

Kaynakça
– M. Uluçay “Padişahların Kadınları ve Kızları” Ank.1980, TTK
– Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu XIV-XVII. Yy.’da Osmanlılarda Devlet Teşkilatı ve Sosyal Yapı, TTK, Ank.1991
– M. Fuad Köprülü “Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri” 1981

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>