Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

Aralık 2008 için arşiv

Filistin’e Emevîler, Abbâsîler, Fâtımîler ve Selçuklular hakim oldular. 1099’da Haçlı Seferleri neticesi Kudüs’te, Hıristiyan Krallığı kuruldu. 1187’de Selâhaddin Eyyubî, Kudüs’ü yeniden fethederek Hıristiyan zulmünden kurtardı. 1281’de Akka’nın fethiyle Memlûklar‘a bağlanan bölge, 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Hanın Mercidabık Zaferi‘yle Osmanlı topraklarına katıldı. Tam 400 sene Filistin, Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalmıştır. 8,5 sene içinde, Osmanlı Devletini iki misli büyülten Yavuz Sultan Selim Han, çok kuvvetli tarih, strateji, siyaset ve taktik bilgisine sahipti. İslâm ülkelerinin zayıf ve parçalanmış olmasının tehlikesini gören, nadir bir devlet adamıydı. Bir gün İslâm ülkelerinin Hıristiyan veya Yahudilerin sömürgesi olmaması için, o devirde en güçlü İslâm devleti olan Osmanlı Devleti etrafında topladı. Nitekim Osmanlı Devleti yıkılınca, bütün İslâm ülkeleri, Hıristiyan ülkelerin sömürgesi oldular. Osmanlı Devletinin en büyük hizmeti, Filistin’de Yahudi Devleti (İsrail’in) kurulmasını 430 sene geciktirmiş olmasıdır. İsrâil yarım asır önce kurulmuş olsaydı, bugün bütün Arap ülkeleri İsrâil işgalinde olacaktı. Bir asır önce kurulsaydı, bütün Müslümanlar imha edilmiş ve sapık yollarla İslâmiyet’ten uzaklaştırılmış olacaktı. Osmanlı Devleti, Yahudi’nin, Müslümanları ve İslâmiyet’i imha planını engellemiştir.

Devamını oku »

“Kampanya zamansız”

Türk Tarih Kurumu bazı aydınların başlattığı “Ermenilerden özür diliyorum” kampanyası son yazılı bir açıklama ile tepki verdi. Açıklamada kampanyasını zamansız olduğu vurgulanarak, taraflar arasında güven ortamını zayıflatacak ve halkların birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olacak bir metin ve yeni bir engel olarak görüldüğü vurgulandı.

Türk Tarih Kurumu’ndan (TTK) yapılan yazılı açıklamada “bazı aydınların” başlattıkları “özür imza kampanyasına” TTK Ermeni Masası’nın içerik, zamanlama ve yöntem açısından olumsuz baktığı kaydedildi.

Açıklamada özür metninde geçen “büyük felaket” sözünün Ermeniler tarafından “soykırım” ile eş anlamda kullanılan bir ifade olduğuna işaret edilen açıklamada, bunun, kamuoyunda haklı olarak aydınların, 1915 olaylarına Ermenistan penceresinden baktıkları şeklinde bir algılamaya yol açtığı kaydedildi. Açıklamada, “Yine bildiride geçen ‘inkar’ sözcüğü teknik olarak Yahudilerin başına gelenleri kabul etmeyenlere uygulanan hukuki bir cezai müeyyide doğuran bir ifade olması nedeniyle, açıkça Türk milletini suçlu ilan etmektedir” denildi.

Devamını oku »

Sultan III. Selim Han Sergisi

30 Aralık 20081 Yorum1.347 okunma

Vefatının 200. yılında bir reformcu, şair ve müzisyen: Sultan III. Selim Han Sergisi

III. Selim

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin gerçekleştirdiği “Bir Reformcu, Şair ve Müzisyen: Sultan III. Selim Han” başlıklı serginin açılışı, geniş katılımlı bir davetli eşliğinde, Topkapı Sarayı Has Ahırlar bölümünde gerçekleştirildi.

