Unuttuğumuz değerleri zaman zaman burada yazmaya çalışacağım. Unutmamak için, yeniden hatırlamak için isimler veya önemli olaylar hakkında kısa bilgiler vermeyi düşünüyorum.

İlk hatırlayacağımız isim Nuri Demirağ. 1920′li yıllardan 1950′lı yılların ortalarına kadar Türkiye’de birçok yeniliğe, fabrikaya, projeye öncülük etmiş Nuri Demirağ’ı, biraz da yaptıklarının siyasi çekişmelere kurban edilmesinden duyduğum acıdan dolayı ilk isim olarak seçtim.
Nuri Demirağ, Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu, sigara kağıdı, havacılık, müteahhitlik gibi birçok sektörde Türkiye’nin ufkunu açmak için üstün gayret göstermiş biridir. Türkiye’nin gelişmesi için birçok alanda yatırımlar yapmış, hatta siyasete girerek çok partili hayatın ilk siyasi partisini kurmuştur. Ancak gerek siyasi oyunlar gerekse o zamanların kendine has yabancı hayranlığı Nuri Dermiağ’ın uçaklarına, atılımlarına engel olmak için uğraşmıştır. Ve ne yazık ki de başarılı olmuştur.
1940′ların Türkiye’sinde görülmemiş atılımlara imza atan Nuri Demirağ’ın yaptıklarına kısaca değinmek istiyorum.
- Seri Üretim olarak 1936′da ilk Türk uçağını yaptı. Ancak Türk Hava Kurumu onun uçaklarını almak yerine yurtdışından uçak aldı. Bir garip tecellidir ki, şu anda kullanılan Atatürk Hava Alanı onun Nu.D uçaklarının fabrikası idi.
- 1922′de ilk Türk sigara kağıdını üretti. Bu tarihten önce yabancıların tekelinde olan bu işi önemsedi ve başardı. O zamanların Türkiye’sinde bunu başarmak da çok önemliydi. Bu ilk işaretin arkası geldi, yeni atılımlar yaptı.
- Ankara’nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı. Böylece Türkiye’nin daha önce Fransızlar tekelinde olan Demiryolu işine de bir Türk girişimcisi el atmıştı. Zaten soy adını da bu işinden dolayı aldı.
- Karabük’te demir ve çelik fabrikasını kurdu. Sanayi ve kalkınma için gerekli demir-çelik de artık Türkiye’de üretiliyordu. Böylelikle demiryolu, inşaat gibi sektörlerin ihtiyaçları karşılanacaktı.
Nuri Demirağ’ın bundan başka onlarca yaptığı güzel iş var. Ancak yazıktır ki, en büyük hayali olan ve büyük emek harcadığı Türk yapımı yolcu uçağı projesini hayata geçirmesine rağmen, İsmet İnönü yönetimi tarafından başarısızlığa mahkum edildi. Düşünüyorum da, eğer Nu.D yolcu uçakları hâlâ var olsa idi, nasıl güzel olurdu. Hayali bile güzel…
Uzun lafın kısası: Nuri Demirağ’ı yeterince tanımadığımızı düşünüyorum. Gerçi sadece tanımakla da O’nun hedeflerini gerçekleştirmiş olmuyoruz. Ama içimizden biri bir gün bu ülkenin kaderinde söz sahibi olduğunda hem Nuri Demirağ’ın projelerine sahip çıksın hem de yeni Nuri Demirağ’lara siyasi kumpaslar kurarak pasifize etmeye çalışmasın diye bunları yazıyorum.
İşte Nuri Demirağ’ın hayat hikayesi
1886 yılında, Sivas Divriği’de doğdu.
1889 yılında, Babası yargıç Ömer Bey attan düşerek öldü. Kardeşi Abdurrahman Naci Bey doğdu.
1903 yılında, 17 yaşındayken, Ziraat Bankası’nın açtığı sınavda başarı göstererek Ziraat Bankası Kangal Şubesi’nde işe girdi.
1904 yılında, Koçgiri Şubesine atandı.
1909 yılında, Büyük Kıtlık baş gösterince depolarda terk edilen tahılı kişisel inisiyatifini kullanarak halka uygun ederle sattı. Hakkında soruşturma açıldı. Gerçek ortaya çıkınca ödüllendirildi.
