Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

google_banner_480x60

Osmanlı Devleti’nde hukuk, eğitim, başlıca dini hizmetler ve merkezi bürokrasinin kendi sahaları ile ilgili önemli bazı makamları dolduran Müslüman ve çoğunlukla da Türklerden oluşan bir meslek grubudur.

Devreleri:
• Teşekkül: Türk-İslam dünyasından devraldığı temel kavram ve unsurlarla İstanbul’un fethine kadar uzanan bu dönemde çok başarılı gelişmeler olmuştur. Osmanlı ilim geleneğinde eski Orta Asya ilim ve kültür hayatının belli ölçüde etkisi vardır. Kur’an ayetleri ve hadislerde ilim konusunda birçok övücü ifadeler bulunmaktadır. İlk medrese 1330’da İznik’te açılmıştır. Bu dönemde ilim hayatının sağlam bir temele oturması sağlanmıştır ve bunda ilk Osmanlı sultanlarının önemli rolü olmuştur. Kuruluş devrinde alimlerden yararlanma iki şekilde olmuştur; istişare keyfiyeti ve ulemayı önemli makamlara tayin etme.Bu dönemde ilim hayatına en önemli katkıyı Çandarlı ailesi yapmıştır. Osmanlılardaki ilk ilmiye ve vezir ailesidir. İlim hayatını canlandıran çift yönlü akademik seyahatlerde çok önemlidir. Fatih dönemi sadece teşkilat açısından değil anlayış ve yaklaşım bakımından da bir dönüm noktasıdır. Teşkilat ve teşrifat kanunnamesinde ilk defa ulema ve ilmiye sınıfı ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. İlmiye, seyfiye ve kalemiye şeklinde mesleklerde ayrılma olmuştur.
• Olgunluk: 15. yy. ortalarından 17. yy. başlarına kadar devam eden dönemde sağlam bir meslek anlayışı oluşmuş, yargı alanında belirlenen dereceler, ulemanın görev alanları, yetki ve sorumlulukları kesinlik kazanmıştır. Bu dönemin en önemli özelliği ulemanın müsbet, yapıcı ve yıpranmamış ağırlığının devlet ve cemiyetin her kesiminde hissedilmesidir.

• Karışıklık: 17. yy. ilmiye teşkilatı ve ulema için bir yıpranma dönemi olup, siyasetin içine adeta zorla çekilmişlerdir. En önemli nedeni Osmanlı hükümdar geleneğinin sarsılmasıdır. I. Ahmed ile başlayan ve çocuk hükümdarların hüküm sürdüğü bu dönemde dizginler askerin ve ulemanın eline geçmiş her kesim nüfuzunu kuvvetlendirmek için ulemayı yanına çekmeye çalışmıştır.
• Toparlanıp küçülme: Yenilik teşebbüsleriyle girilen 18. yy. da ulema yeniliklere taraftar hatta bazen öncü olmuştur. Devletin toparlanmasında ağır bir sorumluluk üstlenmişlerdir. 19. yy. dan itibaren ulemanın istihdam alanında devamlı bir daralma başlamıştır.

TANINAN İMTİYAZLAR

Osmanlı Devleti’nde askeri (yönetici) zümre çeşitli imtiyazlara sahiptir. Bu zümre içinde yer alan ilim erbabı en geniş imtiyazlara sahiptir.

• Vergi ve cezalardaki imtiyazlar: İlmiye sınıfının vergi muafiyetinin sınırı çok geniştir. Ayrıca “ehl-i şer” olarak tanımlanan bu sınıfa verilen en ağır ceza görevden azledilmek veya sürgüne gönderilmektir. İdam cezası yoktur.
• Çocuklarına tanınan imtiyazlar: İlk defa molla Fenari ailesine II. Murad tarafından tanınan imtiyazlar daha sonra bütün ulema çocuklarına uygulanmış ve sonucunda yarardan çok zarar getiren ve mesleği gerileten büyük bir felaket haline gelmiştir.

İLMİYE AİLELERİ

İslam dininde ve toplumunda ilmiye sınıfı mensublarına verilen büyük değer sebebiyle bu mesleğin babadan oğla ve torunlara geçmesi bir gelenek haline gelmiştir. Böylece birçok köklü aile oluşmuş ve aileler arası akrabalık nedeniyle bir ilmiye ağı örülmüştür. Mesleğin babadan oğla geçmesinin olumlu ve olumsuz yanları vardır.

a-Olumlu yönleri
• Akademik hayata girecek olan çocuğun daha küçük yaştan itibaren bu ortamda büyümesi
• Olayları dolaysız olarak öğrenmesi
• Kütüphaneye sahip olmanın zor olduğu dönemlerde babasının bu mirasına sahip olması

b-Olumsuz yönleri
• Babasının mesleğini seçen çocuğun tanınan imtiyazlar neticesinde çalışmadan ve hak etmeden yükselmesiyle meslek her geçen gün gerilemiştir.

MÜLAZEMET SİSTEMİ

Sözlük anlamı bir yere bağlanmak, bir işte devamlı olmaktır. İlmiye terimi olarak iki şekilde uygulanmaktadır; medreseden mezun olduktan sonra müderris veya kadı tayin edilinceye kadar geçen staj dönemi diğeri de müderrislik veya kadılık yapmış kişinin yeniden bu göreve tayin edilinceye kadarki bekleme süresidir.