Sultan III. Selim Han’ın (1789-1807) vefatının 200. Yılı nedeniyle düzenlenen sergide, Sultan III. Selim’e ve dönemine ait yaklaşık 150 parçalık eser sergilendi. Serginin açılış programı, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Sayın Nevzat Bayhan’ın konuşması ile başladı. Bayhan konuşmasında, “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkentliği’ne hazırlandığı bir zamanda, önemli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kültür A.Ş.’nin Topkapı Sarayı’nda düzenlediği üçüncü serginin açılışında bir aradayız. Sizlerin de hatırlayacağı gibi Surre-i Hümayun Sergisi ve Sultan II. Abdülhamid’in Arşivi’nden Dünya Sergisi bu mekânda daha önce sanat dostlarını buluşturmuştu. Belediye Başkanımızın vizyonu ve desteği sayesinde, bizler ve bütün belediye çalışanları birbirinden önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Özellikle Sayın Başkanımız Kadir Topbaş’ın kültüre ve sanata yaklaşımı, bizleri yüreklendirmektedir. “ dedi.

Devamını oku »

Taraf yazarı Ayhan Aktar, İstanbul Üniversitesi’nin tıp eksenli yapısının doğurduğu sağlıksızlığı yazdı. İşte İÜ’nün çarpık sistemi ve çözüm önerisi:

istanbul_universitesi

İstanbul Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimleri tartışılıyor. AKP’ye yakınlığı ile bilinen Prof. Yunus Söylet’in seçimde ikinci gelmesine rağmen, Cumhurbaşkanı Gül’ün tercihine sunulmak üzere YÖK’te yapılan sıralamada birinci sıraya yerleştirilmesi basında eleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Gül, herhalde Prof. Yunus Söylet’i rektör atayacak. (Not: muverrih.net’te bu yazı yayınlanmadan 3-4 saat önce Prof. Dr. Yunus Söylet rektör olarak atandı.)

Basınımızın “Amiral Gemisi” haberi şöyle vermiş: “YÖK, İstanbul Üniversitesi için Köşk’e gidecek üç kişiyi belirledi. YÖK Genel Kurulu dünkü toplantısında, üniversitedeki seçimlerde birinci olan Prof. Dr. Ali Akyüz’ü ikinci sıraya çekti. Akyüz’ün yerine Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aile doktoru ve ‘Türbana özgürlük bildirisi’nin mimarlarından eski YÖK üyesi Prof. Dr. Yunus Söylet birinci sıraya getirildi… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu üç kişiden birini rektör olarak atayacak” (Hürriyet, 23 aralık).

Bu yorumlar artık ‘kabak tadı’ verdi. Yasal, fakat antidemokratik mekanizmalar sonucunda, ‘bizim kafada’ biri rektör olursa ne âlâ! Cumhurbaşkanı Sezer döneminde Gazi, Fırat, Erciyes, Cumhuriyet ve Trakya üniversitelerinde, seçim sonuçları hiç ciddiye alınmadan “çağdaş görünümlü birileri” rektör olarak atandı. Laikperest takımından çıt çıkmadı. Şimdi ise devran değişti, Çankaya’da başkası var. Dolayısıyla, “yandım Allah!” edebiyatı.

Devamını oku »

Nuri Demirağ’ı tanıyor muyuz?

29 Aralık 20082 Yorum3.256 okunma

Unuttuğumuz değerleri zaman zaman burada yazmaya çalışacağım. Unutmamak için, yeniden hatırlamak için isimler veya önemli olaylar hakkında kısa bilgiler vermeyi düşünüyorum.

Nuri Demirağ ve Nu.D 38 model uçağı

İlk hatırlayacağımız isim Nuri Demirağ. 1920′li yıllardan 1950′lı yılların ortalarına kadar Türkiye’de birçok yeniliğe, fabrikaya, projeye öncülük etmiş Nuri Demirağ’ı, biraz da yaptıklarının siyasi çekişmelere kurban edilmesinden duyduğum acıdan dolayı ilk isim olarak seçtim.

Nuri Demirağ, Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu, sigara kağıdı, havacılık, müteahhitlik gibi birçok sektörde Türkiye’nin ufkunu açmak için üstün gayret göstermiş biridir. Türkiye’nin gelişmesi için birçok alanda yatırımlar yapmış, hatta siyasete girerek çok partili hayatın ilk siyasi partisini kurmuştur. Ancak gerek siyasi oyunlar gerekse o zamanların kendine has yabancı hayranlığı Nuri Dermiağ’ın uçaklarına, atılımlarına engel olmak için uğraşmıştır. Ve ne yazık ki de başarılı olmuştur.

1940′ların Türkiye’sinde görülmemiş atılımlara imza atan Nuri Demirağ’ın yaptıklarına kısaca değinmek istiyorum.

