Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Filistin’de, Gazze’de yaşananlar canlı canlı izleniyor. Müslüman Ortadoğu toplumlarının göbeğinde kendi bildiğini okuyan İsrail’in vahşetine seyirci kalan devletler kendi hesapları uğruna masumları kurban ederken, Müslüman halklar ise yardım kuruluşları kanalıyla bağış yapmak ya da İsrail mallarını boykot etmekten başka birşey yapamıyor.

Yine de Gazze’de yaşananları ve Filistin cumhurbaşkanı hain Mahmud Abbas, Mısır cumhurbaşkanı na-Mübarek’in hainlikleriyle El-Fetih örgütünün hesaplarını da görmeli. Ayrıca İsrail’e komşu, dost ve müttefik olan diğer Arap ülkeleri Ürdün, Suudi Arabistan, Katar vs. gibi ülkelerin petrol kuyularından ve servetlerinden olmamak için müslümanların kanını sattıklarını da görmek lazım.

Chavez kadar cesur olamayan Türkiye dahil tüm Arap ülkeleri İsrail’le ticari ve askeri anlaşmalarını sürdürmeye devam ettikleri sürece bu halklar başlarındakileri hiç unutmayacaklar. Chavez, İsrail başkonsolosu ve tüm çalışanları kovarken İsrail’le yaptığı anlaşmaları, ülke ekonomisini düşünmemiş mi oluyor? Yoksa Chavez müslümanlarda olmayan cesarete mi sahip?

Türkiye’den giden insani yardımları engelleyen ve depoları bombalayan İsrail’e en güzel cevap siyasi cevaplardır. İnsani yardım ve boykot bir yere kadar. Ama devletler, özellikle halkı müslüman devletler İsrail’le her türlü ticari ve askeri ilişkililerini sonlandırmadıkça “Gazze”ler bitmez.

Türkiye’nin yapacak çok şeyi var. Konya’da eğitilen İsrail pilotlarından tutun da, askeri ve ticari anlaşmalara kadar her alanda daha etkin tepkiler verebilir. Ancak başımızda Chavez yok ne yazık ki!

Filistin’de şu hesaplar Gazze savaşı üzerinden çözümlenmeye çalışıyor:

1. Öncelikle Gazze’deki denklemin temel taşı Hamas. Tüm ülkeler Hamas’ın yok edilmesi için İsrail’e sessiz kalıyorlar.

2. Mahmud Abbas, Filistin’in sözde cumhurbaşkanı. Gazze Filistin toprağı olduğu halde, yani kendi toğrağına saldırı olduğu halde sessiz kalmaya ve İsrail ile işbirliği yapıp hainlik yapmaya devam ediyor. Mahmud Abbas’ın yani El-Fetih örgütünün güçlü olduğu Batı Şeria ve Kudüs civarında Gazze saldırılarını kınayan tek bir gösteri dahi olmadı. Kaldı ki El-Fetih’in askerleri isteselerdi bu bölgede İsrail’i zora düşürebilirlerdi. Ama menfaatleri Hamas’ın yok edilmesi üzerine.

Öte yandan şehit cenazelerinde havaya ateş açan ve güç gösterisi yaptığını zanneden El-Fetih ve diğer direniş örgütleri neden çocuklar tanklara taş atarken ortalıkta görünmezler, neden çıkıp İsrail askerlerine kurşun sıkmazlar merak eder dururum!

3. Mısır Hamas’ın güçlenmesi halinde Mısır dahilinde faaliyet gösteren Müslüman Kardeşler’in (İhvan-ı Müslümin) güçleneceğini hesap ederek Hamas’ın yok edilmesini istiyor. Ancak bu davranışı İnşaAllah Mısır’da ters tepecek ve na-Mübarek defteri kapandığı gibi oğlunu da başa geçirme planı suya düşecektir.

4. Ortadoğu ülkeleri Mısır’la hemen hemen aynı gerekçelerle İsrail’le gizli bir işbirliği içindedirler. Hamas’ın yok edilmesi şartıyla İsrail’e seslerini çıkartmıyorlar. Korkuyorlardı ki, Hamas eğer Gazze’de başarılı olur ve Gazze’yi tam bağımsız hale getirirse bu tüm ortadoğu halklarına başlarındaki kuklaları devirmek için bir örnek olacak. Bu nedenle de şimdi Hamas’ı yok ederken, Hamas’ın radikal söylemleriyle halkını ateşe atan bir vahşi örgüt olarak gösterme telaşı içindeler. İsrail’in vahşetinden bahsetmiyorlar. Sadece saf müslümanları kandırmak için İsrail’i kınadıklarını beyan edip duruyorlar. İsrail ise bunlara gülerek bombalamaya devam ediyor.