1910 yılında, Maliye Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazandı. İstanbul’a atandı. Beyoğlu varidat memuru oldu. Taksim kışlası ve Talimhane’nin Fransızlar’a verilmesini engelledi. Hasköy Mal Müdürlüğü’ne getirildi. Maliye Mekteb-i Alisi’nde gece derslerine katılarak yüksek öğrenimini yaptı.
1918 yılında, Maliye’nin Tatavla Şubesi’ni denetlerken işgalcilerin hakaretine uğradı. Memurluktan istifa etti. Yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girdi. İlk türk sigara kağıdı yapımını başlattı. Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi.
1920 yılında, Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin Maçka Şubesi’nin yöneticisi oldu.
1926 yılında, Cumhuriyet’in ilanından sonra, Fransızlar üstlendikleri demiryolu yapımını bırakınca kardeşini memurluktan ayırarak bu işi üstlendi.
1931 yılında, Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak Boğaz Köprüsü projesini yaptı. Amerika’dan uzmanlar getirtti. 4 yıl süren araştırmalarının sonucunda hazırladığı projeyi Salih Bozok, Atatürk’e götürdü. Atatürk çok beğendi. Hükümete gönderdi. Hükümet reddetti. Yıldız Sarayı önündeki yıkık tarihi çeşmeyi yeniden ayağa kaldırdı. Bu geleneğini yıllarca sürdürdü. Toplam 43 çeşme yaptırdı.
1933 yılında, Divriği’ye enerji sağlama planlarını yaparken (1966 yılında ele alınan) Keban Barajı projesini ilk kez dile getirdi. Bursa’da Sümerbank Merinos Fabrikası’nın yapımına başladı.
1934 yılında, Yabancıların tekel oluşturarak çimentoyu 33 liraya satmaya başladıklarını görünce çimento fabrikası kurmak istedi. 13 liraya satmayı önerdiği halde fabrika kurmasına izin verilmedi. Atatürk ona ve kardeşine Demirağ soyadını verdi. Yapımcısı olduğu İzmit Seka Kağıt Fabrikası’nın temeli atıldı. İstanbul Hal Binası inşaatlarının yapımını üstlendi, kısa sürede tamamladı.
1936 yılında, Beşiktaş Nuri Demirağ Uçak Atölyesi’nin temeli atıldı. Divriği’de yapılacak olan fabrika için çalışmalara başladı. 150 yataklı öğrenci yurdu yaptırdı.
1937 yılında, Karabük’te Demir Çelik fabrikasının yapımına başladı. Piraye hanım ile evlenen Nâzım Hikmet’e evini açtı. Üvey oğlu Memet Fuat’la birlikte bu evde yaşamalarına yardımcı oldu.
1938 yılında, Erzincan’da deprem olunca evdeki tüm giyecek ve yiyecekleri yanına alıp Erzincan’a koştu. Bölgeye varan ilk yardım ekibi onundu. Türk Hava Kurumu, 65 uçak satın almak için sipariş verdi. Türk Hava Kurumu Nuri Demirağ’a verdiği uçak siparişini iptal etti. Olay mahkemeye yansıdı. İki ayrı Bilirkişinin olumlu rapor yazmasına karşın THK uçakları almadı.
1939 yılında, Cumhuriyet tarihinin en büyük depremi Erzincan’da yaşandı. Nuri Demirağ kurtarma çalışmalarına katıldı. Depremde evlerini yitirenlere prefabrik evler yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde bir Uçak Mühendisliği bölümünün açılması için öncülük etti. Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini gerçekleştirdi.
1941 yılında, ilk uçuşunu pilot olarak yetiştirdiği oğlu Galip Demirağ’ın kullandığı uçakta yaptı.
1942 yılında, yapımcılığını üstlendiği Sivas Çimento Fabrikası hizmete girdi. Mısır ve Buda valiliği yapan Divriğili Melek İbrahim Paşa’nın Edirne’de bulunan ve yok olma tehlikesi içindeki mezarını koruma altına aldırıp yeniden düzenletti. Hükümetten gereken desteği alamayan Nuri Demirağ’ın Divriği’de yapmayı planladığı Gök Üniversitesi, 100.000 kişilik Sanayi Kenti , Örnek Köy Projeleri kağıt üstünde kaldı.
