Müverrih

Tarih, kültür-sanat ve edebiyat notları

TDK’ya göre Vakıf:

vakıf

is. 1. Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para. 2. Bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği yer: “Vakıf hayırları yalnız Mushaf vakıflarına ait değildir.” -N. F. Kısakürek. 3. Birçok kişi tarafından kurulan ve toplum yararına çalışmayı ilke edinen kuruluş.

vakıf

İng. Pious foundation Alm. fromme Stiftung, Fideicommis Fr. legs pieux, fondation pieuse, fideicommis Bir hizmetin sürekli olarak yapılabilmesi amacıyle, bir kimsece belli koşullarla ve resmî yoldan ayrılan mülk ya da para.

tarihvakfiTarih Vakfı tarih araştırmaları konusunda araştırmacılara destek olan, çeşitli etkinlikler düzenleyen bir vakıf olarak biliniyor. İlber Ortaylı ile Topkapı Sarayı’nın Darphane binasını kullandıkları için mahkemelik olmalarından dolayı biraz medyatik haline geldiler son zamanlarda. Gerçi medya İlber Ortaylı’yı çok anlamak istemedi nedense. Darphane binasını düğün yapmak isteyenlere kiraladıklarını söylemesi olay olması gerekirken medya bu sözlere de pek rağbet etmedi. Boğazda yalıları kiralayamanlara daha ucuza saray binasında düğün yapma imkânı verdiklerini söyleyerek kendilerini savundu Tarih Vakfı yetkilileri. Ne diyelim artık!

Neyse meseleye dönelim.

1-9 Kasım arası Tüyap Kitap Fuarı’nda Tarih Vakfı’nın standına gidenler geçen yıllar olduğu gibi bu yılda hayal kırıklığına uğradı. Bütün yayınevleri %50-60 indirim yaparken %30 indirim yaptıklarını gururla söylemeleri ayrı bir bahis. Asıl mesele, kitap fiyatlarının teknik açıdan muadillerinden kat be kat pahalı olması. Evet, iyi kitaplar yayınlıyorlar. Araştırma ve emek işi kitaplar hepsi. Ama başka yayınevleri de aynı bilimsel kitapları daha ucuza yayınlayabiliyor. Hem de diğer yayınevleri Darphane’de “beleş”e kalmıyor ve düğün yapmak isteyenlere kiralayacakları bir tarihî saray binaları da yok muhtemelen. Buna rağmen kitaplarına daha ucuz etiketler koyabiliyorlar.

Tarih Vakfı belki de çok çok büyük projelerine katkı olması için öğrencilerden fazla fazla aldığı kitap paralını kullanacaktır. Bunu da anlamak istiyorum!

Yukarıda sayılan “vakıf” tanımlarıyla Tarih Vakfı’nın hiç uyuşmadığını söylemek gerekir. Vakıf kar amacı gütmeden hizmet vermek için kurulmuş değil midir?

Bu durumu Kitap Fuarı’nda Vakıf yetkililerine sorduğumuzda “İnanın çok zor kitap basmak. Mecburen fiyatları yüksek. Ama zaten yüksek de değil. Normal.” dediklerinde, diğer yayınevlerinin daha kalın kitapları akademik ve bilimsel olduğu halde iki katı ucuz fiyatla sattıklarını söylememizi pek dikkate almadılar.

Binnetice, Tarih Vakfı’nın vakıf olup olmadığını zihnimizde sorgulamamız gerekir. Kitaplarını olabildiğince almayıp kütüphanelerden takip edelim. Tarih A.Ş olmaktan vazgeçtikleri gün “vakıf” sözünü hak edebilirler.

“Tarih Vakfı vakıf mı?” için 6 Yorum

  1. Sinan CECO diyor ki:

    Bu yazılanların bazısına hak vermenin yanında bazılarına da katılmanın mümkün olmadığını vurgulamak isterim. Hadiseyi Tarih Vakfı’yla sınırlandırmak bence yanlış. Kitap fuarındaki indirim konusundan başlarsak söylemeliyim ki fuardaki indirimin azlığı neredeyse tüm yayınevlerinde mevcuttu, bir kaç yayınevi dışında hiç bir yerde de %50 civarında bir indirim görmedim açıkçası. Öte yandan söz konusu vakfın gelirleri de abartılcak düzeyde değil, sponsorsuz kitap basacak ekonomik güce bile sahip değiller, bunun dışında özellikle Eminönü’ndeki bilgi belge merkezinde araştırmacılar için oldukça geniş imkanlar sağlamış durumdalar ve kitap fiyatlarındaki pahalılığın yanı sıra araştırmacılardan istenen telif ücretleri diğer vakıflara göre çok daha uygun ki Çelik Gülersoy vakfı gibi vakıflar fotoğraf başına 50$ gibi bi fiyat belirlemişler. Bunun yanında Çelik Gülersoy Vakfı’nın da Soğukçeşme Sokak’taki İstanbul Kitaplığı’nın hakkını vermek lazım. Darphane konusuna gelince ise durumun en kısa sürede düzeltilmesi gerekir bence, fakat hem mekanı kuruma tahsis edip hemde feveran eden eşhasa da bunun hesabını sormak lazım. Sonuç olarak Tarih Vakfı’yla hiç bir organik bağım olmamasına rağmen bir araştırmacı olarak tüm vakıfların kütüphanelerinden ve arşivinden faydalanıyorum. Tarih Vakfı’nın durumu ise diğer vakıfların sağladığı imkanlara göre daha elverişli ve bu yüzden diyebilirim ki bu vakıf elde ettiği kaynakları tarih araştırmalarına destek amaçlı kullanıyor ve bu nedenle de vakıf statüsünde değerlendirilebilir…