Devamını oku »

İstanbul Büyükşehir Belediye’si CHP’nin iptal ettirdiği üniversite öğrenci burslarıyla ilgi yaptığı açıklama. Artık ne diyelim, CHP bir yerlerine kına yaksın! Bu zihniyetle halkın ancak nefterini kazanırlar!

İşte o açıklama:

Sayın   BURSİYER;

İlk kez 1994 yılında Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye başkanlığı döneminde eğitim yardımı yapılmaya başlandı. Gücümüzün yettiği sayıda üniversiteli gencin bütçesine, katkıda bulunmayı hedefliyorduk. İlk yıl 2 bin 500 üniversiteli öğrenciye aylık 1 milyon 500 bin lira katkıda bulunduk. Niyetimiz belliydi.. Sağına soluna bakmadan dar gelirli ailelerin umudu olan gençlerin eğitimlerine, karşılık beklemeden yardım edecek, katkıda bulunacaktık.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, imkânlarımızın da her geçen gün biraz daha gelişmesiyle, yaptığımız eğitim yardımlarını her yıl artırarak devam ettirdik. Her yıl biraz daha fazla üniversiteli gence, biraz daha yüksek miktarda eğitim yardımı dağıttık. Herhangi bir ideolojik sınıflama yapmadan, siz öğrencilerimizin internet üzerinden verdikleri bilgiler doğrultusunda sıralama yaparak dar gelirli ailelerin umudu olan gençlerin bütçelerine katkıda bulunduk.

Devamını oku »

erdemDoç. Dr. Hakan Erdem’in bulduğu yanlışlar ve intihaller; isimlerinin başında ‘Prof.’ unvanı bulunan akademisyenleri de, ‘tarihçiyim’ diyerek popüler olanları da mahcup edecek. Erdem, Ortaylı’nın Osmanlı‘nın savaşlarını karıştırdığını, Akgündüz’ün çok dikkatsiz davrandığını söylerken Yılmaz Öztuna’yı gayri ciddi kitaplar yazan kişilerin ‘gurusu’ olarak nitelendiriyor.

Yalçın Küçük ile Soner Yalçın’ın tezlerini yerle bir eden Erdem, “Onomastiğe takmış bu iki isim ne yapar? Türkçe sözlüğe bakar, orada adınız yoksa yandınız” şeklinde konuşuyor. Erdem, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun da Nutuk’u Türkçeleştirirken kendi düşüncesine göre kısalttığını ve yorumladığını iddia ediyor.

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Erdem’in Tarih-Lenk (Doğan Kitap) adlı kitabı, bugüne kadar tarih ile ilgili bildiğimiz ‘doğru’ bilgiyi yerle bir ediyor. Birçok ünlü tarihçinin metinlerini ‘bir tarih dedektifi’ hassasiyetiyle inceleyen Erdem’in bulduğu yanlışlar, ortaya çıkardığı gerçekler ve intihaller; isimlerinin başında ‘Prof.’ unvanı bulunan akademisyenleri de ‘tarihçiyim’ diyerek popüler olan isimleri de mahcup edecek cinsten. Erdem, kimi tarihçilerin tarihi bilerek ya da bilmeyerek saptırdığını, ideolojisine göre bir tarih yazdığını düşünüyor. Kimilerinin de tarihi bilmeden tarih yazmaya meylettiğini iddia ediyor. Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Yılmaz Öztuna ve Soner Yalçın gibi isimlerin yanlışlarını bir bir ortaya koyan Erdem, gelecek tepkilerden korkmuyor ve “sadakatim tarihe” diyor.

Devamını oku »

ETİKETLER

Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Tarih mezunuyum. 2003-2008 yılları arasında Derkenar edebiyat dergisini yayınladım. Bir dönem yayınevlerinde editörlük yaptım. Hikâye yazıyorum ve seyrek olarak yayınlıyorum. Kitap, edebiyat ve tarih ilgi alanımdan çok ötede bir yerde. İngilizce biliyorum, Fransızcaya yıllar sonra yeniden başlıyorum. Evliyim.

Twitter

    Fotoğraflar

    OTTOMAN NAVY NAVIGATION (89)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (80)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (97)OTTOMAN NAVY NAVIGATION (79)