5. İran, Gazze saldırılarından çok önceleri İsrail’i bitireceğini açık açık söyleyip duruyordu. Şimdi ise İran’dan ses yok. Arap ülkelerinin yaptıklarını yapıyorlar. Ancak siyasi gözlemciler, Obama yönetimi gelmeden önce İran’a savaş açmak için Gazze saldırısının bir yem olduğunu söylüyorlar ve ekliyorlar: İran eğer yeme gelseydi Amerika da İran’a hemen karşılık verecekti. İran’ın da bu durumda karşı koyacak gücü yok. Bu nedenle ateş alanından uzak durmaya çalışıyor.

İyi de, İran meydan okurken bunları düşünecekti. Bu varsayımın doğru olduğunu düşündüğümüzde, İran’ın yeme gelmemek pahasına Gazze halkının ölümüne razı olduğunu söyler ve korkaklığını tescil etmiş oluruz.

6. Gazze savaşının Amerika’nın Irak savaşıyla sarsılan imajını düzeltmek için bir fırsat olduğunu, bu nedenle saldırının sunî olarak çıkarıldığını söyleyenler de var. Bu düşünceye göre, 20 Ocak’ta ABD başkanı olacak Obama savaşı durdurarak hem kendi şahsi başkanlık gücünü gösterme fırsatı bulacak hem de Amerika’nın Irak savaşı sürecinde bozulan savaşçı görüntüsünü düzeltecek.

Ancak bu ihtimal Amerika’yı iyi görmeyi isteyenlerin düşünceleri gibi duruyor. Biliyoruz ki Amerika hiçbir zaman Müslümanların kanını dökmekten çekinmez. Kaldı ki Amerika’da Yahudi lobisi bu kadar etkinken. Yine de bir ihtimal olarak duruyor.

7. Aslında yukarıdaki görüşün diğer bir ayağı olarak ise, İsrail kamuoyunda seçim malzemesi olarak kullanılmak için savaşın çıkarıldığıdır. Daha önceki seçim zamanlarında bunu yapmış olan Siyonist işgalci İsrail’in tekrar aynı yönteme başvurmaması için bir neden yok.

8. Gazze saldırısının Golan tepelerine yerleşmek ve Ortadoğuyu kontrol etmek isteyen Amerika tarafından el altından desteklendiğini, ancak zamanı geldiğinde İsrail’le savaşarak ya da Barış gücü adı altında Golan tepelerini İsrail’den alacağını savunanlar da var. Bu görüşe göre Amerika’daki Yahudi lobisi etkinliğini yitirmiş demektir. Ya da Amerika, askeri ve siyasi olarak kendiden bağımsız hareket etme sinyalleri veren İsrail’i frenlemek için savaşı göze alırken, Amerika’daki Yahudi lobisini de özellikle küresel ekonomik kriz (dolayısıyla devlet yardımına bağımlı şirketler) kıskacıyla sıkıştırmış olabilir.

Bütün bu sebepler ne olursa olsun, evet orada masum insanlar ölüyor. Bunun için sadece boykot yetmez, sadece ilaç ve para göndermek yetmez. Her halk kendi devletinin İsrail’le ilişkileri kesmesi için mitingler yapmalı. Yoksa müslüman toplumların, yöneticilerin üzüldüğüne dair hiçbir inancı kalmamıştır.

Bugün Gazze’yi hatırlıyoruz. Bir yıl sonra unutacağız. Başka bir Gazze çıkacak. Bunlar neden oluyor derseniz, kısa bir cevabı var. Müslüman halklar uyuyor, uyutuluyor ve en önemlisi çokluklar, kalabalıklar ama rüzgarın önünde savrulan yapraklar gibi kifayetsizler. Ne zaman Müslümanlar birlik olarak hareket etmeye karar verirler, işte o zaman uyandığımıza dair bir umut var demektir.

“Gazze, Müslümanlar, Devletler ve Hesaplar” için 3 Yorum

  1. ibrahim heniyye diyor ki:

    biraz radikal bir söylem olacak ama akıttıkları kanda boğulacaklar mazlumun ahı indirir şahı her şeyin bir vakti vardır.

  2. ibrahim heniyye diyor ki:

    biraz radikal bir söylem olacak ama akıttıkları kanda boğulacaklar mazlumun ahı indirir şahı her şeyin bir vakti vardır.

  3. Abdullah diyor ki:

    Çok güzel bir yazı.Allah razı olsn

Yorum Yapın

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)