  2. Müverrih diyor ki:

    Sinan,
    Tarih Vakfı’nın araştırmacılara bazı imkanlar tanımış olması kitaplarındaki fahiş fiyatları haklı kılmaz bence. Hem yayın piyasasını, kitap fiyatlarını, maliyetleri falan bilen biri olarak hem de salt diğer yayınevleriyle kıyas ederek bu sonuca varıyorum.

    Örneğin, Kitap Yayınevi de çok dar bir okuyucu kesimine hitap edecek kitaplar yayınlıyor, ama hem fuarda hem de başka vesilelerle kendilerinden kitap almak istediğinizde %45 indirim yapıyorlar. Kitap Yayınevi’nin de bir sponsoru yok üstelik.

    Bence mesele sponsor olup olmaması, araştırmacılara destek olup olmaması değil. Mesele maliyet ve zihniyet meselesi.

    Eğer kitap fiyatlarını biraz makul seviyeye çekerlerse zaten araştırmacılara büyük destek olmuş olurlar. Destek olmayı da böyle düşünsünler bir de.

    Ben de Tarih Vakfı’nın düşmanı değilim. Ama alıp veremediğim var. Şu: kitap alamıyorum, parasını veremiyorum!

  3. Sinan CECO diyor ki:

    İyi de sen yayıneviyle vakıfı kıyaslıyosun. Diğer vakıf yayınlarıyla kıyaslamak lazım bence. Diğer vakıflar kitap fiyatlarının gözüne vurmuş gerçekten. Tarih Vakfı yayınlarıyla, Çelik Gülersoy Vakfı yayınlarını, Bilgi Üniversitesi yayınlarını falan kıyaslarsak arada çok ciddi farklar var.

  4. Sinan CECO diyor ki:

    Kitap alamıyorum noktasında katılıyorum ama Tarih Vakfı’na özgü birşey değil ki bu. Albarakatürk Turgut Cansever’in Mimar Sinan kitabını 20. yıl armağanı olarak basmış. üzerine koyduğu etiket 100 ytl. bu da bi vakıf, üstelik bankasının bilmem kaçıncı yılını kutlamak için yapmış güya.
    Ayrıca vakıfların araştırmacılara olan yaklaşımı bence yayın fiyatlarından daha önemli çünkü eğer yazılcak bişiy olmazsa yayınlancak da bişiy olmaz. Bu yüzden bence kurumların değeri yazarlara olan yaklaşım tarzına göre değişir. Bi vakıf arşivinde çürüttüğü fotoğraf için 50$ isterken öbürü 10 ytl alıyorsa bunda artniyet aramak lazım.

  5. Müverrih diyor ki:

    Diğer vakıflarla kıyaslamak noktasında belki benzer bir durum var. Ama demek ki bir çok vakıf aynı anlayışla gidiyor.

    Normal bir yayıneviyle vakfı neden kıyaslamayalım. İkisi de vakfın işlerinden ve faaliyet kollarından biri olarak yayıncılık yapıyor. Yayıncılık yaparken de nasıl daha ucuz basacak matbaayı arıyorlarsa, daha çok okura ulaşmayı da düşünmeleri lazım.

    Albaraka Türk’ün bahsettiğin Mimar Sinan kitabını biliyorum. Ancak o kitapla ve Albaraka’nın yaptığı prestij yayıncılıkla Tarih Vakfı farklı. Albaraka yılda belki bir tane prestij kitabı yayınlar o kadar. İşi yayıncılık değil yani.

    Bilgi Üniversitesi Yayınları’nı da aynı kefeye koymana bir şey diyemem. Doğrudur; kitapları çok pahalı.

    Neticede bir iki tane daha Tarih Vakfı gibi olan vakıf ya da teşebbüslerin olması Tarih Vakfı’nı haklı kılmaz.

  6. nazan sevim diyor ki:

    Tarih Vakfının kitapları ne ucuz ne de çok pahalıdır. Koskoca Türk Tarih kurumu dahi pahalı kitap satıyor. Bir çok değerli araştırmayı meraklısı ile buluşturan bir kurumdur. kusurları olabilir. Darphaneyi boşaltmalarında fayda var.

Yorum Yapın

ETİKETLER

Hakkımda

There is something about me..

Twitter

    Fotoğraflar

    panorama1453fetih (1)panorama1453fetih (10)panorama1453fetih (11)panorama1453fetih (12)