1944 yılında, Nuri Demirağ’a ait Uçak Pisti , Fabrika ve Etüd Merkezinin bulunduğu alan istimlak edildi. Ürettiği Nu.D 38 adını taşıyan çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yurt dışında büyük ilgi gördü. Dünya havacılığı yolcu uçakları a sınıfına alındı.
1945 yılında, siyasete atıldı. Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. Türkiye’nin Çok Partili Yaşama geçişini başlattı.
1946 yılında, seçimlere katıldı. Ancak başarı gösteremedi. MKP’nin basın tarafından engellendiğini düşünen Demirağ, bir matbaa kurarak 100 bin satacak bir gazete planladı.
1947 yılında, Ziya Şakir, “Nuri Demirağ Kimdir?” adlı kitabını yayımladı.
1948 yılında, Milli Kalkınma Partisi’nin propagandası için bir radyo istasyonu kurmak istedi. İzin verilmedi.
1951 yılında, evsiz ve açıkta kalan Neyzen Tevfik’e ev verdi. Amerika ve Kanada’ya gitti. Türk Amerikan Dostluk Derneği’nde bir konuşma yaptı.
1952 yılında, Pakistan’da yapılan İslam Kongresi’ne Türkiye’yi temsilen katıldı.
1954 yılında, Demokrat Parti listesinden milletvekili oldu . “Makam ve memuriyet güçlerini kötüye kullanarak kamu düzenini çiğneyen ve genel ahlakı bozanlar hakkında cezai yaptırım ” isteyen yasa önerisini meclise sundu. Çölleşme, tarım ve hayvancılıkta gerileme, enerji, barajlar, köprüler, limanlar, körfezler, uluslararası işbirliği ve dayanışmalar meclis kürsüsünden ulusun temsilcilerine aktarmaya çalıştığı gerçeklerden kimileriydi.
1957 yılında, Mecliste kötü gidişi ağır bir dille eleştiren tarihi bir konuşma yaptı. Çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin ve uçurumun kapatılmasını isteyen yasa teklifini sundu.
1957 yılında, Nuri Demirağ, İstanbul’da vefat etti.
Kısa Kısa Yaptıkları ve Projeleri
Türkiye’de Havacılık Sanayii’nin Önderi
Seri Üretim olarak 1936′da ilk Türk uçağını yaptı.
Çok partili rejimdeki ilk muhalafet partisini kurdu.
Ankara’nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı.
İlk yerli paraşütü yaptı.
1922′de ilk Türk sigara kağıdını üretti.
Bursa’da Sümerbank’ın Merinos fabrikasını kurdu.
İstanbul Boğaz’ına özel köprü yaptırmayı projelendirdi.
İlk şehir ve köy planlarını hazırladı.
Karabük’te demir ve çelik fabrikasını kurdu.
İzmit’te selüloz fabrikasını kurdu.
Sivas’ta çimento fabrikalarını kurdu.
İstanbul’daki büyük hal binasını yaptı.
Nuri Demirağ’ı anlatan bu iki videoyu izlemenizi, ve aşağıda bilgilerini verdiğim kitabı okumanızı öneririm.
Nuri Demirağ videosu 1
http://www.dailymotion.com/video/xbgmoy
Nuri Demirağ videosu 2
http://www.dailymotion.com/video/x7x98x
Nuri Demirağ’la ilgili yayınlanmış en güzel kitap Ötüken Yayınları’ndan çıktı.
Nuri Demirağ: Türkiye’nin Havacılık Efsanesi
Fatih M. Dervişoğlu
Bir de Vecihi Hürkuş var ki, onu da kısaca tanımak için bu videoyu ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabı tavsiye edebilirim. Daha sonra Vecihi Hürkuş hakkında da yazacağım.
http://www.dailymotion.com/video/x7x9wfBir Tayyarecinin Anıları
Vecihi Hürkuş
Belgeler ve kaynaklar için: www.nuridemirag.com




Osmanlıyı okuma kılavuzu, tarih nereden öğrenilmeli
Kabahatler Kanunu yürürlükte
Dergâh'ın 220. sayısı
Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması - Malazgirt'e Kadar
Osmanlı Devleti'nde İlmiye Teşkilatı
Gelecek kaygısı: umutsuzluk
2 bin yıllık kalorifer tesisatı bulundu
Lozan'ın değiştirilemez maddeleri var mıydı?