Bu sisteme 16. yy.dan itibaren ihtiyaç duyulmuştur çünkü medrese mezun sayısı ihtiyaçtan daha fazla olmuştur. Buradaki yığılmalarda staj yapmayı gerektirmiştir. Bu sistem ilmiye teşkilatının temelini oluşturmuştur. Sistemden 17. yy. a kadar sadece kadılar daha sonrada hem kadılar hem de şeyhülislam sorumlu olmuştur. Sistemi çalışmaz hale getiren bazı sorunlar vardı; ulema çocuklarına tanınan imtiyazlar, rüşvet, iltimas yoluyla meslekten olmayanların mesleğe girmeleri, şeyhülislam ve kazaskerlerin usule aykırı uygulamaları bunların başlıcalarıydı.

Mülazımların mülazemet sürelerini İstanbul’da geçirmeleri gerekirdi. İslam dünyasının en büyük ilim merkezi olan İstanbul’da çalışmaları ve meslektaşlarıyla yaptıkları görüşmeler sayesinde kendilerini geliştirir ve yenilerlerdi. Sistemin tek eksik yönü maaşların azalmasıydı.

EĞİTİM SİSTEMİ

• Saray eğitim kurumu (Enderun): Yönetici kadro yetiştirmeye yöneliktir.
• Kalem eğitimi: Bürokrat (küttab) yetiştirmek üzere usta-çırak ilişkisiyle dairelerde eğitim verilir.
• Dergah eğitimi: Tasavvuf erbabı yetiştirmeye yöneliktir.
• Medrese eğitimi: İlim adamı yetiştirmeye yöneliktir. Sahn-ı Seman 1463 yılında Fatih tarafından yaptırılmıştır. Süleymaniye medresesi 1550 yılında Kanuni tarafından yaptırılmıştır. Fiziki görünümleri, eğitim programları ve kütüphaneleriyle en üst seviyededirler.
• Müderris: Medresede akademik faaliyeti yürüten ve ondan sorumlu olan kişidir. İlk müderris Davud-ı Kayseridir ve İznikteki Orhan Gazi Medresesi’ne tayin edilmiştir. Müderris tayinleri münferit veya toplu halde yapılabilirdi. Müderrisler ilmi yetersizlik, derslere devamsızlık, diğer zümrelerle geçimsizlik nedeniyle görev süreleri dolmadan görevden alınabilirlerdi. Fatih ve Süleymaniye medreselerindeki müderrislerin çok önemli yetkileri vardı; İstanbul ve taşrada vakıfların tahriri ve teftişi, bazı yolsuzlukların tahkiki, örfi ve şer’i görevliler hakkında tahkikat yapmak gibi.

Müderris Tayinleri
• Süresiz tayin
• Fetva görevi ile birlikte tayin
• Terakki ile tayin
• Süreli tayin

İLMİYE TEŞKİLATINDAKİ KAYNAKLAR

a-Arşiv kaynakları:
• Ruznameler: En eski örneklerine 16. yy. da rastlanır. Kazaskerler tarafından tutulan bu defterler, ilmiye sınıfı mensuplarının hizmet içi eğitimleri, tayin, azil, terfi, görev yerleri ve değişikliği gibi bilgileri günü gününe vermektedir. Bu defterler bugün Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde ve İstanbul Şer’iyye Sicilleri Arşivi’nde bulunmaktadır.
• İlmiye Defterleri veya Tarik Defterleri: İlk örneklerine 18. yy. da rastlanır. Herhangi bir dönemde devlet teşkilatında bulunan ulemanın kesitini yansıtır.
• Nakibüleşraf Defterleri: İlmiye sınıfı içerisinden çok faal olmayan ama protokolde önemli yeri olan nakibüleşrafların faaliyetlerini anlatır.
• Vakfiyeler ve Kanunnameler: Doğrudan ilmiye mesleğini konu alan birçok kanun çıkarılmıştır. Çok önemli iki resmi kaynaktır.
• Muhasebe defterleri: Medrese vakıfları ve onun işleyişini gösteren defterlerdir. Medreselerin statüsü ve işleyişi açısından birinci elden kaynaktır.

b-Arşiv dışı kaynaklar:
• Biyografik eserler (Şakayik ve Zeyiller) : İlki Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan 250 yıl sonra yazılmaya başlanmıştır. İlk örneğini Taşköprizade Ahmed Efendi (1561) “Eş-Şakaiku’n Numaniyye fi ulema’i’d Devleti’l Osmaniye” adlı Arapça eseriyle vermiştir. İstanbul’un fethinden sonra biyografik bilgiler artmaktadır.
• Osmanlı kronikleri: İlmiye teşkilatı açısından çok önemli bir kaynaktır. Tevcihat, ulemanın faaliyetleri, mesleğin aksayan yönleri hakkında bilgi verir.

“Osmanlı Devleti’nde İlmiye Teşkilatı” için 6 Yorum

  1. ALi Dönmez diyor ki:

    Teşekkürler Paylaşımın İçin arkadaş.
    İşime Yaradı.
    Eyvallah…

  2. ihsan diyor ki:

    çok güzel özet bilgiler sunulmuş,teşekkürler…
    ancak kaynak gösterilseydi daha isabetli olurdu. ben bu bilgilere benzer bilgileri Osmanlı Devleti Tarihi I,(edit:e.ihsanoğlu) kitabında gördüm.

    • Müverrih diyor ki:

      İhsan Bey,
      Kaynak gösterme konusundaki hassasiyetiniz için teşekkür ederim. Ancak burada yazanlar, lisans dönemimdeki ders notlarımdır. Dersin hocası, çeşitli kaynakların yanında sözünü ettiğiniz kaynaktan da yararlanmış olabilir. Dolayısıyla kaynakları bilme şansım yok idi.

  3. servet diyor ki:

    emeğinize sağlık güzel bir çalışma olmuş.

  4. Mine diyor ki:

    Arzu Terzi Hocamızın notları mı?

Yorum Yapın

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)