Şiirde önemli olan şey, muhalif bir duruş sergilemektir
"19 Nisan 1919'da Trabzon'a çıktım"




yeni tanıdım 42 yaşındayım
ağlamamk için kendimi zor tutuyorum
hayat hikayesi türkiyenin neden şu anda bulunduğu durumu özetliyor.
o zamanın basiretsiz (daha başka şeyler de söylenebilir en hafifi bu) yöneticileri umarım şu anda bulunmuyordur
vURAL
Evet, ne desem, ne söylesem yetersiz ve eksik kalır,rahmetli Sn. Nuri DEMİRAĞ yanında. Şu an kalbimde ki duygu ve gurur ve dua yoğunluğunu anlatamam. Ülkemizin kurtuluş mücadelesi sadece cephede değilmiş, meğer en büyükler sanayi paşalarıymış. Yaşadıkları, gördükleri, bıraktıkları hepsi çok ama çok önemli biz Türk gençliği için. Aslında o dönemle kesinlikle kıyaslanamaz ama şimdi bile maalesef rahmetliye yapılanlar bizlere de yapılıyor.Ben şu hayat hikayesinden sonra kendimde çok büyün güven ve mücadele aşkı buldum. Mesleğimle ilgili yapabileceklerim için yılma, susma, korkma, olmuyor gibi olumsuz ve ümitsiz bütün kelimelerin üzerine artık sünger çektim.Hayatımda herkese anlatacağım müthiş bir yaşam gerçeği bilgisi artık hafızamda kazınmıştır. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.
hırsımdan ağladım nerdeyse
ney bu bizim içimizdeki, bizim ilerlememizi kalkınmamızı engelleyen şey düşünüyorum ozamanlar gladio da yoktu bırak gladioyu natoya bile girmemiştik niye böyle oluyor anlamıyorum devlet içinde makam sahibi olanlar bu olaylara karşı dururken karşılığında ne alıyorlar. bu milli duygudan daha değerli ne var onları cezbeden nerede hangi bozuk sütü içti bu hainler.
Bu millet tarih boyu büyük işler başarmış ve başarma potansiyeli damarlarındaki asil kanda mevcut olmaya devam etmektedir. Bu durum bir tek bizim tarafımızdan anlaşılamamış, ancak bunu iyi anlayan dış güçler bu potansiyeli bastırmak için ellerinden geleni yapmış, halen yapmaya devam etmekte ve gelecekte de devam edeceklerdir.
Büyük ATATÜRK’ün Türk gençliğine hitabesinde o günlerde ve şu andaki durum net olarak belirtilmiş, ancak ne yazık ki Atatürk döneminden sonra kötü eğitimle köreltilen insanlarımız tarafından kavranılamamış olduğu yine aynı şekilde net olarak görülmektedir.
Geçmişte, bugün ve gelecekte bu ülke için Nuri Demirağ gibi gerçek anlamda vizyonu olan aydınlar gelecek, iyi işler yapacak ama yine karşılarında bu güçleri (ve hatta bu güçlerin ülkemizdeki maşalarını) bulacaklardır. Ancak, tarih bunu kaydedecek ve bu kahramanlara layık oldukları yerleri verecektir.
Nur içinde yat sevgili Nuri DEMİRAĞ, bu ülke seni unutmayacak..
hayrettin sarıtaş
sivas
ben bir sivas lı olarak Nuri Demiragı bu kadar geç tanıdıgım için kendimden utandım.Kendime ders cıkartmam gereken cok sey oldugunu anladım.Bu ulkenin kalkınmasını istemeyen insanların o günde bu günde var oldugunu her istişarede gördüm.Bu ulkenin yönetici kadroları hala uyuyorlar mı diye uykularım kacıyor.Nuri Demiragın 10 yıllar evel yapmış,düşünmüş oldugu projeler hala hayata gecirilememiş.Bizler hala aynı zihniyetlerle mi yönetiliyoruz.Bizlere yazık.
Nuri abi senden özür diliyoruz.Dualarla….